Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

24.02.2019

Okunma Sayısı

3236

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Beka-Meka Meselesi!-1

Çok muhterem politikacıların dilinden düşmeyen “Beka Meselesi” konusunu tekrar ele alalım.

Hatırlatma yapalım: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli sınırları dışında tek toprağı, Suriye'nin sınırları içinde kalan ve adı da "Süleyman Şah Saygı Karakolu" olarak bilinen vatan toprağı vardı, hatırladınız mı?

Vatan toprağı denilince kıyas kabul etmez, ayrıcalık kabul etmez bir ilke akla gelir: Milli sınırlarımızdaki Ankara, Antalya, Kars, Edirne, Trabzon, İzmir, Adana ne anlam taşıyorsa ne demekse bu vatan toprağı, yani "Süleyman Şah Saygı Karakolu" da aynıydı-aynıdır. Orası Türk vatan toprağıydı.

Bu ülkeyi idare eden çok muhteremler, karakolda görevli askerlerimize, muhtemelen "çatışmayın" talimatını vererek tek kurşun bile atmadan, o milli toprağı IŞİD eşkıyalarına teslim ettiler! Türk Kayı Boyu lideri Süleyman Şah'ın kemiklerini mezarından çıkarıp apar topar kaçırdılar.

Kimler?

On yedi yıldan beri ülkeyi idare eden bu muhteremler!

Bu olay her nedense "beka meselesi" olmadı!

Ege Denizinde Lozan antlaşmasıyla Türkiye toprağı olarak tescil edilmiş 17-18 (sayı değişken) ada ve kayalığı Yunanistan'ın işgaline terk ettiler!

Çok muhteremler bunu da bir "beka meselesi" etmediler!

Hatırlarsınız, Ege Hava Sahası, Kıta Sahanlığı konusunda sürekli ihlaller olduğunda, Türk jetleri ve deniz kuvvetleri tarafından karşılık verilirdi. Hatırlayalım bu karşı duruşa havada "it dalaşı" denilen taciz etme ve "savaş" konumuna gelme gibi eylemler olurdu (Hava Kuvvetleri pilotun ifadeleriyle).

Şimdilerde Türk hava sahamız ve kıta sahanlığımız Yunanistan ordusu tarafından sayısız defa ihlal edildi, halen de ediliyor!

Bu ihlaller de "beka meselesi" olarak algılanmadı!

Yunanistan başbakanı Türkiye'ye geliyor, İstanbul Büyük Adadaki Ruhban okulunu ziyaret ediyor, Bursa Rum Kilisesi papazına üst düzey unvanlar veriliyor, bu olay da "beka meselesi" edilmiyor!

Hatırlarsınız; Irak'ın kuzeyinde, Süleymaniye’de askerlerimizin başına çuval geçirildi, meçhul olan bir yerlere götürüldüler. "...ABD'ye nota verecek misiniz?..." sorusuna karşılık, "...ne notası müzik notası mı?..." diye yanıt geldi.

Bu onur kırıcı olay bile "beka meselesi" sayılmadı!

Hatırlatalım yine; Filistin'e yardım götüren "Mavi Marmara" gemisi İsrail tarafından vuruldu, yanlış hatırlamıyorsam gemideki dokuz vatandaşımız öldürüldü!

Bunu da "beka meselesi" yapmayan muhterem politikacılar, Türk Deniz Kuvvetlerini bile yerinden kımıldatmadılar!

***

Bakınız daha neler oldu da neler...

 

Hatırlayınız, balık hafızamızı zorlayalım: Muhteremler çözüm süreci başlattılar. Teröristler Habur’da davul zurna ile karşılandılar. Habur'dan Diyarbakır'a zafer işaretleri yaparak günler süren konvoylar halinde geldiler. Şenliklerle karşılandılar! Habur'a çadır mahkemeler kurdurdular. PKK’nın militanlarına "...Sen pişman olduğun için geldin değil mi?..." sorusuna, "...Hayır liderimin emriyle geldim, pişman değilim..." demelerine rağmen bu teröristler ceza verilmedi.

Bu husus zaten "beka" meselesi (!) değildi!

PYD lideri teröristi Ankara'da konuk edip ayağına kırmızı halılar serildi! Devletin en üst düzey yetkilileriyle görüşmeler, pazarlıklar yapıldı.

Bu da hiç "beka meselesi" sayılmadı!

Bay Barzani Ankara'da Devlet Başkanı gibi karşılandı, "Kürdistan" paçavrası nazlı Al Bayrağımın yanında gönlere çekildi!

Bu da "beka meselesi" değildi!

Peşmergeler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş gününden, bir 29 Ekim gününde, milli sınırlarımızdan geçirilerek "Cobani" bölgesindeki PYD’ye yardıma gönderildi. Bu, Barzani için, terör örgütü için bir zaferdi.

Ama Türkiye'yi idare eden muhteremler için "beka meselesi" sayılmadı!

Eşkıya başı abdullahın bildirisi Diyarbakır meydanında okutuldu!

Bunların hiçbirisi "beka meselesi" olmadı!

Fakat kasabanın belediye reisinin, il encümen azasının, köy muhtarının seçilmesi ya da seçilmemesi "beka meselesi" oluyor!

Eğer adaylar "adam kandıran parti"den seçilirse, Türkiye'nin "beka meselesi" olmayacak, başka partilerden seçilirlerse "beka meselesi" olacak!

MAKALE Yorumları