Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. SEVİLAY ZORLU
PSİKİYATRİST
mail_outline : drsevilayzorlu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

15.03.2020

Okunma Sayısı

618

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Sorunlu İlişkilerdeki Ortak Özellikler

Çiftler terapilerindeki farklı kurumsal ekoller, sorunlu ilişkilerdeki temel mekanizmayı tanımlamaya çalışmışlardır. Son yıllarda bu konudaki klinisyen ve araştırmacılar, alanda araştırma verilerine dayanan tanımlamalar geliştirme, çabasına girmişlerdir. Bu konudaki birikime en büyük katkı kognitif davranışçı terapiden, iç görü yönelimli terapilere ya da nesiller arası ve feminist terapilere kadar birbirinden farklı terapilerin uygulanmalarına teorilerine dayanarak oluşturulmasıdır. Çift ilişkinin istikrarı ve doyum derecesi dikkate alınarak yapılan çalışmaların, ilişkiden memnun mutlu olduğunu belirten çiftlerde saptadığı ortak bulgular vardır. Bu çiftler, hoşa giden davranış sıklığını daha yüksek olumsuz davranışlarla karşılık verme tarzını daha az sıklıkla ( sen bana bunu yaparsan ben de daha kötü davranırım…gibi ) saptamışlardır. Memnun çiftler daha iyi iletişim kurmaktadırlar. ‘’ ben ‘’ tümcelerini daha sık kullanıyorlar evlilik doyumu için iyi tanımlanmış bir özellik, evlilik ilişkisindeki olumlu bakıştır. Mutlu çiftler, beraber daha çok zaman geçirir, beraber ortaklaşa eğlenecek daha çok şey yaparlar ve birbirlerine karşı daha olumlu davranırlar. Değişmesini istedikleri davranışlar için tehdit gibi olumsuz bir tarzdan ziyade, daha olumlu bir yol izleyerek etkili olurlar. Mutlu çiftler, eşleri kendilerine olumsuz davransa bile, olumlu karşılık yansıtma eğilimindedirler.

Evlilik geriliminin iyi tanımlanmış bir özelliği de etkili olmayan iletişimdir. Sorunlu konuları tartışırken, bu çiftler birbirlerini eleştirirler ve birbirlerini etkin olarak dinlemekte başarısızdırlar.

Ayrıca birbirinden uzaklaşma ve sorun çözücü olumlu davranışlara girmeme eğilimindedirler. Örneğin, sorunlu konuları tartışırken soruna olası çözüm önermeme eğilimindedirler. Sıklıkla konuyu tartışmayı reddederler veya başka bir odaya giderek, evden ayrılarak, fiziksel olarak etkileşiminden geri çekilirler. Bu işe yaramayan iletişim kalıpları, sorunların çözümlenmemesine neden olur. Sıklıkla aynı konu üzerinde tekrarlayan çatışmaları vardır.

 Mutlu çiftlerle karşılaştırıldıklarında, eşleri hakkında daha olumsuz yönde düşünürler. Eşlerin olumsuz  davranışlarına seçici dikkat gösterirler ve bu davranışları genel kişilik olarak değerlendirirler. Örneğin sorunlu bir ilişki akşam evde yeterince ilgili olmayan eş ‘’ genel olarak ilgisiz, sevmeyen kişi’’ olarak algılanır. Tatminkar bir ilişkide aynı davranış , ‘’ yorgun dinleniyor’’ olarak değerlendirilebilir. Mutsuz çiftlerde, eş hakkındaki olumsuz düşünceler, benzer bir durumdaki davranışı öngörme daha belirleyicidir. Başka bir deyişle, sıkıntılı eşler, sıklıkla önyargılı olan evlilik ilişkileriyle ilgili öznel algılarına göre tavır alırlar.

 Sorunlu evlilik özelliklerinden bir diğeri de ilişki şemasıdır. Zamanla bireyler, eşleri ve ilişkileri ( ilişki inançları) üzerine genellemiş algılar oluştururlar. Mutlu çiftlerin eşlerinin geliştirdiği ilişki inançları veya şemaları, ilişkileri ve ilişkinin hikayesinin olumlu algılanmasıyla belirlidir. Mutsuz çiftlerde ise eşlerin ilişkiye ilgili şemaları olumsuzdur.

Tüm çiftlerin ilişkilerindeki olayları algılama ve hatırlamaları, şemaları ile uyumlu olma eğilimindedir.  Başka bir deyişle, mutlu çiftler, seçici olarak ilişkili etkileşimlerini olumsuz olarak algılar ve hatırlarlar.

 Bazen eşi değiştirmek sorunlu ilişkilerde bir çözüm olarak görülmektedir. Oysa ikinci ve sonraki evliliklerin sıkıntı ve boşanma oranları ilk evliliklere göre daha fazla saptanmıştır. Eş değiştirmek daha kendine benzeyen birisini sağlasa da , bu yaklaşım ilk çiftin bir zamanlar da başlangıçta benzer ilgili alanları ve hedefleri  olduğu gerçeğini göz ardı eder.

   Sonuç olarak, eş değiştirmek, ilişkili sıkıntının üstesinden gelmenin evrensel bir yolu değildir. Diğer yandan boşanma sıkıntı verici olsa da, bir çok kişi boşanmadan sonra daha iyi hissettiğini bildirir. Bazen eş değiştirmek, kişinin olumlu, uzun süreli bir ilişki geliştirmesine yardımcı olurken, bazen de eski ilişkide  var olan soruları yeniden yaşamasına neden olur. Tanımlanmış olan bu sorunlu ilişki özellikleri, ilişki sorunlarının nedeni mi, yoksa sonucu mudur? Bu özelliklerin hiç biri sadece evlilik sorunu nedeniyle oluşmamaktadır. İlişkiye yönelik olumlu  değerlendirme azlığı, iletişim becerileri, eş hakkındaki olumsuz bilişler, ileriye dönük olarak ilişkili doyumundaki azalmayı öngörmektedir.

 Genel anlamıyla uzun dönem sağlıklı çift ilişkisi, genel olarak bireyin iyilik haline katkıda bulunan, eşler arasında ortak duygusal ve cinsel yakınlık duygusunu ortaya çıkaran, eşin yaşam stresine adapte olmasına yardımcı olan ve yaşadığı kültürel bağlamda desteklenen ilişki tarzı olarak tanımlanmaktadır. Uzun dönemli ilişkilerin anahtar bir özelliği de değişen yaşam koşullarına uyum sağlamalarıdır. Genç, yeni evli bir çiftin, yıllar sonra çocuklu, orta yaşlı olarak aynı yaşam biçimini sürdürmesi pek olağan değildir. Ortak aktiviteler ve fiziksel çekim, çiftleri bir araya getirirken, etkin iletişim kurma yeteneği, çatışmaları çözme, zamanla paylaşacak ortak aktiviteler geliştirmeye devam edebilme, çiftin ilişkilerinde mutlu olabilmelerini  belirler.

 

Psikiyatrist & Psikoterapist

Uzm. Dr. Sevilay Zorlu

www.sevilayzorlu.com

https://www.instagram.com/psikiyatrist_sevilay_zorlu/

https://www.youtube.com/results?search_query=sevilay+zorlu

https://mobile.twitter.com/DrSevilayZorlu

https://www.facebook.com/PsikiyatristAntalya/

  02423169899

 

MAKALE Yorumları