Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

16.08.2018

Okunma Sayısı

646

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Baraner'den öneriler

Değerli Otelci Dostlarım; 2019 Yılı İçin Özellikle Almanya Pazarına Daha Geniş Kontenjan Planlayın.

Almanya Para Savaşında Türkiye’nin tarafına geçti:

Son günlerde görüştüğüm Alman siyasetinde söz sahibi dostlardan yaşadığımız dolar krizi ve üstü örtülü para savaşlarında “aşırı fırsatçı dinamiklere” karşı Türkiye için Almanya’nın en ön hatta koruyucu bir duvar ördüğünü öğrendim ve sevindim.

Uzun yıllardır tanıdığım ve ilişkide olduğum önemli Avrupalıları son 3-4 gündür devamlı arayıp Türk Ekonomisi ile ilgili görüştüm ve onlara olumlu inancımı ve heyecanımı aktarmaya çalıştım.

En azından aradım ve konuştum.

Şu an açıklayamayacağım bazı projeler başlatıldı. Yakında sizler ile paylaşırım.

İlginçtir Alman basını son günlerde Türkiye’yi oldukça sahipleniyor. Gazete haberlerinin yoruma kayan bölümlerinde Türkiye’ye eskiye nazaran çok daha anlayış gösterildiği hemen göze çarpıyor.

Seyahat acentelerinde son 2 yıldır “bana Türkiye’yi teklif etmeyin, ben gitmem” diyen müşterilerin sayısı azalıyor.

Bana göre Türkiye 2019’un Bonus Ülkesi olacak.

Yıllardır görüşmediğim Avrupalı Arkadaşlar yine beni arıyor: Side’de Ekim’de havalar nasıl?” diye soruyor.

Daha geçen sene aynı tarihte görüştüğüm aynı kişiler “bırak şimdi Side’yi Alanya’yı” deyip Türkiye konusunu hemen kapatıyorlardı.

Avrupa pazarının 41 yıldır içindeyim, yağmuru, güneşi, rüzgârı aylar önce görürüm, koklarım, hissederim.

Hem siyasetten, hem basından, hem seyahat acentelerinden, hem de kanaat önderlerinden iyi sinyaller alıyorum.

Üstüne üstelik Avrupa’nın Batı Yakası bugünlerde aşırı turizmi (over Tourism) öyle tartışır hale getirdi ki. Meran, Mallorca, Barcelona, Berlin ve Amsterdam gibi turizm kentlerinde turistler kendini suçlu gibi hissediyor.

Ayrıca Avrupa çok pahalılaştı: Sokakta küçük şişe su 2 Avro, Kupkuru sandviçler 4 Avro. Otellerde ciddi personel sıkıntısı giderek artıyor.

Turizm ve Gastronomi sektörü yabancı işçiler olmasa her an durma noktasına gelebilir.

İspanya dağınık politika uyguluyor, tur operatörleri bile İspanya’nın turizm politikasını tam anlamış değiller.

Tamam, bir yanda turist sayısı azaltılsın , daha çok kültür turizmi ve highend müşteri gelsin talebi doğrultusunda bölgesel siyasetin baskısı artarken, öbür tarafta müşteri sayısında bu yıl 2017’nin altında kalıyoruz diyen telaşlananların çığlıkları..

İspanya’da bazı noktalarda Turist de tedirgin ve “artık bizi istiyor musunuz?” diye sormaya başladı bile…

Yunanistan tarafında da her şey güllük gülistanlık değil; Vergi daireleri her işletmeye gizli ajan yerleştirdiler ve satılan her Yunan Kahvesi için bile kesilen fişi müşteri daha kahvesinden bir yudum almadan vergi dedektifleri incelemeye alıyorlar. Kasadaki paraları sayıyorlar. Usulsüzlüklerde ciddi cezalar veriyorlar ve kasadaki parayı alıp gidiyorlar.

Yunanistan çok güzel bir ülke, Yunanlılar çok sıcak ve romantik insanlar, ancak Yunan otelciliği ve hizmet anlayışı göz kamaştırmıyor. Tabi ki istisnalar hariç.

Türkiye ise bu olup biten son derece dalgalı yıllarda yaşadığı sert düşüşe ek olarak sektörel hatalarının, yanlışlarının ve eksikliklerinin ağırlığını hızlıca bir kenara atıyor.

Piyasalar şaşkın:

“Dipten en tepeye sıçrama buna denir ”diyorlar.

Türkiye’deki hiç beklenmedik doluluklar sektörümüzü yeniden ateşledi.

Bazı değerli turizmci meslektaşlarımız sektöre dönüş hazırlığında.

Her şeye rağmen Türkiye’nin üstün hizmet standartlarını herkes takdir ediyor: içimizdeki 3-5 çürük yumurta bazen başımızı ağrıtıyor olsa da genelde Türkiye’nin Tur Operatörü ve Müşteri notu yüksek.

Herkes hemfikir:

Türkiye’de müşteri parasının karşılığını fazlası ile alıyor.

Türk turizmi zıpladı ve 2019 sezonuna büyük bir özgüven ile kendini daha da geliştireceğine söz veriyor:

Batı Avrupa’daki satış noktalarında Türk Otelleri tüm müşteri segmentlerine sunulan bir ürün olarak yeniden cilalanıyor.

Almanya, Belçika Hollanda’da Türkiye’nin gerçek potansiyeli 8 Milyon turist civarında, biz ancak 2015 gibi en iyi yılımızda bile 6 milyonu yakalayamadık. Küçük bir doğru hamle ile 2 milyon yeni Benelüks ve Alman müşteriyi yakalayabilmemiz için daha geçen sene feci kötü dediğimiz sektör dışı etkenler inanılmaz bir süratle olumlu ve cesaretlendirici duruma geliyor.

Türk turizmcilere Avrupa’da kapılar yine ardına kadar açılıyor.

Turizmcilerimiz son üç yıl cennet ile cehennemi bir arada yaşadı ve yoruldular. Sektörümüzün artık zikzak yapacak, inip çıkacak hali kalmadı.

Bakan Mehmet Nuri Ersoy da başarılı bir şekilde koltuğunu dolduruyor.

Türkiye’ye gelecek yıl Avrupa’da beklenmedik yoğunlukta başlayacak erken satışlar, ekonomimiz için güzel bir haberci olacak ve döviz kurlarının TL lehine dönüşüne katkı sağlayacaktır.

Değerli Otelci dostlarım; 2019 yılı için özellikle Almanya pazarına daha geniş kontenjan planlayın.

 

MAKALE Yorumları