Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
TÜLAY BOZKAYA
TOROSLARDA BİR MARAL GEZER
mail_outline : tulaybozkaya@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

14.08.2017

Okunma Sayısı

1282

Makaleyi Paylaş

Atayurdu Kırgızistan’dan 3. Gün

CENGİZ AYTMATOV KÜLTÜR MERKEZİ KAYA RESİMLERİ

Gezinin üçüncü günüdeyiz. Yüce dağların mor tepelerin ortasında horoz sesleriyle uyanıyoruz sabaha., kuş gibi hafif. Çadırda gösterişli bir sofra bizi bekliyor. İkramları bol. Yüzleri güleç. Hizmetleri kusursuz. Sırt çantalarımızı yerleştirip arabaya vedalaşacağız dostlarla. Ev halkı bizi bir ritüel ile uğurluyor. Uzak yola gidenlere yapılan bir uğurlama ritüeli. Bizim gidenin arkasından su dökmemize benziyor. Bir şaman geleneği. Evin Ece’si ardıç dallarından tütsü yapıyor. Yakıyor bir çanak içinde, dalları. Tutuşan dalları söndürüp tüm konuklara gelecek şekilde dumanı dualar okuyarak dolaştırıyor. Sözlerin bir kısmını anlıyoruz. “ Kırgızistan’a jakşi geldiniz, ailenizle mutlu olun başınıza baş, yaşınıza yaş olsun, yolunuz açık Hıdır yoldaşınız olsun” sözlerini duyunca akrabalığımızın kesinliğine inanıyorum. Ayaklarım kesiliyor yerden. Dünyanın diğer ucuna gidiyorsunuz ve sizi sevgiyle dostça karşılayıp uğurluyorlar. Sizin geleneklerinize yakın geleneklerle. Hayır, duamızı, alıp düşüyoruz yollara mutlu bir şekilde.

Bir köyden geçerken köy evlerinden farklı bir yapı ile karşılaşıyoruz. Ağaçlar içinde etrafı duvarla çevrili ve Kırgızistan bayrağı dalgalanıyor önünde kocaman. Ernist; burasının Askar Akayev’in ilköğrenimini gördüğü okul olduğunu söyleyerek, Askar Akayev hakkında aydınlatıyor bizi. 1990 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından Cengiz Aytmatov’un önerisi ile 1990 Ekiminde Kırgızistan Cumhurbaşkanı oldu.12 Ekim 1991 yılında halk tarafından tekrar seçildi.2005 yılına kadar Kırgızistan için iyi şeyler yaptı. Lakin 2005’teoğlunun ve kızının milletvekili seçilmesi ve ardında isminin yolsuzluklara karışmasıyla birlikte yurdu terk etmek zorunda kaldığını belirtiyor.

Chon Kemin nehri ile Çu nehirleri sevinçle kucaklaşıyorlar. Kırgızistan’ın suları hep coşkulu hep köpük köpük, akıyor apak. Tüm nehirlere aksu demek yanlış olmaz. Güzergâhımızda nehir, demiryolu ve karayolu yan yana birlikte uzanıyorlar yoldaşça. Bozkıra hayat veriyor nehirler. Rotamız Issık Göl yakınlarında bulunan Kaya Resimleri, Çolpan Ata’da bulunan Cengiz Aytmatov Kültür merkezi ve ver elini Karakol şehri. İlk durağımız Balıkçı şehri Issık Gölün çevresinde konuşlanmış sahil şehri. Kırgızistan’ın yazlıkçıları burada. Yol kenarında kurutulmuş balık, kovalarla kayısı, kiraz, armut kavanozlarda bal reçel süslüyor tezgâhları. Issık göl uzanıyor dağların arasında kocaman mavi bir göz gibi. Göl mü burası, bence kocaman bir deniz, büyüklüğü ile rengi ile.1600 rakımda bir dağ gölü. Ernist Issık Göl için uzunluğunun 180 km eninin 65 km olduğunu söylüyor. Issık sıcak anlamına geliyor. Göl kışın buz tutmuyor ve bu bölgenin kışı daha ılık geçiyor.

Çolpan Ata Kaya Resimleri, dünyanın en ilginç ören yerlerinden biri. Çok geniş bir alanda sayısız kayalar üzerinde resimler, motifler, desenler simgeler var. Bunlar M.Ö iki binli yıllardan M.S sekizinci yüzyıla kadar kesintisiz olarak buraya gelen halk tarafından yapıldığı saptanmış. Yaşandığı dönem hakkında bilgiler veriyor resimler. Dairesel dizilmiş taşlar ibadeti anımsatırken taşların üzerinde güneş, geyik at resimleri doğanın ahengini anlatmakta bize. İnsan ilişkileri de işlenmiş kayalara ilginçlikleri ile.

 

Ruh Ordo Açık Hava Müzesindeyiz. Yöresel kıyafetleri ve akıcı Türkçeleri ile kızlar karşılıyor bizi. Müze Issık Gölün kıyısına kurulmuş. Gezimize sol taraftan başlıyoruz. Kırgızistan’ın varoluşundan bu yana olan yöneticileri resimleri karşılıyor bizi. Kurmança tanıdık geliyor hemen. Manas ve Manas destanını en iyi okuyan manasçıları görüyoruz. Bize Türkiye’den gelen sanatçı grubu katılıyor. Rehberliğimizi yapan kız manas destanından bir kuple okuyor bize. Türklerin soy ağacını çıkartmışlar Türkiye Türkleri Oğuz boylarının bulunduğu dalda. İnsanlığın manevi ve dini temelinin bir olduğunu göstermek amacıyla kurulan bu mekânda Müslüman Camisi, Ortodoks ve Katolik kiliseleri, Yahudi sinagogu, Budist ibadethanesi yan yana yer alıyor kardeşçe. İlginç heykeller süslüyor alanı. Heykellerden birinde ilk bakışta iki insan güreşiyor. Oysa güreşenlerden biri Kader diğeri insan. Kim güçlü ise diğerini yönetecek .Kader mi insan mı?. Bir diğer heykelin bir yanı kötülük bir yanı iyilik. Cengiz Aytmatov’un kitap kahramanları yer alıyor geniş bir alanda ve bankta oturan Cengiz Aytmatov anıtı. Bir dizinin rengi değişmiş. Çünkü ziyaretçiler ona dokunurlarsa iyi yazar olacaklarına inanıyorlar. Cengiz Aytmatov bize çok yakın ya da birçoğumuz onun bizim yazarımız olduğunu düşünür. Selvi

Boylum Al Yazmalım filmini izlemeyen yoktur Türkiye’de. Kitap okurları ise bilirler tüm eserlerini; Cemile’yi, Toprak Ana’yı, Beyaz Gemiyi, Gün olur Asra Bedel vb.

Kültür Merkezi’nde bizi en mutlu eden anıt tabii ki Mustafa Kemal Atatürk ‘e ait. Kendi ülkemizde bir sürü kendini bilmez densiz adını meczuba verip saldırırken Atatürk’e dünyanın her köşesinde dünya liderlerinin başında yer almasına seviniyoruz.

 

Rotamız Karakol şehri. Bir yanımız yüce dağlar bir yanımız masmavi Issık göl düşüyoruz yollara. Göl bitiyor. Karlı dağlara doğru ilerliyoruz . Akşama doğru ulaşıyoruz Karakol şehrine. Otelimiz yine gürül gürül akan bir nehir kenarında. Nehir belli ki karlı dağların eteklerinden koşup gelir coşkuyla. Yemyeşil her taraf evlerin bahçeleri meyve ağaçları ve sebzelerle kaplı. Rengârenk çiçekler kaplı bahçelerin kenarlarında. Bu akşam yemeğimiz otelimizde. Yine soframız zengin. Bugün farklı olarak çorba da var patates ve parça etten yapılmış. Serin hava bir ara yağmur çiseliyor. Yarın Bir >Rus Kamyoneti ile Altın Araşan yaylasına çıkacağız. Irmağın sesi gelip doluyor odanıza gürül gürül serinliği ile beraber düş ile gerçek arasında

MAKALE Yorumları