Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

07.05.2013

Okunma Sayısı

18552

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

ATSO’ya dikkat!

Yıllardır Antalya’da gazetecilik yaparsanız, bir çok şeyin de geçmişini iyi bilirsiniz. İşte ben bunlardan biriyim. Bugün ATSO ile ilgili bir tedirginliği dile getirmek istiyorum. Çünkü, yazacağım konuda yorum yapanlar giderek çoğalıyor.

Bunun da ATSO’nun büyüklüğüne gölge düşüreceğini düşünüyorum.
 
Seçim
 
Antalya’nın en büyük Sivil Toplum Kuruluşu olan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda, odayı 4 yıl yönetecek meclis üyeliklerinin seçimi yapıldı.
 
Meslek Komiteleri için yapılan seçimlerde aynı zamanda 127 meclis üyesi de belirlendi.
 
Bu üyeler, Yönetim Kurulu’nu belirleyecek.
 
Buraya kadar her şey normal.
 
Ne var ki, ATSO’da ilk defa bir siyasi tedirginlik yaşandığı kamuoyuna yansıyor.
 
Osman Berberoğlu ATSO Başkanlığı yaptığı dönemde hiç siyasete bulaşmadı. Ne zaman ATSO’dan ayrıldı, DYP’den Milletvekili seçildi.
 
Akay Armağan, ATSO Başkanı seçildiği dönemde DYP’den Büyükşehir ve Muratpaşa Meclis Üyesiydi. Yardımcısı pozisyonundaki Mehmet Dikmen de meclis üyesiydi. Akay Armağan, bir süre sonra ATSO Başkanlığından istifa etti. ATSO’ya siyaset bulaşmamasını istedi. Mehmet Dikmen, bir daha siyaseten bir yere aday olmadı.
 
ATSO’nun başına Menderes Türel geldi.
 
Hiçbir siyasi yönü yoktu.
 
Türel, uzun süre CHP’den veya Ak Parti’den aday olabilecek isim olarak konuşuldu.
 
Bu şu anlama geliyordu ki, Türel, ATSO Başkanlığı yaptığı süre içinde siyasi yönünü hiç göstermemiş, öne çıkarmamıştı.
 
Sonra gelen Kemal Özgen döneminde de ATSO’ya siyaset bulaştırılmadı.
 
Bütün bu dönemlerdeki seçimlerde de ATSO’da asla siyaset öne çıkarılmadı, siyaseten çalışma olmadı.
 
Ne var ki şimdi Antalya Tüccarı bu noktada tedirginlik taşıyor.
 
ATSO’nun yapısı
 
ATSO, bir tüccar kuruluşudur.
 
Her kesimden, her ırktan, her cinsiyetten, her dinden ve her siyasetten üyelerin yer aldığı bir kuruluş.
 
Bu seçimlerde ilk defa siyaset bulaştığı konuşuluyor.
 
Bu konuşma da, adaylardan Ali Rıza Akıncı’nın, adaylık açıklaması sırasında, “ATSO’yu yönetecek üyelerin merkezi hükümetle sorunları olmamalı, merkezi hükümetten destek sağlayabilecek bir yapıları olması gerekir” şeklinde konuşmasıydı.
 
Bu söylem Ali Rıza Akıncı’nın Ak Partili olduğu veya Ak Partililerce destekleneceği anlamı çıkardı.
 
Bugüne kadar siyaset bulaştırılmayan ATSO’da siyasi söylemin kriz yaratması elbette normal.
 
Bu şu anlama gelir.
 
ATSO bünyesindeki Ak Partili İşadamları korunacak, Ak Partili olmayanlar dışlanacak…
 
Kim hayır derse desin, bunun algılanma biçimi böyle olmuştur.
 
İşte tedirginlik buradadır.
 
Ali Rıza Akıncı, kişilik olarak kimsenin söz söyleyemeyeceği biridir.
 
Ne var ki işin içine ATSO’da siyaset girince kamuoyunda da rahatsızlık oluşuyor.
 
Bugüne kadar bütün Başkanların siyasetten son ana kadar uzak durması ve son dakika siyasi yönlerini ortaya koyup, başkanlıktan da bu süreçte ayrılmaları, ATSO’yu siyasilerin idaresinden korumuştur.
 
İnanıyorum ki, ATSO bundan sonra da böyle yönetilecektir.
 
İster Ali Rıza Akıncı, İster Çetin Osman Budak ve ekibi seçilsin, ATSO siyasetin emrine verilmeyecektir. Bunu Çetin Osman Budak, kanıtlamıştır. 4 yıl boyunca bütün siyasilere aynı mesafede durmaya çalışmış, Antalya çıkarlarını ön plana çıkarmayı başarmıştır. İnşallah ATSO bundan sonra da siyasete kurban edilmez. Edilir ise üyeliklerde rahatsızlıklar olabileceğini kimse unutmamalıdır. ATSO bütün üyelerinindir ve parti daima ikinci planda etkileyecek bir kurumdur. Antalya hassasiyetlerini savunabilmek adına ATSO’nun siyasetten uzak tutulması, Antalya yararına olacaktır…

 

MAKALE Yorumları