Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
TÜLAY BOZKAYA
TOROSLARDA BİR MARAL GEZER
mail_outline : tulaybozkaya@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

04.01.2016

Okunma Sayısı

2394

Makaleyi Paylaş

Doğadayız Sevgi Yılında

2016 yılının ilk pazarı. Hava buz gibi. Yeni yıl soğuklarla geldi. İç bölgelere ve Torosların yükseklerine yağan karın soğuğu indi aşağılara. Buz kesti ortalık. Antalya yılın en soğuk günlerini yaşıyor. Günlerden doğa, tutku özlem güzellik olunca ferman dinlemiyor gönül. Asi Yaban Keçileri bu hafta Kargı Harmancık Armutlu sırtlarında yürüyecek. Burdur Bucak sınırları içinde parkurumuz. Lahana gibi giyinerek çıkıyorum durağa. Çok beklemeden geliyor aracımız. Tek arabayız bugün. Soğuk yıldırmış yürüyüşçüleri. Katılım az o nedenle. Kahvaltı molasından sonra tekerimiz Antalya- Isparta karayolundan Karacaören barajına doğru dönüyor. Yol kenarlarındaki seralardan dumanlar çıkıyor. Belli ki gece don olmuş seraların içindeki sobalar yanmaya hala devam ediyor. Üreticinin işi zor. Gecesi karışmış gündüzüne.

Bucak Kargı köyünü geçip Karacaören Barajının kenarında iniyoruz araçtan. Buz gibi rüzgâr çarpıyor yüzümüze, Hava burada daha da sert. Buz tutmuş sular. Karacaören Barajının güneyinden çam ağaçları arasında orman yolundan başlıyoruz yürüyüşe. Bu bölgenin çamları çok düzgün ve uzun. Yol kenarlarında yaban mersinleri siyahı beyazı boy boy. Tarlada çalışan biriyle selamlaşıyoruz .Seralar burada da var. Ayaz oluyormuş geceleri. Sobaları yakıyoruz birkaç gündür diyor. Vadiye kadar toprak yol, sonrası ormanlık alan siz dağcısınız aşarsınız oradan diyor. Dediği gibi vadide bitiyor yol tırmanıyoruz çamların arasına peşinden Metin hocamın. Patika bile aramadan yükseliyoruz yukarılara doğru. Güneş ısıtmaya başlıyor. Buralara hiç yağmur yağmamış. Çam pürleri küçük bir ateşle tutuşacakmış gibi kupkuru. Pürlerin üzerinden inişe geçiyoruz. İniş zorlu, biraz kayma riskinden dolayı. Aşağıda kısa bir mola ile çıkarıyoruz üzerimizdeki giysi katmalarından birini. Gürsel, patlayınca çantasındaki suyu ıslanmış sırtı başı. Güçlü kız pek de aldırdığı yok bu ıslaklığa.

Bugün tüm yollar kullanımda. Orman yolu,  asfalt, patika… ayak basabileceğimiz her yer. Harmancık mahallesinin tepelerinde çoban Süleyman karşılıyor bizi. Oğlu, koyunların keçilerin başında. Sürü hareket edince ıslık açılıyor oğluna “çevırsee davarı!” diye. Belli ki sever konuşmayı, özlemiş söyleşmeyi birileri ile.

“-Şuracığa güneşe durun accak”, diyerek durduruyor grubu. Bizimle fotoğraf çektiriyor. Yol tarif ediyor. Gruba şöyle bir bakıp kendini yaşlı bulup 63 yaşında olduğunu söylüyor. Metin bey kaç yaşında gösterdiğini sorunca 40- 45 yaşında ancasın sen diyor. Fazla kalmıyoruz orda, yolcu yolunda gerek diyerek adımlıyoruz tarlanın içinde tepede gözüken orman gözetim evine doğru.

Orman gözetim evi zirvede kayaların üzerinde tüm bölge gözlem altında.Bir tarafında uzanan masmavi baraj, diğer tarafında etekleri çam ağaçları ile kaplı tepeleri yalçın kayalardan oluşmuş Torosların bir kolu diğer tarafta tarlalar uzanıyor aksu çayı boyunca. Öğle yemeği molası veriyoruz burada. Oturmuşum bir taş başına sırtımı kayaya yaslayarak çekiyorum tüm güzelliği içime. Güneşi, yeşili, maviyi, huzuru..

İnişle başlıyor öğleden sonraki parkur makiler arasından ağaçlara uzanan. Yeşiller arasında çınar ağacı, kızarmış yapraklarıyla tablo gibi. Düzlükteyiz, bitti sanki inişler çıkışlar derken tırmanıveriyor rehberimiz dimdik bir tepeye. Düz duvara tırmanır gibi. Zirve çıkışındayız. Kayaların dibinden tepeler çıkıyoruz. Muhteşem çam ve  ardıç ağaçları arasına..

 

Epey yüksekteyiz. Seralar gözüküyor beyaz bulut gibi aşağıda. İnişe geçiyoruz  çarşaklı bölgede. Dikkatli olmak lazım, Yerler taş kaygan. Zikzak çizerek iniyoruz seraları, zeytin portakal limon bahçeleri olan Çobanlar mahallesine. Buz gibi bir havada başlayıp, güneşle kucaklaştık zirvelerinde tepelerin ve günbatımında ulaştık Isparta-Antalya karayolunda bekleyen aracımıza. 2016 Sevgi yılının ilk pazarında soğuğunu havanın, sıcaklığını güneşin, yeşilini ormanın, mavisini gökyüzünün yaşamak sevgiydi, keyifti, huzurdu. Doğada dostlarla olmak paylaşım, dayanışma, birliktelikti asice. Teşekkürler. Asi yaban Keçileri. 

MAKALE Yorumları