Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

22.01.2013

Okunma Sayısı

7986

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Başkanın ricası!

CHP’nin geçtiğimiz hafta sonu düzenlediği kavgalı dayanışma yemeğinin yankıları sürüyor. Haber bir anda bomba etkisi yarattı. Ne kadar Devrim Kök ve İl Yönetimi karşıtı varsa, “İşte bunların yemeği böyle kavgalı olur. Teşkilatlarına bile sahip olamıyorlar” demeye getirdiler.

Elbette ben olayın burasında değilim.
 
Biz gazete olarak, yaşanmış, yaşanmaması gereken, CHP’yi utandıracak bir durumu, en basit ve sade haliyle okurumuza duyurduk.
 
Duyururken, incitmemeye çok özen gösterdik.
 
Ne var ki İl Disiplin Kurulu Başkanı Mahmut Yıldırım, haberi tam vermediğimiz konusunda itirazda bulundu.
 
Şunları da neden yazmadınız dedi.
 
Dediği ne biliyor musunuz?
 
Devam edin yazacağım.
 
Kavga
 
CHP İl Başkanı Devrim Kök, bazı gazetelerde, CHP İl Yönetimi parçalandı, 3 parçaya bölündü şeklindeki iddia haberler üzerine apar topar bir bütünleşme, dertleşme, sohbetleşme, ısınma, birlik olma duygularını yükseltecek bir yemek düzenledi.
 
Katılım da oldukça yüksek olmuş.
 
Burada konuşmalar, sohbetler çok güzel kaynaşma ortamları yaratılmış.
 
Sera Otel’deki yemeğin ilerleyen saatinde İl Disiplin Kurulu Başkanı Mahmut Yıldırım’ın yanında oturan yardımcısı İlhan Öztürk, kalkmış İl Yönetim Kurulu’nun oturduğu masaya gitmiş.
 
Bu masadan pis kokular geliyor diye söze girmiş, ayıplı sözler söyleyip ayrılmış.
 
Karşı masalara gittiğinde de il yönetim masasını gösterip, sataşmasını sürdürmüş.
 
Sataşma da sataşma ama.
 
Yazacağım sabredin.
 
Çünkü biz CHP’ye zarar gelir diye habere sansür uygulamıştık, Disiplin Kurulu Başkanı neden yazmadınız diye bize soru yönlendirdi. Şimdi gönül rahatlığıyla yazacağım, bekleyin.
 
İl Başkan Yardımcısı Haşim Mustafa Kemal Yüksel, bu durum üzerine kalkmış, Mahmut Yıldırım’a, Öztürk’ü susturmasını söylemiş.
 
Biz haberimizde böyle verdik, Yıldırım, Yüksel’in ne dediğini de yazmamızı istedi, yazacağım…
 
Bunun üzerine İl Disiplin Kurulu gibi en yüce, hata yapma lüksü asla ve asla olmayan bir kurumun başındaki Mahmut Yıldırım, o anda Haşim’in gömleğinden çekiştirmiş ve gömlek yırtılmış. Can havliyle Haşim Mustafa Kemal Yüksel de Yıldırım’a vurmuş. Yıldırım yıkılmış, kalkmış, Haşim’e vurmuş, derken araya partililer girmiş, kavga bitirilmiş.
 
Biz haberi böyle verdik.
 
Mahmut Yıldırım da sözleri neden vermediğimizi bize sordu.
 
Kim sordu? En yüce kuruluş olan Disiplin Kurulu Başkanı, yaz dedi.
 
Neler oldu
 
Şimdi haberi utanarak vereceğim.
 
CHP gibi bir demokrat, sosyal, devrimci, milliyetçi, laik, Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi düşünceyi benimsemiş olan bir partinin, İl Disiplin Kurulu gibi bir yüce kuruluşunun Başkan Yardımcılığına getirilen İlhan Öztürk, Mahmut Yıldırım’ın yanıbaşında içkinin gözüne gözüne vurduktan sonra İl Yönetim masasına gidiyor. Sağında 2 kadın il yönetim kurulu üyesi, solunda bir yönetim kurulu kadın üye ile oturan İl Başkan Yardımcısı Haşim Mustafa Kemal Yüksel’e, bayan yöneticileri işaret ederek, “Bu masadan pis kokular geliyor” diyor. Daha ileri gidip, “Yakında bu pis kokuların bombası patlar” diyor.
 
Kadına en çok değeri verdiğini savunan bir CHP’de, Disiplin Kurulu gibi yüce bir kurulun Başkan Yardımcılığına getirilen bir kişi böyle bir şey yapma hakkına sahip midir? Hem kadın kotası konacak, kadını baş tacı eden parti görüntüsü çizilecek, sonra parti yöneticisi arkadaşlar bir arada oturunca, bunu “Pis koku” olarak yorumlayan çıkacak.
 
Evet Mahmut Yıldırım’ın isteği üzerine, birinci utanç tablosunu yazdım.
 
Gelelim, yine Yıldırım’ın isteği üzerine, ikinci yazmadığımıza.
 
“Bu masadan pis kokular geliyor” diyen İlhan Öztürk, masadan ayrıldıktan sonra, Mahmut Yıldırım’ın anlatımına göre, Yıldırım tam paltosunu giyip çıkmaya hazırlanırken, İl Başkan Yardımcısı Yüksel, arkasından yaklaşıyor, şöyle kendine döndürüyor, “Şu ahlaksız arkadaşını da al buradan s…..r olun gidin” diyor ve bir yumruk vuruyor. Elbette Mahmut Yıldırım da karşılığını veriyor.
 
Sizce bu sözler ahlaklı bir durum mudur?
 
Ve Mahmut Yıldırım diyor ki, “Benim suçsuz olduğumu da yazmalısın…”
 
Buyurun yazdım.
 
Peki suçlu kim?
 
Bunu da oturup bunlara oy verenler düşünsünler, bu beni aşar…

MAKALE Yorumları