Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. NEZİHİ BAYIK
AKLIMA NE GELİRSE
mail_outline : nezihi@dr.com
Dinle

Yayın Tarihi

28.11.2018

Okunma Sayısı

1352

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Eli hamurlu astronot

Sovyet kozmonot Valentina Tereshkova, 1963'te 400'den fazla kişi arasından seçilerek uzaydaki ilk kadın ünvanını aldı.

Ardından yine Sovyet Svetlana Savitskaya, 1984 yılında uzaya giden ikinci, uzay yürüyüşü yapan ilk kadın oldu.

Amerikalı kadınlar biraz geriden geldiler...

1983 yılında NASA astronotu Sally Ride uzay mekiği Challenger'la uzaya giden Amerika’nın ilk dünyanın üçüncü kadını oldu.

Amerikalı Peggy Whitson, 2008'de bir Uzay İstasyonuna komuta eden ilk kadındı. 2016’da 57 yaşında bu görevini ikinci defa tekrarladı.

İngiliz kimyager Helen Sharman 1991 yılında, Kanadalı Roberta Bondar 1992'de, Japon Chiaki Mukai 1994'te, Fransız Claudie Haigneré 1996'da, İranlı-Amerikalı Anousheh Ansari 2006'da, Güney Koreli Yi So-yeon 2008'de, Çinli Liu Wang 2012’de ülkeleri adına uzaya giden ilk kadınlar oldular.

Hepsi ellerinin hamuruyla uzayda uçtular!

***

Bizde, Havacılık ve Uzay Bilimleri Profesörü “İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak bakan, başkan, başarılı bir iş kadını olmaktan elzemdir, seçimde kadınlara oy vermeyeceğim.” diye açıklama yaptı.

Kadın adaylara oy vermeyen, kadın astronot yetiştirebilir mi?

***

Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı 1930 yılında çıkarılan Belediye Yasası sonucunda Yusufeli’nin Kılıçkaya (Ersis) belediye başkanı seçilen Sadiye Hanım...

Sadiye Hanım, iki yıl bu görevi yürütmüş.

Ardından 1950’de Mersin Belediye Başkanlığına Demokrat Partili Müfide İlhan seçilmiş.

Seçildikten sonra Müfide Hanıma sürekli imzasız mektuplar gelmeye başlamış. Bu mektuplarda “Kadından  başkan olur mu? Git 7 çocuğuna bak” yazıyormuş.

Baskılardan yılmayan Müfide Hanım sabah 05.00'de kalkıp Mersin’i sokak sokak gezer, yağmurlu havalarda kenti su basmasın diye lagar kapaklarını kendi elleriyle temizler, Toptancı Hali'ne giderek kontroller yapar, esnafı temizlik kurallarına uymaları için tek tek uyarırmış. Yollar bozulmasın diye at arabalarının tekerleklerine ilk defa lastik geçirten de, deniz kıyısına 3 kattan yüksek bina yapılmasına izin vermeyen de o olmuş...

Bu cesur ve çalışkan Atatürk kadını, kendisine yapılan baskılar sonucunda değil, partisiyle ters düştüğü için istifa ederek görevden ayrılmış...

Demokrat Parti, ezanı Türkçeden tekrar Arapçaya çevirince, 'Ben halkıma çok daha farklı sözler vermiştim, benim inançlarıma aykırı bir uygulama' diyerek hem partisinden hem de belediye başkanlığından istifa etmiş. (Aman yeni cehepeliler duymasın!).

Müfide Hanım’dan sonra, 1957’de Mardin Midyat ilçesi belediye başkanı Nuri Midyad'ın ölümü üzerine, belediye meclisi kararıyla yerine eşi Zekiye Midyad (Xate Hanım) başkanlığa getirilmiş ve bir süre bu görevi yürütmüş.

Bu üç isim farklı kaynaklarda “Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı” olarak gösteriliyor.

***

Dünya tarihi, ülkelerini ileriye taşıyan kadın liderlerle dolu.

Bir çok Batı ülkesinden önce kadınlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan Türkiye’nin bu konudaki karnesi çok kötü.

1934'ten 2015'e kadar Meclis'e giren 10 bin 785 vekilden sadece 495'i yani yüzde 4,6’sı.kadınlardan oluşuyor...

1934’ten 2018’e, Türkiye’nin her alanda gerileyerek geldiği nokta göz önüne alınırsa bu oran normal değil mi?

***

Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi Afrikalı-Amerikalı Martin Luther King, Jr.”Piyanonun siyah tuşlarına basmadan sadece beyaz tuşlarıyla Amerikan milli marşını çalamazsınız” demiş...

Toplumun yarısını oluşturan kadını dışlayarak, eve kapatıp çocuk yapmalarını, sadece iyi bir ev hanımı olmalarını arzulayarak değil uzaya, hiç bir yere gidilmez!

***

“Bilim yuvası” denilen üniversitelerdeki bazı “hocaların” toplumu götürmek istedikleri yer ortada...

Halk otobüslerinde olduğu gibi; “Geriye doğru ilerleyelim!”

***

Çok zor biliyorum ama artık şu Ortaçağ zihniyetinden kendimizi bir kurtarabilsek...

Kızlarımızı, kadınlarımızı kendi gönüllerine bir bırakabilsek...

Bakalım “ya davulcuya, ya zurnacıya” mı kaçarlar...

Yoksa, “ya uzaya, ya da politikaya” mı?

MAKALE Yorumları