Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUSTAFA EGEMEN
TURİZMCİ GÖZÜ İLE
mail_outline : mustafaegemen@transtalya.net
Dinle

Yayın Tarihi

14.06.2019

Okunma Sayısı

5216

Makaleyi Paylaş

Bayramın ardından

 

Sevgili Okurlarım,

 

9 günlük tatil başladı ve bitti.  Geçen gün bir programda tatil dönüşlerinin hep üzüntülü olduğunu ve bunun için de tatile gitmemenin daha uygun olacağını söylüyorlardı. Bilemem ne kadar doğrudur.

Yine yollar kan gölü gibi oldu. Peki, kazaları önlemek için ne yaptık? Çocuklarımıza birer adet kırmızı düdük verilmesini tavsiye ettik. Yetti mi? Yettiyse neden bu kadar kaza oldu. Onlarca can yollarda kaldı. Yaralıları saymıyorum…

 

Bayramın 3. günü yani 6 Haziran 2019 Perşembe sabahı Adana’ya gitmek üzere eşimle birlikte aracımla yola çıktık. Cuma günü işe gidecekler ile işyerlerini açacak olanlar yollara dökülmüştü. Dönüş başlamıştı. Ancak özellikle Antalya Adana karayolu bildiğiniz gibi Gazipaşa’dan Silifke’ye kadar oldukça virajlı bir yoldur.  Virajın birinden çıkarken diğerine direksiyonunuzu çevirmeye başlarsınız. Neyse ki bazı kısımlarında tüneller açılmış ve yol biraz rahatlamıştı. Yine de 60 kilometreye yakın bir kısmında hem viraj hem de rampalar inişler çıkışlar oldukça zorlu bir güzergahtır. Yoğun bir trafiğin olduğu bu güzergahta TIR’lar, oldukça fazla yüklenmiş ve eskice kamyonlar yollara düşmüştü ve trafiğin içerisinde arkalarında onlarca araç konvoyları oluşmasına neden olmaktaydılar. Hatırlarım, eskiden Bayram tatili gidiş ve dönüşlerinde bu ağır vasıtalara izin verilmezdi. Taşucundan itibaren yolun her iki tarafına park etmiş yüzlerce araç arasından üç şerit halinde ilerlemeye çalışan binlerce araç kuyruğu vardı.  Bazı kavşaklarda bölgenin amirleri çeşitli önlemler alarak kırmızı ışıları trafik polisleri ile açarak hızlandırmaya çalışıyorlardı. Çoğunlukla bütün yol boyunca trafik polisleri görevlendirilmediğinden bir sonraki ışıkta yeniden yığılmalar oluyordu. Işıkların süreleri optik algılayıcılarla donatılmadığı için belirlenen süre kadar yanmaya devam ediyordu. Kavşaktan bir araç dönüyor, ayrılan 30 saniyenin 29 saniyesini kırmızı ışıkta yüzlerce araç beklemek zorunda kalıyordu. Kullanılan yakıtın haddi hesabı yoktu. Lüzumsuz bir kayıp.. Sanki bizim petrol kuyularımız varmış gibi…. Her neyse 3 saatlik mesafeyi 5 saatte giderek yolculuğumuzu tamamladık.

 

9 günlük tatilin son günü olan Pazar günü de sabah itibariyle Adana’dan Antalya’ya aracımızla hareket ettim. Yol boyunca hiçbir trafik polisi ve denetimi görmedim. Yollarda yine ağır yük araçları boş dolu hareket halindeydiler ve arkalarında onlarca araç kuyruk oluşturmuş yolun çift yönlü olan kısımlarına kadar devam etmek zorundaydılar. Oysa ki bu araçları belli yerlerde kenara çekip arakasında konvoy olan araçların önünü açarak trafiğin akışını sağlayabilirlerdi.

 

Gazipaşa havalimanından itibaren Antalya’ya kadar yoğun bir araç trafiği vardı. Gerek Havalimanlarına bölgeye tatile gelenlerin transferleri yapan araçlar ve gerekse tatilcilerin kendi araçları ile oldukça yoğundu. Daha önce de bir yazımda Mahmutlardan Antalya Havalimanı kavşağına kadar 58 adet trafik lambası olduğunu yazmıştım. Her birisi en az 60 saniye yanıyor. Ana arterlerde her bir trafik lambasında yüzlerce araç gelip kırmızıda bekliyor. Bu sefer bir şey daha dikkatimi çekti. Bildiğiniz gibi çoğunlukla yollarımız 2 şeritten oluşuyor. Yavaş gidenler sağ şeritte, hızlı gidenler de sol şeritte yürümeye çalışıyor. Çoğunluk sol şerit’i işgal ediyor.  Aynı zamanda sola dönüş yapacak kavşaklarda araçlar da sol şeritte devam edip dönüş noktalarında şeridin kapanmasına neden oluyor. Gidiş ve geliş yollarının ortasında gereğinden geniş alanlar oluşturan orta refüj var. Buralara uzunca cepler yapılmış olsa 58 adet trafik lambasının bulunduğu yerlerde en azından sola dönecek olan araçların yolu kapatmasına engel olunabilir ve 2. Hızlı şerit olarak ifade edilen sol şerit de akışkanlığını devam ettirir. Bunu düşünmek bu kadar zor mu? İlla ki birilerinin bu yollarda ölmesi mi gerekiyor? Ancak vatandaşın ölmesini de pek umursamıyorlar galiba.. Hatırı sayılır birilerinin mi kaza yapıp yaralanması veya ölmesi gerekiyor?

 

Siz istediğiniz kadar Alanya Antalya arasını bol şeritli olarak yapın, uygulamaları pratiğe çevirmediğiniz takdirde yaptığınızın hiçbir anlamı kalmıyor…

 

Evlerine kazasız belasız ulaşabilenleri kutluyorum..

 

Görevleri bunları düşünüp ve vatandaşının konforunu sağlayacak yaptırımları uygulayacaklar kendi işlerinin dışında başka işlerle uğraşmaktan kendi işlerini yapmıyorlar…

Eğer bölgemize gelen misafirlerimizi rahat ettirmeyi düşünüyorsak bu sadece yatak sayısını artırmakla olmuyor. Alt yapınızı da buna göre hazırlamanız gerekiyor..

Lütfen herkes kendi bildiği işi yapsın..

Ve en gerekli olanı da işini yapsın…

Kişinin işidir ayinesi laf’a bakılmaz..

Bizimkiler sadece laf ebeliği yapıyorlar…

Birileri yaralanmadan, ölmeden, önemli olan öngörerek bunlara engel olacak projeleri hayata geçirmekle olur.

Sağlıcakla ve afiyetle kalınız..

Sevgiler

 

MAKALE Yorumları