Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
SİBEL ÖZEL
BENCE
mail_outline : ozel.sibel63@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

19.03.2015

Okunma Sayısı

3424

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Düşün ki..

Düşün,

Mutlak bilirsin,

Düşün ki..

Yolun görürsün.

 

Bertolt Brecht’in 1938’de Danimarka’da yazmaya başlayıp 1940’da İsveç’te bitirdiği Sezuan’ın iyi insanı  denemesi. Oyun ilk kez 1943’de Zürih’te 1946’da Viyana’da gösterime girmesinin ardından Almanya’da ancak 1952’de Frankfurt Tiyatrosunda sahnelenebilmiş.

 

İlginçtir bundan tam 75-80 yıl önce Bertolt Brecht’in o günkü toplum düzeninde hem iyi insan olabilmenin hem de aynı toplumda ayakta kalabilmenin mümkün olup-olamayacağı sorunsalını meselsi anlatımı ile irdelediği “Sezuan’ın İyi İnsanı” adlı denemesinin teması tam da içinde bulunduğumuz tarih kesitinde, toplumumuzun değişim yürüyüşünün tam ortasında tekrar gündeme gelmiştir.

 

Bertolt Brecht’in 1938’de irdeleyip insanların sorgulamalarına teslim ettiği ‘soru’ nun, bugün adına yeni dünya düzeni denilen, ülkemde ise Anonim Şirket tarifi ile netleştirilen, Emperyalist düzenin kapitalist işleyişinin, kendini gerçekleştirmek için gerekli olan satın vermek, satın almak, servet ve güç biriktirmek, bu yönde engel barındırmamak,  bu uğurda entrikalar üretmek demek olan ürkütücü sarmalda;

 

İnsan, oluşturduğu toplum ve tüm bunların refahının mevzu bahis dahi edilmediği işleyiş sistematiğinde; Yaşamak ve ayakta kalmak zorunda olan insanın, kendine ve üretimine yabancılaşması, iki yüzlü ve iki ahlâklı olmak zorunda kalması tam da bu nedenle iyi ve iyilik içeren tutum ve davranışlarını terk etmek zorunda kalması, bu zorundalıkla da iyinin yaşam alanı bulamaması sorunsalı o günlerden bu güne öneminden hiçbir şey kaybetmediği gibi bilâkis daha da derinleşmiştir zira.

 

Oysa iyilik, barış koşullarının meyveleridir.

Halbuki kötülük, insanın kendi kuyusunu kazmasıdır.

Nihayet aklıselim insanlık; Kendinden yana olmayanı ayıklama becerisinin bilincine ulaşmıştır tarihsel süreçte.

 

Kendinden yana olmayıp da tam da kendinin kuyusunu kazıyor olanlara pirim vermek cehâletini, yaşamışlık tecrübelerinin ışığında(!) bilgi, birikim, gözlem, evrendeki tek değiştirip-dönüştürebilen canlı olma özelliğinin farkındalığı ile aşabildiği sürece..

 

Ama nasıl mı dediniz farkındalıkla?

Zira kötülük inatçıdır doğası gereği.

Ancak; Bilinç de inatçıdır görüsü gereği.

 

Ayrıca;

Kötülüğün devinimi salt kendinden yana olduğu içindir de,

İyiliğin mücadelesi sonlandırmaktır acıyı, gözyaşını, savaşı, yıkımı, kıyımı.

Birbiri için,

Birbiri ile.

 

Sağlıcakla.. 

 

MAKALE Yorumları