Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUSTAFA EGEMEN
TURİZMCİ GÖZÜ İLE
mail_outline : mustafaegemen@transtalya.net
Dinle

Yayın Tarihi

06.03.2017

Okunma Sayısı

2978

Makaleyi Paylaş

Antalya'nın Cazibe Merkezi Kaleiçi

Dün akşam bir yemekli toplantı davetine icabet etmek üzere Hisar Restoran da buluştuk.

Her zamanki gibi şehir trafiğinde vakit kaybetmemek için tramvay hattını kullanarak Cumhuriyet Meydanına kadar geldim. Buradaki durakta inip Tophane Çay bahçesinin altında olduğu için yürüyerek meydanın köşesine geldim. Merdiveni bulmanız için mutlaka şehrin yerlisi olmanız gerekiyor. Çünkü merdivenin girişinde sağlı sollu Türkü Barın panoları ve diğer işletmelerin reklamları olduğundan ve her iki tarafında da dükkanlar ve sergiler olduğundan yolunuzu bulmanız pek de kolay değil…

Burası Antalya’nın yani Turizmin Başkentinin cazibe merkezi olan Kale içinin girişlerinden bir tanesidir. Gelgelelim evlere şenlik…

Her neyse yolu bildiğim için labirent’in arasından geçerek merdivenin başlangıcını bulabildim.  Merdivenlerin hemen birkaç basamak aşağısında bulunan Hisa restoranın giriş kapısından belki de ülkemizin en güzel köşelerinden bir tanesi olan İskele manzaralı teraslara çıktım. Bize ayrılan masa yarı üstü kapalı yarısı terasa bakan ve önünde tüm güzelliklerin sergilendiği Dünya harikası iskele duruyordu.

Sizlerle çekmiş olduğum resimleri paylaşmak istedim.

Resimleri çekerken gözlerime inanamadım. Korkunç bir hayal kırıklığı yaşadım.

Kiremit damların kırmızlıkları güneşin batışı ile ayrı bir güzelliğe kavuşmuştu, ancak içerine su alan yerlerin tamiratı için üzerlerine gelişi güzel naylon örtülmüş ve kenarları da taş ağırlıklarla sıkıştırılmıştı.  Sonra iskeleye inen cadde boyunca sağlı sollu dükkan ve dükkanların önlerinde yola taşmış bulunan çakma markaların ürünleri ile donatılmış sergiler…

Sonra gözüm Belediyemiz tarafından yapılmış asansörün indiği yerin mezbelelik olduğunu gördüm… Oraların da fotoğraflarını çekip sizlerle paylaşıyorum..

Yıllardır, ifade ediyorum…Biz elimizdeki değerlerin kıymetini bilmiyoruz.

Restorasyon diyerek yenileyip teşhir ediyoruz. Veya hiçbir şey yapamazsak yıkıp yeni yapıyoruz. Daha önce de yazmıştım, Dönerciler çarşısı, Demirciler çarşısında olduğu gibi…

Burnumuzu nereye sokmuş isek , elimize neyi almış isek mahvetmişiz…

Sahip çıkmamız gereken tarihi değerleri bir daha geri dönülmez bir şekilde harcamışız…

Tüm Dünyada Ülkelerin şehirlerin deki Eski Şehir merkezleri hep dokusuyla korumaya alınmış ve yaşatılmaktadır. Her daim capcanlıdır. Nefes alır…

Her gelen de mutlaka görmek için programına alır…

Söyler misiniz, Antalya’nın Kale içini ne kadar insan gezmek için programına mutlaka kaydını koymaktadır.

Kruvazör turizminin canlanması için ayrı bir liman yapılması öngörülmekte ve bunun için projeler hazırlanmaktadır. Gemi ile gelen turistler nereleri programına alacaklardır.

Ben size söyleyeyim, Perge, Aspendos, Side, Alanya, Termessos , Faselis, Demre, Myra gibi antik şehirleri programlarına almaktadırlar.

Kale için ise sadece münferit takılmak isteyenler gezmeyi istemektedirler…Onlar da rahatca gezebilirlerse…

Kale içi ile ilgili bir şeyler yapılacak ise özellikle Turizmcilerin de katılması gerekmektedir.  Programlarına almaları sağlanmalıdır. Bunun için de ne yapılması gerekiyor ise bir an önce yapılmalıdır.

Statlarda tanıtılmasının yanı sıra tanıttığınız yerinde koşullarının övdüğünüz düzeye getirilmesi gerekmektedir.

Kalın  sağlıcakla,,,

Sevgiler

 

 

MAKALE Yorumları