Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

15.05.2019

Okunma Sayısı

1074

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Eğitimde Tehlike Çanları

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın “Camileri eğitim merkezi haline getiriyoruz” sözleri beni gerçekten ürküttü. Dine hiçbir zaman karşı olmadım, din eğitimine de, hatta ilkokuldan başlayarak Müslüman çocukların mensup olduğumuz Müslümanlık dini konusunda eğitilmesi gerektiğini savunanlardan oldum. Çocukluğumuzda yaz tatillerde açılan Kur’an Kurslarına gittiğimizi hatırlıyorum. Ancak Arapça ısrarını da bir türlü anlayamamıştım, hala da aynı fikirdeyim.

Şimdi gelelim asıl meseleye, camilerin Eğitim Merkezi’me dönüştürülmesine…

Bu sözler Diyanet İşleri Başkanı’na ait olduğu için önce kendisini sizlere bir hatırlatmak isterim. Ali Erbaş hoca, geçen aylarda Cumhuriyetimizin kurucusu, Başöğretmen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının yıl dönümünden bir gün önce, ona her gün küfürler ve hakaretler yağdıran Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu'na ziyarete giden, armağanlar veren kişi Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş…

Şimdi de diyor ki;

“Camileri Eğitim Merkezleri’ haline getirmek için çalışıyoruz”

  • Kime ne eğitimi vereceksiniz?
  • Hangi öğretmenlerle vereceksiniz,
  • Camiler Eğitim Merkezi olunca okulları ne yapacaksınız?
  • Öğretmenler, öğrenciler ne olacak?
Her gelen bakanın müfredat programını değiştirdiği Milli Eğitim’de, bakanlık görevini yapamazsa yerini dolduracak biri mutlaka çıkacaktır. İşte Diyanet İşleri Başkanı gizli-saklı da değil aleni ortaya çıktı ve Camileri okul yapacaklarını açıklıyor.

  • Bu ülke Çadır Devleti mi? Hangi yetki ile
  • Hangi Yasa ya da yönetmelikle?
Diyanet İşleri Başkanı’nın bu sözlerinden sonra aklıma Meslek Liseleri’nin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) devredilmesi geldi. Turizmle ilgili okullar da otellere verilecek. Acaba bu özelleştirmeler, Diyanet İşleri Başkanının hayalinde canlandırdığı camilerin Eğitim Merkezi’ne dönüşmesinin ilk adımı mı?

Diyanet İşleri Başkanımız profesörlük etiketini almış ve Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde dini temsil eden en büyük makamına oturmuş ama yaptıkları ve açıklamaları ile “Ne yaptığını bilmiyor” gibi… Ya da cahil…

Hocam; camiler İslam dininde ibadet mekânlarıdır. Minaresiz olanlarına veya bazı kurum ve kuruluşlarda ibadet için ayrılmış ufak mekânlara Mescit denir. Başka bir ifade ile camiler kutsal yerlerdir, siyasi amaçla kullanılmaz, hele hele belli bir grubun adaylarına propaganda toplantıları için hiç ama hiç tahsis edilemez, en önemlisi de eğitim merkezi olamaz. Camilerde namaz kılınır, ibadet edilir, Mevlid-i Şerif okunur…

Ancak sizin amacınız farklı ise, örneğin eğitimi ayaklar altına alıp, okulları yok sayıp tek tip Müslüman çocuklar yetiştirmek için bu planı yapıyorsanız o zaman farklı.

Size tavsiyem, bu işin içinde yetişerek bağımsız olarak bakanlık koltuğuna oturan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a başvurun. Hatta kendisine bu projenizi anlatın ne yanıt alacaksınız…

“Bu ülkede bir sürü yanlış yapılıyor, bunları nasıl düzeltiriz” diye sorarsanız bana birincisi “Herkes işini yapsın”, ikincisi “yalakalık son bulsun” derdim.

MAKALE Yorumları