Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

15.05.2013

Okunma Sayısı

17836

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Bu siyasete şapka çıkartırım

Siyasetin güzelliklerini duyduğumda çok memnun oluyorum. Çünkü ben yıllardır siyasetin çirkinliklerini yazan bir gazeteciyim.

Siyasette güzel bir çıkış olduğunda, siyaset müessesesinin geleceğindeki dürüstlüğü görmüş gibi oluyorum.

Kumbul ve Melli

Birkaç gün önce Beyaz Akdeniz Gazetesi’nde Büyükşehir’in eski CHP’li Başkanı Bekir Kumbul’un bir beyanatı yayınlandı.

Bildiğiniz gibi Kumbul, belediye başkanlığı yaparken, ilk darbeyi kendi parti genel başkanından yemişti. CHP’nin o dönemdeki Genel Başkanı Deniz Baykal, Kumbul’u yeniden aday göstermemişti. Ve CHP Antalya’yı Ak Partili Menderes Türel’e kaptırmıştı.

İşte belediye başkanı iken karşısına aday çıkarılarak bir anlamda siyasi onuru zedelendiğini düşündüğümüz Bekir Kumbul’un, Bütünşehir’e aday olacakmış gibi gezdiğini öğrendik. Telefonla arayıp, aday mısınız? Diye sorduk.

Doğrudan, “Aday değilim” dedi ve ekledi: “Ama hazırım”

O kadar tatlı bir yaklaşım ki, hem mevcut Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ı kırmamış oluyor, hem gönülleri yaralamamış oluyor, hem kendi büyüklüğüne yakışır bir yaklaşım sergiliyor, hem de siyaseten dürüstlük yapıyor.

“Aday değilim ama hazırım”

Yani şu anda aday olmadığını söylüyor, Mustafa Akaydın, Genel Merkez tarafından gösterilmemesi durumda ise hazır olduğunu dile getiriyor. Ve ekliyor: “Aday yapılacak olsam dahi ilk şartım mevcut başkan Mustafa Akaydın’ın gönlünün mutlaka alınmasıdır…”

Yani Mustafa Akaydın bir değerdir, kimse onu yok sayamaz, ben de saydırmam.

Neden bunu söylüyor?

Çünkü daha önce aynı ağaçtan Bekir Kumbul düşmüştü, düşmeden onu birileri ağaçtan iteklemeye başlamıştı bile. Deniz Baykal sağlam durmuş olsaydı, Kumbul düşmez, belki biraz yan yatardı dal üstünde ama yine de Antalya’yı Ak Parti’ye kaptırmayacak oyu alırdı.

Gelelim Ömer Melli konusuna.

Dün Ömer Melli’yi aradım.

Biliyorsunuz, Ömer Melli, Muratpaşa Belediye Başkanlığı için Aday Adayı olduğunu açıklamış, Süleyman Evcilmen’in 15 yıldır başarılı bir görev sürdürdüğünü belirtip, “Kan yenilenmesinde Muratpaşa için fayda olacağını düşünüyorum” yorumu yapmıştı.

CHP eski İl Başkanı Ömer Melli’ye, son günlerde siyasi arenada göremiyorum diye sordum.

Sayın Melli o kadar güzel bir cevap verdi ki: “Ben aday adaylığımı açıkladım. Ama seçime uzun süre var, şu anda da Muratpaşa Belediye Başkanlığı koltuğunda bir CHP’li partili arkadaşımız oturuyor. Bu konuda yoğun çalışma yaparak, Süleyman Evcilmen’i ve CHP’yi yıpratmak istemediğim için aday adaylığı çalışmalarımı kendi çapımda yapıyorum. Evcilmen’i de CHP’yi de yıpratmaya, zora düşürmeye kimsenin hakkı olmadığı gibi benim de asla hakkım ve düşüncem olamaz…”

Ne kadar güzel değil mi?

Siyaset bu.

Siyaset kavga sanatı değil, idare etme sanatıdır.

Halkın güvenini kazanma sanatıdır.

Melli aday adaylığını açıkladı, Süleyman Evcilmen, bir tek eleştiri sözü söylemedi. İşte bu da siyasi ahlaktır. Tıpkı Bekir Kumbul’un aday adaylığı kulaktan kulağa konuştuğu halde Mustafa Akaydın’ın Kumbul hakkında tek kelime kötü söz söylememesi gibi…

Siyasetin hoş olan tarafı bu değil midir?

Bazıları o koltukları kapmak için birbirlerini yerken, partilerini de yıpratmıyor mu?

Partisini ve partilisini yıpratan aday adayları, toplumun duyarlı kesimi tarafından bir anda dışlanmıyor mu?

Siyaset uyum sanatı, siyaset ikna sanatı, siyaset iyi geçinme sanatı, siyaset dürüstlük sanatı, siyaset insanlık sanatı olduğu sürece toplum da gereğini bugüne kadar hep yapmıştır, bundan sonra da yapacaktır inancındayım…

MAKALE Yorumları