Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.01.2019

Okunma Sayısı

704

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Çok tehlikeli işler bunlar!..

Eğitim-İş Sendikası’nın yaptırdığı bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırma bu nedenle yapılmamış ama açıklan sonuç gerçekten çok tehlikeli… Diyanet İşleri Başkanlığı ile tarikat, cemaat ve bazı Vakıflar’ın eğitime müdahalesinden öğretmenlerin büyük bölümünün şikayetçi olduğu bildiriliyor. Bununla da kalmıyor; araştırma ile ilgili açıklama yapan Eğitim-İş Sendikası Başkanı Fatin İltar, öğretmenlik formasyonu olmayan imamların son zamanlarda okullarda derse girdiğini, bunları Diyanet’in görevlendirdiğini öne sürüyor.

“Öne sürülüyor” diyorum, belgelendirilmediği  ya da inanmak istemediğim için…

Gerçekten böyle ise durum ciddi… Daha ötesi sonuçları açısından tehlikeli…

Tekrar Başkan İltar’a dönüp, söylediklerini sizinle paylaşmak, ardından çok güvendiğimiz Milli Eğitim Bakanımıza soracağım bütün bunları…

Eğitim-İş Başkanı Fatin İltar da bir öğretmen. Öncelikle bu son olayların eğitim kalitesinin düşmesinde en büyük faktör olarak görüyor. Kimseden hesap sorulmaması yüzünden de eğitime güven kalmadığını dile getiriyor. İltar; “Milli Eğitim Bakanlığı başta Diyanet İşleri olmak üzere dini kurum ve vakıflarla imzaladığı protokollere önümüzdeki eğitim-öğretim yılında okullarda ‘Değerler Eğitimi’ne devam edileceğine vurgu yaptı. Okullarda şu anda bilimsel bir eğitim sistemi yerine Vakıflar ve benzer kurumlarla yapılan protokoller uygulanıyor. Eğitim bilimsel, laik ve Devlet kontrolü altında olmalıdır” diyor.

***

Öncelikle sayın Fatin İltar’ı, bütün bunları yüreklice açıkladığı için kutluyorum. FETÖ belasından çektiğimiz yetmezmiş gibi, hala vakıflardan, cemaat ve tarikatlardan özellikle eğitim konusunda bir şeyler uman Devlet yönetimi ve onlara destek veren yöneticilerine şaşıyorum.

Asıl şaşkınlığım ise tüm camianın “Aydın bir bilim insanıdır. Görevi kabul ederken bile yapacaklarına kimsenin karışmaması şartını koştu” dedikleri Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a… Göreve başladığından beri henüz diğer bakanlardan bir farklılığını göremedik. Üstelik kimsenin güveninin kalmadığı eğitim sisteminde bazı düzeltmeler yapması beklenirken, hala eğitimde cemaat ve tarikatların müdahalesinin konuşulması aydın bir bilim insanına hiç de yakışmadı.

Eğitimde görev yapan öğretmenlerin üye olduğu Eğitim-İş Sendikasının yaptırdığı araştırmanın Milli Eğitimi yönetenler tarafından bir kez daha gözden geçirilmesini, incelenmesini ve eğitime güvenin yeniden tesis edilmesi için gereğini istemek bir Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak hepimizin hakkı. Çünkü eğitim ülke kalkınmasının temel taşı. Bu okullarda yetişecek çocuklar geleceğimizin güvencesi… Aksi halde tarih bizlere, hele adının başında “Milli” olan Eğitimi yönetenlere hesap soracaktır.

 

MAKALE Yorumları