Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

10.05.2019

Okunma Sayısı

1358

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Bilimin Haysiyeti

Bilimin Haysiyeti

 

Tam da sırası gelmişken hatırlatma yapmalıyım; yalancılığıyla, mürailiğiyle, kindarlığıyla, Cumhuriyet değerleri ve Gazi Paşa düşmanlığıyla ünlenmiş bazılarına sırf hoş görünmek, belki de daha yüksek mevkiler bekler umuduyla yağlamak ve yalakalık yapmak için verilen "fahri doktora" payeleri, bilimin haysiyetine saldırıdır, kasttır. Renkli ekran ve boyalı basın haberlerini duyup gördükçe, insanlığımdan utanıyorum. 

Hayatımın 45 yılını anamın ak sütü kadar temiz ve helal emeği olan bendeniz gibi onurlu akademisyenleri düşündüm... 

Bilimsel ürün yüklü akademik hayatımın gereği "akademisyen" sıfatım karşısında, bu ilkellikleri gördükçe, okudukça kahroluyorum. 

Nedir bu rezalet? 

Doktora diploması bu kadar "basit" bir kavram mıdır? 

Bre "rektör" sıfatlı sıradan vatandaşlar, üniversite senatoları kendinize gelin, bilimin haysiyetine sahip çıkın. Bilimin ırzına tecavüz var! İmdat!..

***

Bugün ise, darbelere çanak tutan, fikre polisiye kuvvetlerle, eleştiriye kaba küfürle karşılık veren, fikri münakaşaya devletin gücü olan nüfuzla baskı yapan ve manevi kudretle cevap veren bir zihniyetin bulunduğu bir dönemde ne kadar bilim konuşulabilir ki? 

***

Eğitim sistemindeki fizik, kimya, biyoloji ve matematiğin "din dersi" ile eşit tutulup, "neden fizik dersi kaldırılsın denmiyor da din dersi kaldırılsın deniyor, fizik kaldırılsın...” diyen yetkili konumundaki şahısların idare ettikleri bir ülkede bilimi konuşmak, bilim kültüründen bahsetmek, bilim toplumu hayalini kurmak ne mümkün!

Bar olanı da yok ederek geriye gidiliyor.

***

Otoriter, totaliter bir zihniyetin bulunduğu bir zeminde, bilim yuvalarında aydınların yetişmesi mümkün değildir. 

Kişisel gayretler sonucu ortaya çıkan ürünler ve duyulan ”cılız” bilimsel seslerin sahiplerini burada tenzih ederek, bazı tespitleri yapmak gerek. Hasbelkader bulundukları mevkide devlet erkini “derin güç” olarak kullanma hastalığına tutulan kimi bürokratlar, yetkilerini aşabilmekte fakat bunu saklamak, kamufle etmek istedikleri her hareketlerinde belli etmektedirler. 

***

İnsan haklarının, demokrasinin, özgürlüklerin, hukuk üstünlüğünün gerçekleşmediği ülkede bilim olmaz. 

Sadece "bilim insanı" kılığına (kisvesine) bürünmüş “dalkavuklar”, “yalaklar”, “sahte bilimciler”, “kopyacılar” yetişir!

Bir ülkede "aydınlar" ve akademisyenler dalkavuk olursa, o ülke felakete gider. 

Ama, bir ülkede devlet ve siyasiler bilim adamlarından feyiz alırsa o ülke yücelir ve yükselir.

***

Milli ve dini değerleri istismar eden ve bunlardan “rant” sağlamaya çalışan siyasetçi ile tarih ve Atatürk’ü kalkan yaparak maddi-manevi rant paylamaya çalışan “sözde aydın”, akademik etiket ardına sığınan içi boş “bilim insanıyım” diyen eyyamcılar arasında hiçbir fark yoktur. 

Hepsi “sahte” kimlikle “rant” peşindedir. 

Hepsi de “kutsal değerleri” istismar ediyor!

***

Gerçeklikten soyutlanmış düşsel bir dünyanın figüranı olmuş insanlar; kendinize gelin ve saf gerçeğe dönüp sarılın ona...

O saf gerçek ki doğadır; 

yakınınızdaki sevdiklerinizdir; 

kitaptır.

Okuyarak keşfet onu, oku insanı...

Dedik ya kitap okumak insanı okumaktır. Bilimin haysiyeti onurlu bilim insanlarının koruması altındadır.

MAKALE Yorumları