Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
SİBEL ÖZEL
BENCE
mail_outline : ozel.sibel63@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

13.08.2019

Okunma Sayısı

1148

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Çevrenin sesi

İnsan evladı kendi kuyusunu neden kazar diye bir soru sorarsak şayet pek muhtelif cevaplar verilebilir pek ala. Örnek olsun;

-bilmiyor olduğu için,

-kısa süreli bir menfaat sağlamak için,

-inat olsun diye,

-zarar vermek için,

-yanıltıldığı için,

-umursamadığı için falan, falan.. Bunun karşısına bilmek ve bilinçi koyarsak ise tüm muamma birden çözüme kavuşur. Konu eğitimin konusudur en nihayetinde.  Eğitim - öğretim ile ilgili karnesi yüksek olan ülkelerde insan neslinin sürekliliğinin devamı için neyin zararlı neyin faydalı olduğu içselleşmiş olduğundan kendi kuyusunu kazıyor olma olaylarına pek rastlamayız. Ayrıca bu durum yasalarla da güvence altına alınmıştır. Ancak benim ülkemde toplumun genelinin refahı ve geleceği yerine kişilerin refahı yeğlendiği için insanın  kendi kuyusunu kazması konusunda hem bilimsel kaidelere hem de etik kurallara dair duyarsızlık hüküm sürmektedir.

Doğanın “çevre nin” katledilmesi yolundaki adımlardan bahsediyorum tabi ki.. Çevre duyarlılığı, insan neslinin sürekliliğini sağlıklı sürdürebilmesi ile doğrudan ilintili bir bilme dolayısı ile bilinç konusudur malum. Bu bilinçten yoksun olan coğrafyalar yanlış politikalarının kuyusuna düşmeye mahkum olmaktadırlar.

Gün ve gelecek kaygısının yerini rant kaygısının almasını ne ile izah edebiliriz sorusunun yanıtı kadar vahim bir yanıtı vardır bu konunun. Rant kaygısı ise geleceği görmezden gelir. Bunun ise bilinçle uzaktan yakından alakası yoktur maalesef. Böyle bir gidişin ucu satıp, savarak kişisel zenginlik edinmekten başka bir yola çıkmaz oysa. Tıpkı bir mirasyedi gibi.  

Fransa’da bir oyun parkındaki çöpleri toplamak için kargalar bile eğitilebilirken  ülkemde çevrenin talan edilmesi ne ile izah edilebilir sorusu hala beyinlerde ağırlaşarak cevapları bir bir aklımıza geliyor son günlerde.

Kısa vadeli yanlış politikalarla çevrenin yok edilerek geleceğimizi tehlikeye sokmak bugünden görülüyorken iklim değişikliğinden dem vurmaktan başka çare gözükmüyor bugünlerde. İklim değişikliği ki; Ekolojik Sistemin dengesinden başka birşey değildir maalesef.

Çevrenin bizim evimiz olduğu bilincinin farkındalığının oluştuğu günlere özlemle.

 

Çevrenin sesi vardır oysa!

 

Sağlıcakla..

MAKALE Yorumları