Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. NEZİHİ BAYIK
AKLIMA NE GELİRSE
mail_outline : nezihi@dr.com
Dinle

Yayın Tarihi

23.03.2017

Okunma Sayısı

3056

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Dik-Tat-Ör

Devlet Bey, “Türkiye'de diktatör olamaz çünkü diktatör kelimesi Türkçe değil” diyor...

Kelimenin tamamına etimolojik açıdan bakılırsa, çok da haksız değil. Latince “dictare” (bildirmek, buyurmak) sözcüğünden türetilen “dictator” sözcüğü, Roma cumhuriyetinde belli bir süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yöneticiler için kullanılmış (Allaha şükür, bizde öyle olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici hiç olmadı, olmayacak!)...

Kelime Fransızcaya “dictateur” olarak geçmiş ve demokrasilerde geçici bir süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici veya zorba yönetici anlamlarında kullanılmış (Zorbalık ve bizimkiler, bir arada durmaz!)...

Densizin biri, kelimeyi “Diktatör” olarak, Fransızcadaki anlamıyla Türkçeye geçirmiş. TDK da hala uyanmamış olmalı ki, henüz anlamını değiştirmedi.

***

Bahçeli, kelimede bütün olarak sorun görmese de, parçalara ayırdığımız zaman sorunlu hale gelebilir...

Mesela ilk üç harfi ayırsak “Dik” oluyor...

Devlet Bey 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra şöyle diyordu, “Ortada huzurdan, güvenlikten ve esenlikten eser kalmamıştır. Türkiye; tek bir adamın egosuna, tek bir adamın koltuk hırsına, tek bir adamın keyfiliğine mahkûm edilmiştir. Bu adam ki, kuvvetler ayrımı ilkesini anlamsız hale getirmiştir. Bu adam ki, yasama, yürütme ve yargıyı tekeline almak için kolları sıvamıştır... Millilik namına hiçbir şey bırakmayan, milliliğin yegâne hasmı olan Erdoğan gözünü karartmış, gönlünü kapatmıştır. Ayak oyunlarıyla, adaletsizliklerle 12. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan şu an Türkiye Cumhuriyeti’ni aşama aşama yıkmaktadır. Buna Türk milleti seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Ülkemiz Recep Tayyip Erdoğan zulmü ve zorbalığı altındadır. Bu şahıs hukuk tanımamaktadır. Bu şahıs teamül, uzlaşma, anlaşma gibi hasletlere yabancıdır. Çarpıtılmış, temellerinden koparılmış demokrasi despot üretmiştir... Türkiye Cumhuriyeti sivil ve silahsız bir darbeyle karşı karşıyadır. Erdoğan Anayasa’yı fiilen askıya almıştır. Oldubittilerle devleti ele geçirmiştir. Vatana, millete, demokrasiye ve hukuka ihanet etmektedir. Meselenin şakaya gelir tarafı yoktur; Türkiye’nin yönetimi gasp edilmektedir.”

Ve henüz daha görevini devretmemiş olan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sesleniyordu;

“Erdoğan’ın lehine kalemşorluk ve müfterilik yapan yeni yetmelerin hücum ve hakaretlerine muhatap kalan Sayın Gül artık biraz dik durmalı, giderayak Türkiye’ye sahip çıkmalıdır.“

O aralar, Erdoğan’da kendisi için ““Ağzından salyalar akıyor… Bir müfteri edasıyla konuşup, iftiralar atıyor…16-17 yıldır o partinin başındasın geldiğin yer ortada… MHP’li kardeşlerime sesleniyorum. MHP’yi küçülten bu adamla bir yere varamazsınız… Bu adam siyasette çırak bile olamadı ve olamayacak da. Yapısı buna müsait değil.” Dediği için, ikilinin şimdiki yakınlıklarına bakarak Bahçeli’nin o zaman Abdullah Gül’e tavsiye ettiği “Dik” duruştan ne kastettiğini anlamak mümkün değil.

Yani; “Dik” duruş yok!

***

Kelimenin ikinci kısmını “Tat” diye ayırsak...

Siyasetçilerin bir gün öyle, bir gün böyle değişen tutumları, hakaret ve nefret dolu ayrımcı söylemleri, terör korkusu, kötüye giden ekonomi, hızla karanlık bir uçuruma yuvarlanan, karpuz gibi ikiye ayrılmış ve dünyadan dışlanmış bir ülke...

Kimsede “Tat”, tuz kalmadı!

***

Geriye kala kala “Ör” kaldı...

Örmek fiili, akla “Başa çorap örmek” deyimini yani, birisini kötü duruma sokmak için gizlice plân kurmak eylemini getiriyor...

Ancak, referandumla Türkiye’ye kurulan tuzak o kadar ortada, o kadar açık ve net ki; aklını kullanıp, gözünü açanları, biraz kafasını çalıştıranları, şu son 10-15 yılda yaşadıklarımızı hatırlayanları tuzağa çekmek artık o kadar da kolay olmamalı!

Yani, balık hafızamıza güveniyorlar, öyle gizli, saklı çoraplar “Ör”meye gerek bile duymuyorlar!

***

Haliyle, bir ülkede “Dik”, “Tat” ve de “Ör” olmayınca, “Dik-Tat-Ör” nasıl olsun kardeşim?

Devlet Bey sonuna kadar haklı!

MAKALE Yorumları