Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. ALİ YILMAZ
CESUR KALEM
mail_outline : ali59yilmaz0740@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

15.03.2020

Okunma Sayısı

1582

Makaleyi Paylaş

Döneklik Üstüne…

Bugün “liberal ya da milliyetçi “ görünenler, bir bakıyorsunuz ki yarın “koyu bir muhafazakâra” dönüşüvermişler.

Kuşların daldan dala uçması gibi, bir o yana bir bu yana savruluyorlar.

Oynak merkezli bir tutum…

Bu denli döneklik ya da fırıldaklık en çok siyasette yaşanıyor.

Yandaşlarını ters köşe yaparak övgü ve alkışların açısını değiştiriyorlar.

Alkış tutanlar, destekleyenler, önünde düğme ilikleyenler başlıyor hakarete ve küfre kadar ulaşan eleştirilere…

Öbür taraf mı?

Gelen için arz-ı endamlar anında…

Gerçekten siyaset bu mu?

Nerede kaldı ilkeler ve inançlar…

Dün acımazsızca eleştirdiğin yere koşar adım gitmek de neyin nesi?

Bu  (U) dönüşleri, bir diyet borcu değilse, ruh hastalığı kapsamında kişilik yoksunluğudur.

Ya da toplumsal yozlaşma…

Deveye sormuşlar: “neren eğri?” diye, oda yanıt vermiş;
“Nerem doğru ki!”
Doğruların giderek azaldığı, eğrilerin ise harman olduğu, toplumsal değil bireysel yararların öne çıktığı bir ortamda yaşıyoruz.  

Üç kuruşluk çıkar için “Dön Baba Tekkesi” gibi oluyorlar.

Toplum bunları hoş karşılamıyor.

Sıkça üslup, görüş ve parti değiştirenleri, “fırdöndü” ya da “bukalemun insanlar” olarak değerlendiriyor. 

Ne olacak memleketin bu hali?

Çıkarı için renkten renge girenler, el etek öpenler, evet efendimciler, nabza göre şerbet verenler itibar görüyor, önemli makamlara getiriliyor.

İşin garibi,  konuşunca mangalda kül bırakmayanlar bu akıma öncülük yapıyor.

Kendisinden ayrılanları “hain” olarak niteleyen zihniyet, başkasından gelen dönekleri bağrına basıyor.

Çifte standart.

Unutmayın!

Hep (U) dönüşünü yeğleyenler ve dönekler ilk hançeri kendisini tercih edenleri vuracaktır.

“ Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”
Başkasına hayrı olmayanın size hiç hayrı olmaz.

Neyzen Tevfik, dönekliği yıllarca önce dizelerinde seslendirmiş;
“Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır
Söz haykıranın mantık ise şarlatanındır.”

İnsanın bir yönü bir bakış açısı olur.

Nihayetinde siyasi partiye oy verme bir tercihtir, kimse karışamaz.

İnsanlar körü körüne bir partiye bağlanıp kalacak değiller ya…

Tabi ki tercihleri değişecektir.

Bazı siyasetçiler için bu geçerli değildir.

Özellikle bir partinin yönetiminde görev alıp, oturduğu yer soğumadan başka bir partiye geçiş yapanlar…

Bir seçim dönemi geçsin, nereye gidersen git!

Arkandan ağlayan mı Var?

Bir partinin seçmeninden oy alacaksın, transfer olduğun başka bir partiye ve liderine ağza alınmayacak sözler sarf edeceksin…

Sonra, aniden rüzgâra göre yön değiştirip, oraya postu sereceksin.

Yemezler.

Derler ki, “düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü.”

Osman Bölükbaşı, “Kendi partisinden seçilip başka partiye geçen vekiller için; “Düğünü biz yapıyoruz, gerdeğe başkası ile giriyorlar” demiş.

Dönekler için sığınacak liman çoktur.
Devir değişirse, onlar herkesten önce değişmiş olurlar, hızlarına kimse yetişemez.

Yine onlar gemisini yüzdürür, onların borusu yine öter.

Sen dışarda kalırsın!

“Dönek ve dalkavuklar toplumun tehlike saçan virüsleridir.”

Anlayın artık.

Bu işte suçlu sadece transferci siyasetçiler mi?

Seçmenlerine ihanet eden dönek siyasetçileri, partinin önemli makamlarına kim getirdi, kimler referans oldu?

Tesadüf olabilir mi?

Rahmetli Osman Bölükbaşı, milletvekili adaylarının, başka partilere transferini önlemek için, seçim sırasında noterden taahhütnameler aldı.

Ancak, milletvekili seçilen bazı kişiler, bir süre sonra Millet Partisi’nden istifa edip, başka partilere geçtiler.

İçlerinden bakan olanlar oldu.

Sürekli ihanetlerle karşılaşan Bölükbaşı, 1973’te, “Erciyes Dağı kadar derdim var.  Artık, gemi aslanı gibi lider olmak istemiyorum” diyerek siyaseti bıraktı.

Liderlik kolay değildir.

Dönekler, “ne İsa’ya yarar ne de Musa’ya…”

Bizden söylemesi.

GÜNÜN SÖZÜ: Demirel'e Sormuşlar:

- “Neden O Milletvekilini Partinize aldınız? Size ve Partiye sövüyordu.”
Demirel cevap vermiş:

- “Aldım Bizim Kapıya Bağladım. Şimdi Onlara Havlasın diye...”

Bu da bir mantık…

MAKALE Yorumları