Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AYŞE ÖZDEMİR
MEMLEKETİM
mail_outline : aysema0701@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

31.05.2018

Okunma Sayısı

654

Makaleyi Paylaş

Çalıştığın kuruma yabancılaşmak

Das Kapital’i okumasak da, %90’ ımız Karl Marks’ı duymuşuzdur.

Alman filozof ve iktisatçı Karl Marks’ın 19. yüzyılda kaleme aldığı kitabı (Das Kapital) 30 yıllık bir çalışmanın sonucudur ve okuması zor bir kitaptır. Das Kapital kısmen tarih, kısmen iktisat ve kısmen de sosyoloji kokar.

Neyse bu kitaptan beni ilgilendiren kısım özetle şu:

“İşçiler ürettiklerinin karşılığını alamadıkları gibi, ürettikleri şey üzerinde de hiç bir söz hakkı sahibi olmadıkları için makineden farksızdırlar.” diyor Marks.

Marks bunu "işçinin ürettiği şeye yabancılaşması" olarak da tarif eder.

Karl Marks, taaa bunu 19. Yüzyılda bahsederken, biz 21. Yüzyılda neredeyiz!!!

*

Ben, uzun süredir performans farklarının dağıtılan oranı konusunda mağduriyet yaşadığıma inanıyordum (Hoş hala da inanıyorum). Düzeltilmesi konusunda çabalarımdan sonuç alamayınca, Hastane Başhekimliğine 08.01.2018 tarihinde;

“Yaklaşık 26 yıldır Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde çalışıyorum. Son 5 yıldır Enfeksiyon Kontrol Komitesi’nde görev yapmaktayım. Kasım ayında herhangi bir rapor veya izin kullanmamama rağmen Döner sermaye katkı payı yani performans farkı olarak hesabıma aylık 70 kuruş yatmış. Sözel olarak Döner Sermaye maaş mutemetliğine bu durumu sorduğumda vergi dilimine girdiğim için bu kadar yattığını beyan ettiler.

Döner sermaye katkı payı yani performans farkının nasıl hesaplandığını, hesaplanırken hangi yönetmelik veya yönetim kurulu kararının baz alındığını, Kasım ayında aldığım 70 kuruşun neye göre verildiğini (Ekim ayında tarafıma hiç ödeme yapılmamıştır. Neye ve hangi mevzuata göre yapılmadığının diğer istediğim bilgilerle beraber tarafıma verilmesini), Hemşirelerde asgari ek ödeme oranının ne olduğunun, varsa izinlerde ve rapor alma durumlarında bu oranın altına inilip inilmeyeceğinin, Ocak- Aralık 2017 arasındaki bahsedilen vergi dilimi artışının katkı payıma yansıma şeklinin ve hastanede görev yapan öğretim üyeleri, hemşireler ve diğer personeller arasında nasıl bir dağıtım yapıldığını ve bu gruplar arasındaki tavan ve/veya taban puanları farkının neye göre düzenlendiğini bilmemin bir çalışan olarak en doğal hakkım olduğuna inanarak ve kurumumuzun da şeffaflığına güvenerek, mağduriyet yaşamam durumunda ise yasal haklarım saklı kalmak kaydı ile, bilgi edinme kanunu çerçevesinde tarafıma yazılı olarak bildirilmesi ve ayrıca Hastane Yönetiminin bu konuda ki mevzuatlarla ilgili biz personellere bilgilendirme semineri vermesi hususunda gereğini arz ederim.” diye bir dilekçe verdim.

Sağ olsun Başhekimlik de 20 sayfalık bir ek ile bana, “Hastanemizde hesaplanmakta olan "döner sermaye ek ödemeleri" 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun 58. maddesi ile Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe göre yapılmakta olup; talep ettiğiniz mevzuat ektedir. Yönetmeliğin ikinci bölümünde yer alan "Genel İlkeler ve Dağıtım Esasları'nda yer alan 4 üncü maddenin 5 inci fıkrası" gereğince yapılan ödemelerde kurumun gelir gider dengesi gözetilmekte ve dağıtılan miktar belirlenmektedir. Kurumumuzca yaptığımız ödemeler; dağıtılan miktara, kişi sayısına, çalışma gün katsayısına, kadro unvanına, birim veya alt birimde üretilen bireysel puanların toplamına, kalibrasyon katsayısına, verimlilik esaslarına, fazla çalışma ve kurul komisyon çalışmaları gibi pek çok değişkene bağlı olarak; anılan mevzuat doğrultusunda hesaplanmakta ve ilgili ay bitimini takip eden ayın on beşinde çalışan tüm personelimizin hesabına yatmaktadır. Yukarıda anılan mevzuatta yer alan, Ek-1 Kadro/Görev Unvan Katsayı Cetvelinde tüm kadro unvanlarının yer aldığı bir cetvel bulunmakta ve bu cetvelde çalışanlar arasında kıdem ayırımı bulunmamaktadır. Kurumumuzda bu cetvelde yer alan her bir kadro unvanına verilen katsayı aralığının üst limitini ödenmektedir. Ayrıca konu ile ilgili bilgi birimimizce detaylı bir şekilde isteyen herkese verilmekte olup, yapılan toplantılarda da ilgili kişilerce bilgi aktarımı zaten yapılmaktadır. Bilgilerinize rica ederim.” şeklinde cevabi bir yazı gönderdi.

Kısaca aldığın 70 kuruş doğru diyorlar (Bu arada Ocak ayı performans farkı tarafıma, mali yılbaşı olduğu için vergi kesintisi olmadığı halde, Şubatta 90 tl olarak yansımış.)

Ben bu yazıdan hiçbir şey anlamadım, bana yüz yüze açıklayın dedim, çünkü yazının sonunda gördüğünüz gibi “konu ile ilgili bilgi, birimimizce detaylı bir şekilde isteyen herkese verilmekte olup, yapılan toplantılarda da ilgili kişilerce bilgi aktarımı zaten yapılmaktadır” denmektedir. Neyse yüz yüze görüşmeye gittiğimde, o kadar karmaşık bir sistem anlattılar ki, bırakın beni, ünlü iktisatçı Marks’ı getirseniz o bile bir şey anlamaz, Das Kapital’i tekrar yazardı. (Tabii bu anlatanların suçu değil, sistem karmaşıklığı veya benim bilgisizliğim (!))

*

Ama biz sağlık çalışanları detayları da bilmek zorunda değiliz! Bize kısa ve öz anlatılması lazım.

Benim 70 kuruş aldığım Aralık ayında ve 90 tl aldığım Şubat ayında (vergi kesintisinin olmadığı ay) komisyon, özellikli birim vb. farkı olmaksızın Başhekim, Başmüdür ve Başhemşirenin aldığı net katkı payı kaç paradır, başka bir deyişle, bir hemşire Şubatta en yüksek kaç para performans katkı payı almıştır? Bunu bana söyleyemezlermiş. İyide devlet sırrı değil ki, biz, Başhekimin, başmüdürün aldığı katkı payının aynısını alalım demiyoruz ama, düz mantıkla nasıl aldığımızı, ne oranda aldığımızı bilmek istiyoruz. (Bunlar kişisel bilgidir demeyin, çünkü devletin kurumunda şeffaflık hakim olmalıdır.)

Eeee… neymiş… Hastanenin durumu kötüymüş. Ondan performanslarımız düşükmüş iddiası var.

İyi de…

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başmüdürü Sayın Prof.Dr. Mustafa Yıldıran 2018 Şubat ayında yayınlanan “Akdeniz Üniversitesi Hastanesi “Hastane Gündemi” adlı bültene yapmış olduğu “2017 yılı Genel Mali Değerlendirme” röportajında;

“2017 gelirleriyle ilgili ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? sorusuna, Hastanemiz 2017 başında sosyal güvenlik kurumuyla 5510 sayılı kanun gereğince 2016 gelirlerine göre %20’nin üzerinde bir artışla global bütçe anlaşması yapmıştır. Bu anlaşma %99 oranında tutturularak sosyal güvenlik kaynaklı gelirlerde hastane en yüksek geliri elde etmiştir. Hastanemizin 2017 yılı SGK ve diğer gelirleri toplandığında, 310 milyon sınırının üzerine çıkarak büyük bir başarı göstermiştir. Ayrıca 1 milyon 80 bin poliklinik işlemi yapılmış, nitelikli ameliyat sayısında %15’ lik bir artış olmuştur. Hastanemiz klinik ve poliklinik hizmetlerinden elde ettiği geliri 2 yıldır düzenli olarak artırmaktadır.”

Yine Başmüdürümüz “Hastanemizde çalışanların özlük haklarıyla ilgili bilgi verir misiniz?” sorusuna “Öncelikle destek hizmetlerimizde çalışan personelimizden hekimlerimize kadar herkes hastanemizin varlığı için olağan üstü fedakarlık içinde çalışmaktadır. Mesela hekimlerimizin performans ödemeleri 2017 yılı içerisinde de sürekli olarak tam zamanında sıkıntı olmadan yerine getirilmektedir… Hastanemiz bu konuda çalışanlarımızın bir varlık paydaşı olduğu bilinci içerisinde herhangi bir mağduriyet oluşturmadan tam zamanında işlemleri yürütmektedir.”demiştir.

Yani Başmüdürümüzün beyanına göre, Hastanemizin elde ettiği gelir düzenli olarak artmakta imiş. Ama maalesef, biz hemşirelerin gelirleri artmadığı gibi, 70 kuruşa kadar düşmüştür. Hatta çoğu arkadaşımız hiç almamaktadır.

En merak edilen soru,

Biz çalışanlar (hemşireler) bu performans farkı hesaplamalarında ne kadar söz hakkına sahibiz? Açıkçası ben, başta hemşirelerin emeklerinin karşılığını aldıklarına inanmadığım gibi, emeklerinin değerlendirilmesi konusunda söz sahibi olduklarına da inanmıyorum. Tabii bu konuda sendikalar, hemşire dernekleri ne düşünüyor, ne yapıyor bilmiyorum!

Şimdi burada hemen, yok yönetmelik şöyleydi, yok ödemelerde kurumun gelir gider dengesi gözetilmekte ve dağıtılan miktar belirlenmekte denecektir.

İyi de bu yönetmelik ve gelir gider dengesi hemşireler SIFIR TL alacak şekilde mi düzenlenmiştir? Böyleyse bile bu değiştirilemez mi?

Bu gelir gider dengesi, herkese eşit şekilde mi dağıtılmaktadır, biz bunları bilmek istiyoruz.

Amacımız kimseyi suçlamak değil, Anayasadan kaynaklanan eleştiri hakkımızı kullanarak, mağduriyetimizin giderilmesi konusunda Yönetime düşünsel destek vermek.

Başmüdürün yukarıda belirttiği “Hastane Gündemi” dergisindeki “..planladığı hizmetleri bütün personeliyle birlikte sevincini paylaşarak kalıcı hizmetler vermeye devam etmek, hastane yönetiminin temel hedefidir.” temennisine ben de katılıyorum.

Fakat, hemşirelerin çoğunlukla sıfır performans veya 70 kuruş aldığını hatırlatarak,

Performans gelir hesaplamalarının adaletli olacak şekilde düzeltilmesi ve alınacak kararlarda söz sahibi olmamız,

Bizi 21. yüzyılda çalıştığımız kuruma yabancılaştırmayacaktır.


 

MAKALE Yorumları