Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

01.10.2019

Okunma Sayısı

1828

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Eylül'ün Pastalara konan Sarı Gülleri

Aylar, koşar adım gider de, insanoğlu mevsim değişiklerine Selami Şahin'in dizeleri gibi "Sen mevsimler gibisin değişirsin sevgilim" diye şarkı yazar. Ne tuhaf bir dünya, ne tuhaf bir duygu
--Koskaca yazı geçiririz, Temmuz, Ağustos ama Eylül'e gelince herkese bir romantizm gelir çatar. Hazan mevsimi, buluşma mevsimi, güz olduğundan mıdır nedir bilinmez bir olgunlaşma mevsimi diye hiç kimse kıyamayız Eylül'e.
--Bugün insan ilişikileri ile bir konu geçince, masamızda ki bir Doktor arkadaşımız, "adrenalinden, vücut salgılarındandır" dedi.
--Gerçekten biz insanoğlu ne garip varlıklarız ya. Hava sıcak olur serinlik, doğuk isteriz. Soğuk olur sıcaklık isteriz. Bahar olur güzü, güz olur baharı özleriz.
--"Ve mevsim geçer…
Gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
canından saydığın yar bile
bir gün gelir el olur.
Aklın şaşar…"*
--Bütün bunlar ner kadar çelişkili, garip şeylermiş gibi olsa da, gelse de, kendi içinde bir gerekçesi, bir analamı vardır.
--İnsanoğlu, hep iyiden, güzelden yana proğramlanmıştır. Hep iyi ve güzel şeyleri ister. Ama gel gör ki, yaşam denen canavar, insanı içeriden içeriden kemirir durur.
--Öyle olaylar, öyle zamanlar vardır ki, dünyada bir başkası ile paylaşmadınız şeyleri bir tek kişi ile paylaşırsınız.
--Ve bir gün gelir, sebep ve sorumlu kim olur ise olsun, onun ile biri birinize düşman olur çıkarsınız.
--"Dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dost olur.
Öyle garip bir dünya…
Olmaz dediğin ne varsa olur"*
--Neden ve Niçin.
--Buna bir anlam vermek gereçkten güç. Bir güz, pastalara sarı güz gülleri koyuyorsunuz. Bir güz, o gülleri çöpe atıyorsunuz.
--Düşünsenize, her türlü özelinizi, her türlü mahreminizi/gizlinizi sadece bir kişiye açıyor, gösteriyor ve paylaşıyorsunuz. Bundan daha öte ne olabilir ki?
--Ve bir gün oluyor, bir gün geliyor, bütün bunlar, olmamış, yaşanmamış gibi bir süreç ve iki düşman.
--Gerçekten enteresan.
--İnsanın doğasında olduğunu sanmıyorum böyle bir şeyin. Ama zaman ile yaşanılan kişisel ve toplumsal süreçler, insanda bir çok farklı durum ve sorunuçları yaşatıyor. Doğuruyor
--"Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur…"*
--Gerçekten biz insanoğlu ne garip yaratıklarız ya.
--"Ne yazımıza, ne de güzümüze güven oluyor" demeyeceğim işte. Evet, biz insanoğlunun yazında da, güzüne de güven olur. Yeter ki insan, doğası gereği insan olsun.
--Bir şeyin iyiliğini gödüğümüz zaman, o şeyin hep iyi olduduğunu düşünmeyeceğimiz gbi;
--Kötü olduğunu gördüğümüzde de, kötü olduğunu düşünmeden bunu yaratan sebeplere bakmak gerek.
--Hani hep diyoruz ya, zamanın ruhu vardır diye. Evet, her zamanın bir ruhu vardır.
--Örneğin, kapitalizm gelişme ve büyüme aşamasında ilericidir. Değişim ve dünüşümden yana olmuştur.
--Oysa bu gün ise, artık emperyalist aşamaya geçmiştir. Dolayısı ile, haşindir. Acımasız ve öldürücüdür.
--İşte, bir takım olayları ve süreçleri de zamanın ruhuna uygun olarak yorumlamak gereklidir.
--Artık bir tüketim toplumu olduk. Her şeyi,ama her şeyi, sevgiyi, saygıyı, düzeyli ilişkiyi, arkadaşlığı neyi var neyi yok ise her şeyi tüketiyoruz.
--Durun, sakin olun demenin artık bir anlamı yok, kalmadı da. Ama, insanoğlunda olan bir şey var, onun us'u var. Diğer canlılardan farkılı olarak. İşte, yok robotlara mı teslim olacagız?
--Elbette ki böyle bir şey yok.
--İnsanoğlunun us'u her zaman en doğruyu bulacak ve yüreği ile de en güzeli seçecek.
--Sevgiden, dostluktan, barıştan oluşan kos koca bir dünya yaratılacak.
--O dünya'da ne ezen, ne zilen;
--Ne sömürü ne sömüren olacak.
--Yer yüzü güzellikler ile dolacak ve düşmanlıklar yok olup, YER YÜZÜ KİNDEN, NEFRETTEN UZAK, AŞKIN YÜZÜ OLACAK.
--Nefret ve kin sevginin sıcaklığında çatlayığ yok olacaktır.

NOT:*Mevlana.

MAKALE Yorumları