Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

14.07.2016

Okunma Sayısı

1684

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Dubai Kazan Biz Kepçe (5)

Bu yazı dizisinde 19 - 23Şubat 2016 tarihler arasında,

İnceleme gezisi yaptığım,

 Umman, Abu Dabi, Dubai izlemlerimi anlatacağım.

  ***                                           

Ay şubat olmasına rağmen ,

Ilık bir nisan sabahı gibi

Odama dolan hava ile uyandım

Güne…

Balkondan şehre baktım, 

Otelin 24.ncü katından doğan güneş;

Devasa gökdelenleri aydınlatıp tüm Dubai’ye yayıyordu ışıklarını.

Devasa gökdelenler insan ruhunu ezmiş gibi göründü bana.

Kaldığımız gökdelenin mevki Finans merkezi,

Gökdelenlerin olduğu yerler zaten finans merkezlerini oluşturuyor.

Diğer tarafta çöle yayılmış

İki katlı ve en fazla dört katlı evler…

İki katlı evler arasından,

Sık sık minareler yükseliyor göğe…

Gökdelenler arasında minareler gökdelenleri ezilmiş gibi

Ezikliklerini Tanrıya duyurmak için ümitsiz bir gayrette idiler.

Burası Finans merkezi,

Tanrı’yı kenarlara atmışlar

Mutlak.

Kaldığım otel odasında Kur’an var mı diye baktım

Seccadede vardı da, yoktu Kur’an.

Belki bir yolcu aşırdı gitti, diye düşündüm.

Ana caddede trafik akıyordu.

 

Ana cadde  Dubai’yi ikiye bölüyor.

Lasvegas gibi bir yolun iki yanına kurulu şehir.

Yüksekten şehre baktığımda geniş park alanlarına

Benzer ağaçlık alanlar görünüyor.

Öbek öbek…

Hanım kahvaltıyı hazırladı.

Baldız hasta yatıyor. Yeğenler uyuyor.

Saat 8.30

Çay demlendi.

Ona eşlik eden Kaşar Peyniri ,

Çeşitli peynirler, Domates, Salatalık, Biber, Zeytin.

Hint okyanusunda Akdeniz Kahvaltısı yapıyoruz.

Karşı kıyı İran-Şiraz

Şiraz’da Hafız ve Sadi’yi ziyaret edip İskender’in yıktığı

Perse Polisi gezmiştim geçen yıl.

İran hükümdarı Nadir Şah  Afşar Türklerinden,

Zamanında korku salmıştı  burada yaşayan Bedevilere .

Yıllarca Afşar Türklerinin emrinde yaşadı

Bu emirlikler…

Bedeviler  medileşmiş mi acab?.

Şehir modern .

Öğrendiğim kadarıyla, Dubai vatandaşları üstün görüyorlarmış

Kendilerini diğer insanlardan.

Şeriatla yönetiliyor suçlar kişiye göre Kadıya göre değişir.

Mesela bir Arap sana çarptı arabasıyla

Sen suçlusun

Çarpan değil.

“Sen burda benim ülkemde olmasan

Benim bedevim sana çarpmazdı”

Mantık bu…

Osmanlı tarihi boyunca, Türk ırkı aşağılanıp,

Irk-ı Necip denmişti bunlara…

Yöneten ve hakim güç; bu vasfı verirse onlara…

Genlerine siniverir bu yalancı vasıf.

Çölde lüks araba sahibi olan ,

Gökdelenlerin sahibi olan bu gururla halkın ipi,

Yabancıların elinde. Ustaca bir yöntem.

Alış veriş merkezinde ABD. ve Batı markaları

Hakim.

Hiçbir Arap markası yok  alış veriş merkezlerinde.

Bende Türk markaları aradım

Hep.

Pınar, Et-Süt ürünleriyle

Uludağ’dan fışkırıp şişelenen

Sırma suyu gördüm.

Türk ürünleri alıp otelimize

Döndük dün akşam.

Tramvayda duraklar işaretlenmiş

39.ncu durak adı İbn-i Batutu idi.

İbni Batuda Türk coğrafyasını gezen bir Arap gezgini.

Dubaili Arapları tarihlerine dikkat ediyorlar gibi geldi bana.

Birazdan şehirden çıkacağız.

Bileti uzattığımızdan odamızı gece kullanamıyoruz.

Gece  saat 3.30 da İstanbul’a uçacağız

Yeğenler lobiye indiler.

Yeğen Mustafa bizi Hava alanına bıraktıktan sonra,

Otele dönüp yatacak, yarın Muskat’a gidecek.

Bir oda satın almak için indiler lobiye.

Hanım Pirav, Tavuk Çorba yaptı öğleyin yeyip, kalanları   

Akşam yemeğini halledeceğiz.

Mustafa’nın odaya taşıyıp.

Kendin pişirip kendin yersen ucuza kapatıyorsun geziyi.

1996 da 1,6 motor Toyota arabamla

Avrupa Turu yapmıştım

Dil bilmez halimle.

Kırk altı gün gezdik.

Bulgaristan, Yugoslavya, Macaristan,

Avusturya , Almanya, Hollanda

Danimarka, ve İtalya…

Brendisiden feribotla çeşmeye inmiştik.

Hiç lokantada yemek yemedik.

Otoban ceplerinde uyku tulumlarında yattık.

Zorlu keyifli bir gezi idi.

İstanbul’dan çıkıp Viyana’da

Kehlenherg  tepesinde otağ kuran Merzifonlu Kara Mustafa paşa

Ve Kanuni seferleri , Mohaç ve Ziget var kaleleri,

Belgrat ve Viana beni etkilemişti

O

Zaman.

Atalarımızın atla gittiği zorlu yolu, araba ile

Denemiş başarmıştım.

Tam bu anda odada bulamadığım Kur’anı

İlhami getirdi. “ Buldum Kur’anı enişte” dedi.

20 cm boyunda bir Kur’andı.

THE NOBLE

QUR’AN

Yazıyordu üzerinde İngilizceydi.

“Soylu Asil Kur’an “ demek.

İngilizce çevirenler

Dr. Muhammed Tapl-ud-Din, Al- Hilali Khan

Dr. Muhammed Muhsin alı kişilerdir.

Özetleyerek Kur’anı tercüme etmişlerdi, İngilizce…

Yeğenler oda ayarlamadan geldiler.

“Müjde” dediler.

Aynı odada kalıyoruz.

Dünkü fiat 17.12 Dirhem

Bugünkü fiat 18.00 Dirhem

Pazarlık çetin geçmiş.

Kredi kartı çekerken 2200 Dirhem yazmış.

Fişi kontrol etmiş İlhami

Düzeltmiş fişi.

Açıkgöz olmasan geçiriverecek

Arap…

Yaşamak için dikkatti olmak lazım.

Dünya ve insanları acımasız.

Dünyayı acımasız yapanlar 

Dünya insanları…

Saat 11.00 Dubai’yi gezmeye çıkıyoruz otelden.

Arabayla…

Bakalım neler göreceğiz.

Göreceklerimiz şuan meçhul

Birkaç saat sonra belli olacak.

Otelden çıktık.  7380  plaka

No’lu otomobilimize bindik.

Kaptan koltuğunda İlhami hedef Dubai’nin simgesi

 

Yelken otel- Burç el Arap

En eski dünyanın yüksek binası.

Şimdi yenisi yapıldı. Pabucu dama atılmadı.

Görkemini ve ziyaretçisini koruyor.

Bu binayı gezdikten sonra,

Dünyanın en yüksek binası burç el Kalifa’yı gezeceğiz.

E:11 otobanı temel ana yol.

Ağa oğlu inşaatın levhasını gördüm, motobanda giderken.

En yüksek binaya geldik.

Yedi yıldızlı otele  Burç el Arab’a…

Fotoğraf çektirdik kapısı önünde.

500 metre mesafeye yaklaşabildik.

Almadılar daha yakına.

Otel o kadar büyük ki,

Hemen kapısındaymışız hissi verdi bize.

İnternetten bakınca anladık mesafeyi.

Şimdi palmiye evlerine gidiyoruz.

Palmiye adası adını vermişler, Dünyanın mühendislik harikası.

Deniz doldurularak palmiye yaprakları haline getirilmiş

Villalar yapılmış.

 

Projeden satılarak karâ geçmiş proje.

Adayı gezdik, bir yapraktan girdik.

Hintli bekçiden izin alıp fotoğraf çektirdik.

Yapılan villaların sağı solu deniz.

Deniz doldurulmuş, daire şeklinde dalga kıran yapılmış,

Villalar güvenceye alınmış, inşaatlar devam ediyor.

Şehir rehberi broşürde bir yazı

Kozmo politan  bir şehir olabilir ama,

Dikkatli olun kuralları ağırdır”.

Yazılı.

İki tane palmiye adası var, uçuk proje bu projeler…

Dünya ekonomisi ağırlaşınca

İkinci palmiye adasındaki villaların satışı ağırlaşmış.

Yapay iki ada yaratıp yerleşime açmışlar.

Dünyada örneği yok bu projenin.

Çılgın proje böyle olur işte.

Dubai male; büyük alışveriş merkezi hemen bitişiğinde en yüksek gökdelen var.

Biletleri bu alışveriş merkezine satılıyor.

Binaya inip çıkmak kişi başı 100 $  vazgeçtik o işten .

Alışveriş merkezini gezdik. Çok pahalı ve lüx.

Bir ceket bir ayakkabı dikkatimi çekti.

Ceketin fiatı 2 bin TL

Ayakkabı binyediyüzelli TL idi. Açmadı bizi.

Dönüyoruz otelimize. Açıktı midelerimiz.

Adile hazırladı sofrayı, kendi yaptığı yemeklerle midemiz bayram etti.

Saat oldu 16.00 dinlendik.

Akrabalarla seyahat iyi geldi bana…

Mutluyum şu anda.

Giyindim az uykudan sonra ,

Çıkıyoruz son defa gezmek için

Dışarıya…

Gideceğimiz yer Emir el mall’a

Alışveriş merkezine.

En ucuz burası varmış. Bakacağız dostlara hediyelik için.

Zar zor bulduk. Emir el mall’ı.

Bina boyunca otopark.

Dokuzuncu kata park ettik arabayı.

Asansör den 4’e bastık. Alış veriş merkezine girdik.

Devasa bir yer. Dolaştık. Ülke vatandaşları Dubai’li Araplar

Beyaz elbiseleri sarıkları ve karılarıyla….

Gururla adımlıyorlar pırıl pırıl alışveriş merkezinde.

Çünkü bu topraklar onların hor bakıyorlar Kafirlere.

Şeriat kanunları uygulansa da ülkede takılmazsan şeriata,

Problem yok insanların yaşantısında.

Mini etekli modern giyimli kadınlar sarmıştı

Alışveriş merkezini.

Ara sıra Sudi Arabistan görüntülerine rastlasakta,

Kadınlar ince bakımlı,

Gözleri rimelli ve güzeldiler

Dubaide.

Erkekleri, kadınlarına karşı gururlu ve güçlüydüler.

Rıhtımlarını ABD. Donanmaları bekliyordu

Bu adamların.

Dubai gerçekten çılgın kent.

Arap kenti.

Arap’ın yaptığı  kent değil

Arap adına yapılmış intibai veren

Batılı bir kent.

Dünya ticaret merkezi olmuş bir yer.

Tanrıyı ve insanları kandıranların

Yaşadığı cennetimsi kent

Yani yalancı cennet.

Kent ışıl ışıl ve hareketli

Saat şuanda Dubai’de 02.20

Hareket devam ediyor sokaklarda.

Bizim ayrılma zamanımız geldi

Bu kent’ten

Algıladık kenti.

Hava alanına gidiyoruz

Valizler hazır.

Hava alanında bekleyelim diye erken çıkıyoruz otelden.

Zevkli güzel bir gündü bugün.

Mustafa Muskat’ta çalışıyor yeğenim.

Bu imkanı sağladı bize.

Şimdi bizi hava alanına götürüp yolcu edecek

Türkiye’ye.

Onu yalnız bırakıyoruz.

Arap memleketlerinde…

Kanuni Hind seferini Muskat’tan başlatmıştı

Türk’ün haşmetli zamanlarında …

Afşar Türkü Nadir Şah,

İran adına hakim olmuştu.

Dubai ve Abu Dabi’ye bir yıl önce…

Hey gidi Türk’ün  güzel haşmetli günleri diye iç geçirerek

Gidiyoruz Dubai Hava limanına.

Dubai hava alanının 1. Nolu kapısından girdik.

Uluslararası bir terminal modern.

Kontrolleri yaptırıp girdik içeri.

Firişop’da çok büyük ve zengin

Bir Arap ülkesi hava alanına benzemiyor.

Cidde-Medine-Tarhan

Şiraz-Meşhet-Kırgısiztan

Özbekistan hava alanlarını gördüğümden

Mukayese  edebiliyorum.

İstanbul- Yeşilköy hava alanından,

Frankfurt- Atlanta hava alanından farkı yok bu hava alanının.

Şeriatın derin baskısını, devlet adına çalışanlar hissediyor

Gibi algıladım Havaalanı çalışanlarından

İstanbul’a uçmak için 23 nolu kapıda bekliyoruz.

Uçağımız 5.20 de hareket edecek

Güzel ülkemize.

Karamsar olmayayım diye

Beş gündür Türkiye ile temas kurmuyorum.

Temennim özlenen huzurdadır

Benim güzel ülkem diye düşünerek,

Dubai faslını kapatıyorum.

Gezdiğim Müslüman ülke insanında,

Eksik olan,

Aklın ürünü olan hukuk ve adalet duygusunun yokluğu.

Dini adalet Kadıya göre

Kur’an kuralına göre…

Şahsi çıkara göre

Atatürk’ün bizlere emaneti olan ,

 

Cumhuriyetin kıymetini bilmeliyiz diye düşündürür beni

İran, Sudi Arabistan 

Arap emirlikleri gezisinde de,

Aynı duygular beynimde şimşeklendi.

Ne mutlu bize ki;

Aklın ürünü olan hukuk kurallarıyla yönetiliyoruz.

Bu hukuk örgüsünü bozmayalım!

Türk’ün geleceği güzel olacak,

Diye

Düşündüm.

MAKALE Yorumları