Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

01.09.2008

Okunma Sayısı

19342

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Bir tane Hollanda var!

Hollandalıları diğer Avrupalılardan ayıran bir özellikleri var. Yüzyıllardır Pasifik ve Okyanus kıyılarında sömürge ülkelerine sahip olmasından dolayı, günümüz Hollanda'sında her ırk, milliyet, din ve kültürden insanlar yaşamakta ve bu yaşam tarzı Hollandalılara diğer farklı insanlara karşı ayrı bir müsamaha ve bakış açısı getirmiş. Bunun sonucunda Hollandalı turistler, yurtdışında en rahat, komplekssiz ve toleranslı profile sahip olmuşlar. Zamanında sömürdüğü Uzak Doğu'da Endonezya'dan Latin Amerika'daki Surinam'dan göç edenler ve iş gücü olarak yerleşen yabancı işçiler ile son derece renkli bir toplum oluşturan Hollanda bir butik ülke gibi. İnsan hakları, ileri demokrasi ve bireysel hür yaşam en tepe noktada yaşanıyor.  Hollanda devleti bireylerin haklarını ve yaşam tarzlarını kanunlar ile hem garantiliyor hem de çok sıkı denetliyor. Hollanda da herkes eşit: İnsanlar aşırı duygusallıktan ve özentiden  sıyrılıp 'pratik mutluluk' a geçmişler. Her konuda çok rahatlar ve tatile çıkmayı çok seviyorlar ve hala en çok bu konuda para harcıyorlar. Tek dikkat ettikleri husus fiyat: En kalitelisini en makul fiyata almayı çok seviyorlar.

 

Pratik mutluluk yaşanan ülke..

 

Uzun yıllardır büyük tutku ile dünyanın en uç noktalarına kadar hiç çekinmeden, rahatça tatil yollarına düşen Hollandalıların en büyük tutkuları ise hiç değişmemiş:  Bozulmamış doğa, tertemiz sıcak denizler, değişik kültürlerin mutfakları…

 

İşte tam bu sebepten dolayı taa , 60'li yıllarda  Türkiye "karavancı" Hollandalıların ilgisini çekmeye başladı. Özellikle Ege ve Marmara bölgesinde sıklıkla Hollanda plakalı karavan araçları ve Hollandalılara ait çadırlar görülüyordu. Bu hareket seksenli yıllara, Türkiye'de tüm kampingler otele dönüşünceye kadar devam etti.

 

2001 yılında Türkiye bir numaralı ülke olmaya aday gösteriliyordu.

 

2001 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 44 oranında artışla 632 bin Hollanda vatandaşını turist olarak ülkemizde ağırladık. Hollanda, Türkiye'nin en büyük pazarları arasında 4. sıraya yerleşti. Göstergeler artışın devam edeceği yolundaydı. Hollanda pazarı, Türkiye'nin ilk 15 pazarı arasında en iyi performans gösteren pazar olarak dikkat çekmişti. 1990 yılında Türkiye'ye sadece 150 bin Hollandalı turist gelirken, bu rakam 2001'de 650 bine yaklaşmıştı.

 

23.500 Euro ortalama milli geliri olan, nüfusunun yüzde 57'sinin evlerinden internet'e bağlanabildiği, ekonomisi 372 milyar Euro GSYİH üreten bu pazardan Türkiye'ye gelen turistlerin bıraktığı ortalama harcama 814 ABD doları idi. Bu rakam, Türkiye'ye gelen tüm yabancı turistlerin ortalama harcaması olan 764 doların üzerinde bir rakam olarak göze çarpıyordu.

 

2000'li yılların başında, havacılık endüstrisindeki gelişmeler, gittikçe ucuzlayan ve bollaşan charter koltuğu kapasitesindeki büyük boyutlardaki gelişme; bu orta mesafe Kuzey Avrupa pazarını Türkiye'ye günden güne yaklaştırıyordu. Daha önemlisi, Türkiye'yi bir turizm destinasyonu olarak iyi tanıyan Alman ve İngiliz tur operatörlerinin Hollanda pazarında etkin olması, bu ülkelerdeki Türk kökenli tur operatörlerinin başarıları önümüzdeki yıllarda Hollanda başta olmak üzere Benelüks ülkelerinden gelen turist sayısındaki artış trendinin devam edebileceğine işaret etmekteydi.

 

Hollanda-Türkiye arasında uçak koltuğu konusunda da önemli bir sıkıntı yaşanmıyordu.

 

Gurbetçi sayısının en yoğun olduğu ülkelerden olan Hollanda'dan THY ve KLM'nin tarifeli seferleri yanında Air Anatolia, Onur, Pegasus, Sun Express, SKY, Atlajet, Martinair, Freebird'ün  AirAlfa, Flyair gibi firmaların aralarında bulunduğu çok sayıda charter firması Türkiye'ye sefer düzenliyordu…

 

Bu başarıya rağmen Türkiye'nin pazardaki payı  yüzde 4'ü geçmiyordu.

 

Kendimizi fuarlarda yeterince tanıtamamamız, çok sayıda ufak çapta Türk kökenli tur operatörlerinin kurulup yaşanan acente ve tur operatörü iflasları, Körfez Krizi, Hollandalıların, 'daha ucuz' olduğu gerekçesiyle, komşu ülkelerden –özellikle Almanya'dan- rezervasyon yapmaları, Türkiye'de artan Rus pazarı ve biraz da 'işler iyi gidiyor' mantığından doğan, Türk turizmcilerin şımararak, Hollanda pazarını küçümsemelerinden doğan hatalar üst üste geldi.

 

 

2001 yılına kadar Hollanda pazarı bütün destinasyonların dikkatini çekmişti:

 

4,5 milyondan 14 milyona, dünyada 8inci sıraya yükseldi…

 

Yurtdışı seyahatlerine 2000 yılında 11,4 milyar dolar harcayan Hollanda pazarı, Türkiye'nin dördüncü en büyük pazarı haline geldi. Hollanda bir yandan da dünyanın en hızlı büyüyen outgoing destinasyonlarından birisi olarak dikkat çekiyordu. 1980'lerde yurtdışına çıkan Hollandalı sayısı sadece 4,5 milyon civarındayken, bu rakam 2001'de 3 katına ulaşarak 14 milyonu aşmış bulunuyor. 16 milyon nüfuslu bu ülke, uluslararası seyahatlere en çok harcama yapan ülkeler arasında ise 2000 yılında 11,4 milyar ABD doları ile 8. sıradaydı.

 

Bu pazar Türkiye'nin ilk 15 pazarı arasında en iyi performans gösteren pazar olarak dikkat çekmişti. 1990 yılında Türkiye'ye sadece 150 bin Hollandalı turist gelirken, bu rakam 2001'de 650 bine yaklaşmıştı. Bu başarıya rağmen Türkiye'nin pazardaki payı sadece yüzde 4 civarındaydı.

 

 

2001'den sonraki ikinci patlama 2005'da oldu

 

2001 ve 2004 yılları arasında önemli bir artış yaşanmazken, patlayan Low Cost Carrier pazarı ve Avrupalı büyük tur operatörlerinin Hollanda'ya daha çok önem vermesiyle birlikte, bu pazardan Türkiye de faydalandı. Bu furyada Corendon gibi bir çok Türk menşeli havayolları kuruldu. Ama Onurair'in durumu başkaydı: Hollanda Türkiye arasında gerçek bir hava köprüsü olmaktan çok öte küçük ve orta boy tur operatörlerinin yaşam kaynağı idi aynı zamanda. Koltuk paralarını bu tur operatörlerinden çok geç veya hiç tahsil edememesine karşı yine çok bonkör bir davranış ile piyasadaki hareketliliği sunduğu koltuklar ile ayakta tutuyordu.Boş koltuk riskini airline olarak kendi taşıyordu.

 

Hollanda turizm pazarında 2005 yaz sezonu, Türkiye'nin uçuş destinasyonları pazarında Akdeniz çanağındaki pazar payını yüzde 40'lar seviyesine çıkardı, Türkiye 970.000 ve yüzde 23 büyüme ile pazarda lider durumuna geçmişti.

 

2006 çöküşü

2005 yılında Onur Air'e getirilen Hollanda'ya iniş yasağı, büyük çöküşün habercisiydi adeta. Özellikle Hollanda'nın iç pazarıyla, İspanya'yla ve Uzakdoğu'yla Hollanda pazarında rekabet edemeyen Türkiye, bu pazarda kan kaybetmeye başladı.

 

Birçok Hollandalı tur operatörü, Türkiye'ye büyük ihtiyatla yanaşırken, bazı Türk kökenli tur operatörleri aşırı fiyat kırma amaçlı stratejilerini ön planda tutarak aynı ürünler ile birbirlerine adete saldırdılar..

 

 

2006 Yaz sezonu satışlarının başladığı ilk haftalarda, Türkiye satışlarında yüzde 10 gibi gerileme olduğu gözlemlenmekteydi. Ocak ayı başlarından itibaren ise, satışlarda yüzde 60'lık bir düşüş yaşanmış olup, Hollanda Seyahat Acenteleri Birliği ANVR'nin, 20 mart itibariyle yaptığı araştırmaya göre, yaz 2006 satışlarında Yunanistan, geçen yıla göre yüzde 23, Portekiz yüzde 16 ve İspanya yüzde 13 yükselme kaydetmiştir. Türkiye ise geçen yılın yüzde 47 gerisinde seyretmesine rağmen piyasayı yeniden harekete geçirecek çalışmalar bir türlü netice vermiyordu.

 

Bu gelişmelerden sonra, Hollanda pazarında 2006 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında ciddi sayılabilecek uçak iptalleri yaşandı. Hatta bazı firmalar Hollanda turizm medyasına yapmış oldukları açıklamalarda, yüksek sezon uçaklarını bile iptal ettiklerini veya başka destinasyonlara yönlendirdiklerini bildirmişlerdi.

 

Son dakika satışları ile rezervasyonlarda hareket bekleyen tur operatörleri ise, ancak Nisan ortasında çözüm önerilerini bir araya gelip sunabildiler. Ana istekler, 'Girişlerde Hollanda vatandaşlarına uygulanan vize kaldırılsın, uçak benzininde yüzde 50 indirime gidilsin ve de Devlet Hava Meydanları sezon sonuna kadar havaalanı vergisini kaldırsın' şeklinde idi

 

Düşüşlere hep gerekçe arandı, ama…

Hollanda pazarında yaşanan ani ve şiddetli düşüşü kimi turizmciler karikatür krizi veya "İslam fobisi" bağlarken, Hollanda Seyahat Acenteleri Birliği ANVR'nin yaptığı araştırmadan farklı veriler çıkıyordu: Türkiye'nin Hollanda pazarındaki düşüşü eksi yüzde 47 iken, diğer İslam ülkeleri Mısır artı yüzde 4, Fas artı yüzde 34 ve Tunus artı yüzde 40 şeklinde olmuştu.

 

Türkiye'ye genel bir güven bunalımı başlamıştı:

 

Hollanda Turizminde Marketing problemi ciddi bir sorun

 

Bu konuda en çarpıcı açıklama Ilıca oteli Genel Müdürü Yakup Demir'den gelmişti

 

 "Vakit buldukça katıldığım ve takip ettiğim bu fuar, önemli boyutta kan kaybetmiş ve gelecek yıllarda da kaybetmeye devam edecek gibi. Özellikle 2007 sezonunda birçok turizm firmasının batışı, Hollanda halkının bu sektöre olan desteğini azaltmış gördüm. Konuyu Utrecht Jaarbeurs yetkililerine sorduk. Aldığımız cevap; bu yıl katılımcılarda %20 oranında azalma olduğu ve bu azalmanın da internet satışlarının ön plana çıkmasından kaynaklandığı yolundaydı. Sanki beyanlarının içinde Turizm Fuarının geleceğinin tehlikede olduğunu söylüyorlar gibiydiler. 

 

Arzumuz, en kısa zamanda Hollanda pazarının Türkiye organizasyonunda, en azından eski günlerine dönmesi ve bunun için gereken toparlanma ile güvenilirliliği yeniden kazanması. Zira Avrupa pazarında, Hollanda potansiyeli kesinlikle küçümsenemez, aksine bu pazara ilginin artarak devam etmesinin gerekliliği ve zorunluluğu vardır.

 

Tur operatörü olarak kendini tanıtanlar, ya lokantacı ya da manav…

 

Fakat fuarda cılız ve yarını olmayan tur operatörleriyle bu işin olamayacağını bir kez daha gördük. Zira geçen yıl gördüğümüz aynı tipleri bu yıl göremedik. Ama farklı tipleri maalesef tekrar gördük. İşte bunlar gerçek ve kaliteli satıcıları da yaptıkları olumsuzluklarla ortadan kaldırmışlar. Veya kaldırmak üzereler… Çaresi nasıl bulunur bilemiyorum ama 'ben tur operatörüyüm' diye çıkanların özüne indiğimizde, hâlihazır işlerinin ya lokantacı, ya da manav olduğunu öğreniyoruz."

 

Hollanda'yı tam okuyamadık, pazarı anlayamadık:

 

.Hollanda pazarı artık Türkiye'de stratejik olarak masaya yatırılmalı. Hollanda pazarının 2001 ve 2005 sıçramalarında özellikle Ege bölgesini tercih etmiş olması, tekrar canlanmasıyla halinde, Ege bölgesi için önemli bir sigorta görevi yapar.

 

 NBTC-NIPO "Hollanda Pazarında Turizm Ülkesi Olarak Türkiye" Araştırması bir göz atacak olursak:

 

 Türkiye İmajı:  Türkiye'ye seyahat eden Hollandalıların gözünde Türkiye ile ilgili algılamalar; güneşli ve güzel iklim (%63), güzel kumsallar (%21) ve deniz (%20), güzel yiyecek ve içecekler (%14) arkadaş canlısı insanlar (%10) şeklindedir.

 

Hollandalılar, Türkiye'yi misafirperver, kendine özgü, geleneksel bir ülke olarak algılamaktadırlar. Türkiye'yi ziyaret eden kişiler Türkiye'nin lüks, güvenli ve hoşgörülü bir ülke olduğunu düşünmektedir.

 

Ayrıca, Türkiye'ye yönelik "her şey dahil, ucuz ülke" imajı Hollanda pazarında yerleşmiştir.

 

Memnuniyet Unsurları: Türkiye'ye gelen Hollandalı turistlerin %92'si ziyaretlerinden memnun kalmış ve Türkiye'yi yakınlarına tavsiye etmiştir.

 

• Cazip fiyat seçenekleri

• Deniz ve sahillerin güzelliği

• Güzel iklim

• Türk mutfağı

• Kültürel zenginlik

• Sağlık amaçlı geziler ve aile tatilleri için uygun seçeneklerin var olması

 

Konuştuğum tüm tur operatörleri ve seyahat acenta sahibi ve yetkilileri tarafından yaptığı çalışmalar ve gösterdiği gayretler için büyük övgü alan Hollanda Kültür ve Turizm Ateşesi Murat Karakuş ile Hollanda pazarını görüştük, bana söylediklerini aynen aktarıyorum:

 

 " Dünyanın her bölgesinde turist destinasyonlarına ilişkin benzeri olaylar yaşanmaktadır. Hollandalılar da bu tür olaylara ancak dönemsel tepkiler vermektedirler. Ancak bu olumsuz tepkileri belirli bir süre sonra unutulmaktadır. Öyle ki Karikatür Krizi, Teo Van Gogh'un öldürülmesi olayı ve en son yaşanan Fitna Filmi Krizi'nde dahi Mısır, Tunus ve Fas gibi ülkelere yönelik rezervasyonlarda bir düşüş yaşanmaması bu tür olayların turizmi çok derinden etkilemediğine işaret etmektedir.

 

iyiler ile kötülerin ayıklanmalı

 Türk kökenli girişimcilerin 90'lı yılların ortalarından itibaren başlattıkları yatırımların Hollanda pazarında Türkiye'nin bu seviyelere gelmesindeki önemi yadsınamaz bir gerçektir. Ancak, gelinen nokta, yukarıda ifade ettiğimiz gibi, geleceğin de bir nevi soru işaretleri taşımasına neden olmaktadır. Şöyle ki, bu süreci bir şekilde "iyiler ile kötülerin ayıklanması" olarak tanımlamak mümkündür. Bu olumlu bir görüntü gibi görünse de, yine yukarıda ifade ettiğimiz gibi, uzun vadede Türkiye pazarının büyük tur operatörlerinin kontrolünde, tekel şeklinde bir oluşuma sürüklenmesinin de işaretlerini taşımakta olup, bunun sonuçlarının neler olabileceği ise hepimizin malumudur.

 

Bakanlığımızın Hollanda pazarına son 2 yıldır yaptığı büyük yatırıma ve Müşavirliğimizin gayretlerine karşın, bahsi geçen olumsuz nedenlerden dolayı, 2006 yılı öncesindeki rakamsal gelişmeyi yakalamakta zorlanmaktayız. Bu denli sıkıntılarla dolu bir pazarda anılan güven bunalımı sürecinin mutad çalışmaların PR desteği ile güçlendirilerek, büyük rakamsal artış beklentilerinin yerine pazar payının korunarak istikrarlı bir yapıya sahip olunarak aşılması gerektiği kanısını taşımaktayım.

 

Hollandalıların 2/5 Daha Türkiye'yi görmemiş

Ayrıca Öncelikle belirtmekte yarar vardır ki, Türkiye'nin Hollanda'da yerleşik imajı tamamıyla ucuz fiyat seçenekleri sunan bir yaz destinasyonu olmasıdır. Türkiye diğer ulaşım araçlarının kullanımının son derece kısıtlı olduğu bir uçuş destinasyonudur. Bu yönü ile rakipleri ile eşit şartlarda yarışamamasına karşın, yaklaşık 4.0 milyon kapasiteli uçuş destinasyonları pazarında 651 (2007 rakamı) bin pax ile pazar payı en yüksek olan ülkedir. Müşavirliğimizce CVO isimli Pazar araştırma şirketine yaptırılan araştırmaya göre, Hollanda nüfusunun 2/5'si halen Türkiye'yi görmemiştir. Türkiye'nin ucuz ülke imajı orta ve üst gelir gruplarının Türkiye'ye yönlendirlimesine engel teşkil eden en büyük sorundur.

 

Her şey dahil farklılığı ülkeler arası farklılığı yok etti

 

Tartışılması gereken bir konu ise herşey dahil sistemidir. Öncelikle hizmet üreticisinin herşey dahil sistemini kendilerinin ve ülkenin geleceği çerçevesinde yeniden sorgulanmasında  yarar olduğu düşüncesindeyim. Gerek basın, gerek tur operatörleri ve gerekse tüketicilerle yaptığımız görüşmelerde Türkiye'nin ucuz fiyat seçenekleri sunan herşey dahil sistemi nedeniyle çok hızla büyüdüğü ifade edilmektedir. Ancak tüketicinin aynı destinasyondan sıkılmaya başladığı ve benzer konseptler ile pazarda yer almaya başlayan Tunus, Fas ve Bulgaristan gibi ülkelerden farkının kalmadığı, turistin ülkeye ait olumlu ya da olumsuz hiç bir izlenim edinemediği sıklıkla ifade edilmektedir.

 

Kış sporlarını ele almak gerekirse; Hollanda'da var olan talepten pay almak mümkün görünmektedir. Holllanda'dan Türkiye'ye yönelik kış sporları amaçlı seyahatler yıllık bazda 2500-3000 pax düzeyinde tahmin edilmektedir. Bu pazardan pay almanın sadece reklam vermekle mümkün olamayacağı da başka bir gerçektir. Müşavirlik olarak bu konularda çalışmalara süratle başlamış olmakla birlikte, bilinmelidir ki, hizmet üreticisinin de pazara ilgi duyması, ürününün pazarda satılması için tanıtım yapmaya ürününü pazarlamaya hazır olması gerekmektedir.

 

Dünyada turizm hareketleri konusundaki trendler her geçen gün değişmektedir.Kitle turizminin gerçekleri ise hepimizin malumudur. Yapılması gereken, ürünün pazara, döneme ve beklentiler doğrultusunda çeşitlendirilmesidir.

 

Ve son olarak  OAD'ın yıllardır Türkiye ürünlerini büyük bir başarı ile yönlendiren Yavuz Ataç şu konuya dikkatimizi çekiyor ve

 

Yunanistan ve İspanya yüzde 1 oranında artış kaydederken, yaz sezonu pazarı da küçük oyuncu konumunda olan Mısır ise yüzde 20 civarında artış gösterirken Türkiye Hollanda pazarlarında hala düşüş gösteriyor  ve düşük dolar kuru Hollandalıları uzaklara yönlendirdi diyor:  Hollanda'dan Amerika Birleşik Devletleri yüzde 47, Orta-Amerika yüzde 18, Karibik ise yüzde 6 artış var ve sözlerine "Bu fırsatı kimse kaçırmak istemiyor' diye ekliyor.

 

 


Hüseyin Baraner
Managing Director

TRAVEL NETWORK
Turizm Araştırma ve Strateji Merkezi
Zerdalilik Mah. Burhanettin Onat Cad.No: 74/9, 2nci Ateş Apt.
Antalya/Türkiye
+90 0242 321 64 11 Fax: +90 0242 321 64 11 /
Mobile: +90 532 5570459 /+49 177 8387972
hbaraner@gmail.com baraner@baraner.com
www.tourexpi.com www.baraner.com, www.trav.io




--
Hüseyin Baraner
Managing Director

TRAVEL NETWORK
Turizm Araştirma ve Strateji Merkezi
Zerdalilik Mah. Burhanettin Onat Cad.No: 74/9, 2nci Ateş Apt.
Antalya/Türkiye
+90 0242 321 64 11 Fax: +90 0242 321 64 11 /
Mobile: +90 532 5570459 /+49 177 8387972
hbaraner@gmail.com baraner@baraner.com
www.tourexpi.com www.baraner.com, www.trav.io

 

MAKALE Yorumları