Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

25.12.2019

Okunma Sayısı

1090

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Deveye sormuşlar!..

Birleşmiş Milletler tarafından Patara Antik kentinin Türkiye’nin 2020 teması olarak seçilmesi Antalya’da sevinçle karşılanmış… Sevinç çığlıklarını, ya da düzenlenen fener alaylarını ben şahsen duymadım, görmedim ama gazeteler öyle yazıyor.

Değerli hemşerimiz, Kültür ve Turizm Bakanımız da, neden basına kapalı olduğunu anlayamadığım bir biçimde bu sevincin yaşandığı Patara Antik kentinde incelemelerde bulunmuş ve Patara restorasyonu ve kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Havva Işık’dan bilgi almış. Prof. Dr Havva Işık hocamız biz ne zaman istersek bilgi veriyor, ama sayın bakan gezisini basına kapalı yaptığına göre, ya basından sakladığı birşey var, ya da basını istemiyor.

Neyse benim asıl yazmak ve söylemek istediğim Patara Antik Kentinin Türkiye’nin 2020 yılı teması olması, ülkemizin ve özellikle turistik yörelerin tanıtımına gerçekten çok fayda verir. Ancak gelin görün kü, bu tanıtım hedefine ulaşmak için sadece bu ilanat yetmez, bazı ve etkili çalışmalar yapmalısınız.

Bunun örneğini, önceki yıl Yılın Teması olan Perge’de ve bu yılın teması Aspendos’da gördük. Daha doğrusu sonucunu gördük, yapılan bir şeyleri değil.Aspendos’da sütunları bile ayağa kaldıramadık…

Turizm duayeni Hüseyin Baraner diyor ki; “Bana izin versinler, Türkiye’ye turist gönderen Avrupa Birliğine üye tüm ülkelerdeki Belediye Başkanlarını Antalya’ya getireyim, onlara Aspendos’da Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sergilenecek bir eseri izletelim”

Bir Allahın kulu bu öneriye yanıt bile vermedi.

Ben şimdi Patara için öneriyorum. Dünyanın ilk Meclisi Patara’da .. Haydi gücünüz yetiyorsa Avrupa’daki tüm meclis başkanlarını Patara’ya getirin…

Türkiye’nin tanıtımı için Türkiye Turizm Tanıtma Ajansı kurmak ve Ajansı yönetecekleri atamak ya da seçmekle iş bitmiyor.  Çalışmak gerekiyor, çalışmak, tazı gibi karış karış Avrupaı dolaşıp Antalya’yı anlatmak gerekiyor…

***

Kepez Belediye Başkanı, çalışmalarını çok beğendiğim Hakan Tütüncü, Antalya’nın betonu yetmiyormuş gibi 2’şer katlı binaların bulunduğu Kazım Karabekir, Yavuz Selim, Çankaya, Barış ve Esentepe Mahalleleri için meclisinde yaptığı plan tadilatı ile 2 olan kat sayısını beşe çıkarmış…

“Helal olsun” diyemeyeceğim.

Hatta diliyorum ki, Mazı Dağı’nı da betona boğacak bu plan tadilatı Büyükşehir Meclisinden inşallah geçmez. Rant uğruna yapılan ve gazetelere bol bol manşet olan Kepez Meclisinin bu kararı bir daha gözden geçirmesini, bunu yaparken de oy hesabını unutmalarını diliyorum…

Türkiye İstatistik Enstitüsü (TUİK) verilerine göre Antalya’da hane halkı bazında 638 bin 424 adet konut var. Bunun üçte birine yakın bir bölümünün yazdan yaza kullanım başta olmak üzere çeşitli, nedenlerle boş olduğu biliniyor. Buna bir de Kepezaltı ve Santral Mahallesi ile Kırcami’den ek geliyor.  Dağı taşı betona teslim ettik, artık yetmez mi?

***

Vali, Bey’e katılıyorum

 

Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya’da düzenlenen Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi’nin açılışında çıraklık eğitiminin neredeyse bitme noktasına geldiğini, işsizlik değil nitelikli eleman eksiği olduğunu söylemiş…

Altına ben de imza atıyorum ve bir de ilave yaparak, Türkiye’de herkesin 4 yıllık üniversite bitirmek için çaba harcadığını, sonuçta masa başında iş bulamadığı için işsiz kaldıklarını söyleyip, sanayinin ve Turizm sektörünün büyük ihtiyacı olan ve sektörlere ara eleman yetiştiren 2 yıllık meslek yüksekokullarının neden atıl olduğunu sormak istiyorum.

Meslek okullarından mezun olanların eskiden sınavsız girdiği, ancak bu kararın iptalinden sonra gençlerin 4 yıllıklara hücüm ettiğini de eklemek istiyorum.

Ve son olarak Vali bey bu sözlerini söylemeden önce her okulun neden İmam Hatip’e çevrilmesine karşı çıkmadığını, Milli Eğitim Müdürlüklerinin çocukları İmam Hatiplere girmeleri konusunda zorladıklarının doğru olup olmadığını da cevabını da şahsen merak ediyorum…

 

MAKALE Yorumları