Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. FAİK ARDAHAN
YARINA YOLCULUK
mail_outline : faikardahan@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

11.11.2013

Okunma Sayısı

20264

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Aşklar da Arabalar Gibidir

 

Ben minik bir hayattım

Başka hayatlardan akan

Şimdi koca kamyon oldum

Başka hayatları da taşıyan

 

Aşk ve arabalar arasında veya aşkı yaşamakla araba kullanmak arasında bir benzerlik görürüm. Benzer bir ilişki de aşkla ayakkabı arasında vardır. 

 

Aşk arabaya benzetilecekse o arabanın da iki şoförü olacaktır. Şoför mahallinde iki koltuk, burada iki ayrı direksiyonu, iki ayrı gaz ve freni, iki ayrı vitesi, iki ayrı motoru, iki ayrı yakıt deposu olan arabada birinci şoför siz diğeri ise aşık olduğunuz kişidir. Bazen bu araba tek şoför, tek motor, tek direksiyon sürülür bazen iki. Ki en doğrusu iki motorlu bir arabaymış gibi kullanmak. Hem daha hızlı gidilir hem de güçlü bir araba olacaktır her engeli aşarken.

 

Aşkta; iki şoför, iki direksiyon, iki farklı gidilecek hedef veya yer olursa biri arabayı kullanırken kendi istediği yere, diğeri kullanırken öbür tarafa gidecektir. Araba hangi yöne gitse öbür hedeften uzaklaşacaktır. Aşk iki kişinin birlikte bir yere varmayı arzulaması ve bunun için çaba sarf etmesi ise, doğru olanı, aynen yolcu uçaklarında olduğu gibi, iki kaptan, tek varılacak yeri, hedefi olan bir yolculuktur.

 

Kolay değildir iki farklı kişinin aynı arabada aynı hedefe gitmesi. Elbet sürüş tekniği, gidilecek yol, kimin nerede ne yapması gerektiğinin belirlenmesi açısından birçok çatışma olacaktır. Asıl önemli olan bu çatışmanın olup olmadığı değil, bu çatışmanın hangi yöntemle çözüldüğü veya sürdürüldüğüdür. Burada; her iki tarafında kazanıp kazanmadığı “kazan-kazan modeli”  ya da bir tarafın kazandığı “kazan-kaybet modeli” veya her iki tarafında kaybettiği “kaybet-kaybet modeli” uygulanabilir. Elbet en doğrusu kazan-kazan modelidir.

 

Bazı şoförler bir yere varmak için, bazısı aynı anda arabayı kullanmaktan keyif aldıkları için, bazıları her iki amaç içinde aynı arabada olurlar. Bazı şoförler kiralık araba kullanırken, bazı şoförler de kiralık şoför kullanırlar. Hatta bazı şoförlerin yedeklerinde bazen bir veya daha fazla araba, bazen de şoför vardır.

 

Kimisi aynı hedefe off-road gitmek ister, kimisi daha önceden yürünmüş yollardan. Bunun doğrusu tarafların rızasıyla ilgilidir. İki tarafta rıza gösteriyorsa gidilen yola nereden gidildiğinin hiç önemi yoktur. Yolculuk sizi mutluluğun içinde tutarak hedefe götürecektir.

 

Kimi şoförün dikkati diğerinden daha iyidir. Bu durumlarda diğer şoför arabayı iki kişilik kullanmalıdır. Bazı durumlarda bir şoförün dikkati dağılabilir. Bu durumda diğer şoför durumu hemen anlamalı ve gereken rolü üstlenmelidir. Bazı durumlarda bir motor arıza yapabilir, çalışmaya bilir, yakıtı bitebilir vs. bu durumlarda da tüm görev diğer şoföre düşmektedir.

 

En büyük hatalardan biri bir şoförün tek başına diğer şoföre arabayı hiç kullandırtmadan uzun yolculukta tek başına kullanmasıdır.

 

Elbet araba düzenli bakım gerektirir. Gidilen yere bağlı olarak da değişen bakım ve onarımlar. Bu normaldir. Her şey eskir çünkü. İlişki de, araba da, aşk da dâhil buna. Bakım yapılırsa aksamadan yoluna devam eder. Arabanın bakım ve tamiratını şoförler yap(a)mazlar, bunun ustalarına götürmek gerekir. Ama aşkın tamiratını daha çok o aşkın taraflarının yapması gerekir. Nitelikli bir beraberliği sürdürmek için tarafların aralarında kurguladıkları iletişimin kalitesi ve dili önemlidir.  Gary Chapman taraflara beş sevgi dilini kullanmalarını öneriyor. Bunlar; “nitelikli beraberlik”, “onay sözleri”, “armağanlar”, “hizmet davranışları” ve “fiziksel temas”tır.  Nitelikli beraberlikteki kasıt; bir kişiyle ne kadar süre beraber olduğunuzun değeri yoktur. Asıl olan onunla beraberken neyi, nasıl yaşadığınızdır. “Bazen bir hayat yaşarsınız geri dönüp baktığınızda, yaşanmış birkaç an görürsünüz. Bazen bir an yaşarsınız, geri dönüp baktığınızda yaşanmış bir ömür görürsünüz” der Ardahan bir şiirinde bu durumu örneklemek için. Onay sözleri ise yapılan bir davranışın, sözün veya hareketin yalnızken veya başkalarının yanında belirgin bir şekilde onaylandığının belirtilmesidir. Annenin çocuğuna iyi davranışları ardına “senin bu tarz davranışların beni mutlu ediyor” demesi çocuğu o ve benzer davranışları yapmaya yüreklendirecektir. Armağanlar; küçük hediyelerdir. Gidilen bir şehirden, ülkeden veya yerden ona küçük hediyeler almayı veya bazen “ellerine sağlık” demeyi, “teşekkür ederim” demeyi ifade eder. Hizmet davranışları ise bireyin onun hoşuna gidecek ve onu mutlu edecek şekilde sevdiğine hizmet etmesi anlamına gelir. Bir çocuk annesine su getirebilir mesela. Bu da bir hizmet davranışıdır. Fiziksel temas ise dokunmaktır. İnsan insana birçok şekilde dokunabilir. Elleriyle dokuna bilir mesela yârin eline, gözleriyle dokunur mesela özlem dolu bakışlarla, sözleriyle dokunur mesela akşamsefasında okunan bir şiirle, söylenmiş bir güzel sözle, kokusuyla dokunur mesela sadece onun bildiği, bileceği, dudaklarıyla dokunabilir mesela canının istediği yere. Asıl olan sevgiyle dokuna bilmektir. Hayat çok gariptir. Anneler-Babalar; en son çocuklarını saçlarını okşayarak ne zaman uyandırdılar mesela, ya da, cinsel bir arzu duymadan en son eşlerinin saçlarını ne zaman okşayarak uyandırdılar merak ederim.

 

Sevgideki bakımda budur tamir de budur aslında.

 

Arabadaki kazalar şoförlerden birinin o anki dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden veya tecrübesizliğinden kaynaklanabilir. Hatta aynı anda iki şoförün arabayı sürmeye çalışmasından değil, birinin bitarafa diğerinin öteki tarafa gitmeyi istemesinden kaynaklanır. Bazı durumlarda taraflardan biri ya da her ikisinin isteğiyle arabada şoför değişimine ihtiyaç olabilir. Eğer bir arabada şoförün değişimine ihtiyaç olursa mutlaka yeni bir araba alınmalıdır. Eski arabaya yeni şoför veya geçici şoför alınmaz. Alındığı durumlarda diğer şoför mutlak çok problem çıkarır. Hatta arabayı yakar.

 

Araba kullanmak için nasıl ehliyete ihtiyaç varsa yani ehil olmak gerekirse aşk arabasını kullanmak içinde bir ehillik gereklidir. Aşkı istemek, gerekli yeteneğe sahip olmak, araba kullanmaya hazır olmak ve sonraki aşamaların gereklerini yerine getireceğine dair bir vaatte bulunmak bu ehilliğin tarifidir. Ehil şoförlerle uzun yola çıkılır. Ehil olmayan kısa yollarda bile yolunu kaybeder, arabayı çarpar veya arabayı yanlış viteste, yanlış devirde kullanır. Bazen bunlar şoförün kendisini yorabileceği gibi, arabayı veya diğer şoförü de yorar.

 

Arabaya bakım yapılmazsa hurdaya döner ki yolda bırakır insanı. Bugün her yerlerde yolda kalmış aşkları görürsünüz bakım yapılmadığı için. Kimisi yağsızlıktan, kimisi susuzluktan, kimisi aşırı kullanmaktan, kimisi motorunun dayanamamasından, tekerinin patlamasından vs. yanından geçer gideriz, kendi direksiyonumuza vurarak, “Allah kimselere göstermesin” dileğiyle birlikte.

 

Kazasız belasız aşklar, sürüşler ve uzun yolculuklar dileğiyle… yazımı Cemal Süreya’nın güzel bir şiiriyle bitirmek istiyorum.

 

Belki de konuşuyordur gözlerin,

Ama ben gözce bilmiyorum ki;

Sessizce biliyorum,

Usulca biliyorum,

Masumca biliyorum…

 

MAKALE Yorumları