Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN
YARINA YOLCULUK
mail_outline : faikardahan@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

08.04.2018

Okunma Sayısı

1682

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Çingene Olmak

 

Bir insanın dans etmesi için önce kendisi ve başkası için diğer bir deyişle hayatın kendisi için atan kocaman bir yüreğe ihtiyacı vardır. İnsanlar aslında kalbiyle dans ederler.

Dans etmeye, oynamaya başladığınızda bizim oralarda "çingene gibi oynama" derler. Aslında çingeneler gibi oynamak gerekir. Sadece o anın içinde olarak, geçmişte olanları unutarak, gelecekte olacakları düşünmeyerek.

Kendileri çalar, kendileri oynar çingeneler hatta çalgı yoksa kendileri söyler kendileri oynarlar.

Bu durumu çingeneleri belki de en iyi anlayan kişi Aleksandr Puşkin "Çingeneler" isimli kitabında trajikomik bir biçimde yazmıştır. Yazar kitabında şehirli biri ile çingene arasında geçen diyaloğu şöyle aktarır.

- Ne biçim yürüyorsun?
- Yürümüyorum ki, dans ediyorum.
- Müziksiz dans mı olur?
- Beynin varsa, olur...

Şimdi kim çingene ben anlayamadım.

Şimdilerde daha iyi anlıyorum ki, şehirli olmak elbet önemli, ama çingene olmak daha da önemli hayatın tadını çıkarmak için.

Şimdi ne mi yapmayı istiyorum...

Yüreğimin götürdüğü yere gitmek istiyorum.

Aklım sizin olsun. Ben sıkıldım ondan.

Belki bir sokakta bir yerlerde hala bir çingene kalmıştır ve karşılaşıp dans etmeyi istiyorum. Belki sokaklar beni de çingene yapar, kendim çalar, kendim oynarım hatta kendim söyler kendim oynarım.

 

MAKALE Yorumları