Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.08.2018

Okunma Sayısı

384

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Atilla Roma’da

7 Nisan 2007 tarihinde İtalya  gezimizde,  Roma’da Vatikan gezilirken

papanın ayin yaptığı mekanın arka duvarına, blok mermere, “Atilla’nın Roma’ya girişi

Papanın karşılayışı” tasvir edilmiş. Papa Atilla’ya “Bak şehre girersen gökteki meleklerim sana zarar verir. Geri dönersen kendine iyilik edersin” demiş.

Atilla da; meleklerden korkup Roma surlarından girmemiş.Rehber böyle anlattı.Latin mantığında bu olay böyle algılanıyormuş…

Akşam Otele döndüğümde, elime aldığım kalemden, aşağıdaki satırlar otel odasına konulan beyaz kağıtlara aşağıdaki şekilde dökülüverdi.

 

                                                                                                                                                                                 Muharrem Yellice

 

ATİLLA ROMA’DA                                                         

 

GELDİ ;

Atilla Asya’dan

Roma surlarının

Dışında bekledi

Kral ve papayı.

Yüklü altınlarla geldi

Kral ve Papa,

Çerileri taşıyorlardı

Altınları…

Şöyle bir baktı altınlara

Ulu Hakan

“Olmaz !

Az bunlar;

Daha fazla olmalı

Altınlar.

Dönüp şehre

Yüklenip getirin

Altınları

Ve de

Kızları…

Bana lâyık değil,

Alın getirdiğiniz

Altınları…

Fazlasının fazlasını

Getirin.

Getirmezseniz

Bana zahmet olmasın

Gönderin kafalarınızı !

Sonra ben şehre girer

Yaparım size merasim,

Gönderirim ulu İsa’ya

Ruhlarınızı ;

Haydi şimdi marş marş

Surdan içeri

Sur dışında bekliyor

ÇERİ…”

Döndüler surdan içeri

Kral  papa

Ve

Adamları…

Altınları topladı

Kralın papanın

Adamları.

Döndüler sur kapılarında

Bekleyen Atilla’ya.

“Bunları toplayabildik

Hakanım.!

Bunlar altınlar…

Bu güzel Latinde

Honarida ;

Kralımızın kızı

Ne olur !

Affedin bizi

Girmeyin şehre.

Etmeyin bize zulüm.

Hediyelerimiz Tanrıdan

Kutsanarak sunulmuştur.

Tanrı adına hediyelerimizi

Edin kabul.

Tanrı cenneti Atilla adına

Hazırlamıştır.

Biz onun kefiliyiz

Ne olur kabul edin

Hediyelerimizi…”

Ulu Hakan Atilla,

Atında dinledi

Eğilen bükülen

Tanrı adına konuşun

Bu zavallıları…

VERDİ BUYRUK…

Baş komutanına.

Yeterlimidir hediye

Yüklümüdür altın…?

Güzelmidir kral kızı

Honarida…?

Kontrol etti

Baş komutan.

Verdi tekmil.

Tamamdır yeterlidir

Hediye…

Güzeldir kral kızı

Honarida…!

Müstehzi nazarlarla baktı

ATİLLA.

Papa ve kral

Denen adama.

Gülümsedi , yüce olduğunu

Güçlü olduğunu anladı.

En güçlüydü

ATİLLAYDI.

Yeryüzü hakimiydi.

Zavallı gerçekten

Zavallı ise eğer

Etmemeliydi zulüm.

Onlar daha önce

Etmişlerdi Türk’e

Zûlüm.

Balkan Türkü’nün mezarları

Romalılarca edilmişti târumâr.

Mezarlardaki altınlar

Yağmalanmıştı.

Türk

Yeniden dirilmeye

İnanırdı.

Dirildiği zaman

Hazır olsun isterdi.

Altınları…

Onun için altınlarla

Gömülürdü ölen Türk

Yağmalanan

Mezarlar için

Hiddetlenmişti Atilla

Romaya !

Mazlûma efelenen kral 

Ve

Papayı görmüştü.

Şimdi Atilla’nın önünde

Titriyorlardı.!

“Yoktur benim işim zavallılarla.

Ben,

Benim ayarımda adamlarla

Savaşırım.”

Gür sesiyle haykırdı…

“Yeterlidir hediye olarak

Sunulanlar…

Kalkın ayağa

Bağışladım hayatınızı…

Roma için koyduğum kuralları

Alın başkomutandan

Sıkı sıkı uyun kurallara,

Bir daha etmeyin

İnsanlara zulüm.

Ben Tanrının kırbacıyım

Tanrı adına buradayım.

Senin tanrı kandırmacanı

Yutmadım,

Papa denen Adam…”

Kral’ın daha candan

Daha muhnis

Sevdim onu.

Kızını hediye verdi

Bana…

Töremizde yoktur böyle şey

Namusumuz için

Döğüşürüz biz…

Sen namusunu adadın

Bana

O benim namusumdur

Karım olacaktır.

Sende kayınpederim.

Sana saygı duyarım

Derinden…

Çünkü ;

Karım olacak kızın 

Babasısın…

Şu papa denen

Adam,

Elimi tutmaya kalktı

Utanmadan

Tanrının melekleriyle

Korkutmaya kalkıştı beni

Yutmam ben

Öyle safsataları

Öpsün şimdi atımın

Ayağının altındaki nalları…

Papa öptü Atilla’nın atının

Ayağının altındaki

Nalları…

Sağlanmıştı BARIŞ

Bitmişti İŞ

Atilla…

Romayı orduyu

Sahi gözlerle

Süzdü…

Verdi buyruk

“Pek yorulduk ;

Dönelim

Geldiğimiz yoldan ,

KUZEYE…

Aşalım Alpleri

Buralarda töremize

Kurulsun düzen.

Ey kral ;

Romanın düzeni

Senden sorulsun

Ne ezen olsun

Nede ezilen…

Yoksa;

Tekrar dönerim geri

Ne yapacağımı gördünüz

Bir daha döndürmeyin

Beni…”

Atını mahmuzladı

Buyruk verdi

Orduya

“Ganimetiniz alınmıştır.

Güvencededir.

HAZİNEDE…

Macaristan ovasında

Şölende dağıtılır

Ganimetiniz.

Döndü kuzeye ordu

Gözlerde neşe ve nur

Kuş gibi aşıldı Alpler 

Varıldı ;

Macaristan ovasına

Kuruldu masalar

Açıldı kımızlar

Başladı şölen…

Dağıtıldı ganimetler

Pek mesuttu ordu

Etkiledi Atillayı

Ordunun mutluluğu…

Fazla kaçırdı kımızı

Kral kızı

Honarida

İşveliydi.

İşveli kız Honarida

Almak istiyordu

Roma’nın intikamını

Yakalamıştı anını…

Yüzüğünde taşıdığı

Siyanürü karıştırarak

Kımıza,

Bir öpücük sundu

Atillaya…  

Atilla önce

Honorida’nın

Dudaklarından tattı

Sıra geldi zehirli kımıza

O ,

Tanrılayın kalktı ayağa

Ordunun şerefine içti

Kaldırdı kımız tasını.

O andan itibaren

Turani kavimler

Tuttu Atilla’nın yasını…

O an !

Taş kesildi vücudu

Taşlaşmış gözlerle baktı

Güzel kıza…

Güzel kız almıştı intikamını.

Bir Türk nasıl yapardı

Bunu.

Ölürken algıladı Atilla

Bunu.

Kapandı gözleri

Uçtu ruhu uçmaklığa

Gömdüler O’nu bir

Bataklığa.!

Şimdi de bulunamıyor

Mezarı!

Adı kaldı Atilla’nın

Dünyada.

Dağıldı ordu ,

Dağıldı.

IRK

Güldü

Papa  kral

Ve

Roma…

Bugün Romadayız

Bunları düşündüm

Gecenin birinde

Irkım yapmamalı

Atilla’nın hatasını.

Affı yok bunun

Sonuç böyle ,

Bölük pörçük

Turani kavimler

Tartışıyorlar biz

Türkmüyüz ?

EY

ATİLLA

Tüm

Bunların sorumlusu

Sensin.

Seni hesaba çekeceğiz

Yarın…

Yarınlar elbet bizim.

O ,

Yarınlarda yargılayacağız

Seni.

Korkma…

Zaten  korkmazsın.

SEN.

Adil olur

Türkün yargısı.

Affedilebilirsin.

Bir anki hatan

Böyle yaptı ırkını.

Bugün bunları

Düşündürdün

Bana.

Ey

Yüce ruh

ATİLLA

 

             08.04.2007

             ROMA  01:30

MAKALE Yorumları