Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
NEŞE KAREL
SOKAK KEDİSİ
mail_outline : nesekarel07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.08.2014

Okunma Sayısı

11804

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Anne Frank Ağlıyordu

İnsanların  çok istediği şeyler , gün gelir gerçekleşirmiş   derler . Küçük  Yahudi kızı  Anne  Frank , üç kocaman çocuk yılını kapalı geçirdiği  tavan arasındaki  gizli bölmede ve yakalandıktan sonra götürüldüğü toplama kampında  ,günlerini gecelerini  “Tanrım öldükten sonra da yaşamak istiyorum  “diye yakararak geçirmişti .

Soğuk bir mart gününde ,laleler tomurcuklarını kundaklarken ,Bergen Helsen toplama kampında ,acılardan saydamlaşmış incecik ,çelimsiz bedeninden ayrılan ruhu ölümsüzlüğe geçmişti. 

Kimseler onu görmeyecekti ama o her yerde  olabilecekti . İstediği  zaman  kuşa dönüşebilecekti ,ya da balığa . ..Çocuk genç kız , bazen Hollanda yel değirmenlerinin kanatlarındaki rüzgârlarla  yarışıyordu  ,zaman zaman da  Akdeniz ‘in  ılık sularındaki yunuslarla ...Ailesiyle mutlu günlerinin  geçtiği yerlerde dolaşıyordu . Ölüler yaşlanmaz derler ya o da   birbirini kovalayarak geçen yılların ardında ,hep  aynı  yaşını  sürerek geziyordu .

Rüzgârlar  , Yahudilerin  Birleşmiş Milletlerin desteğiyle ,kutsal  Filistin topraklarına yerleşmeye gittiklerini anlatmıştı Anne Frank’ a  Günün birinde ,büyüdüğü zaman ,Filistin ‘e  giderek  hemşire olarak çalışmayı düşlemiş olan küçük kız ,erkeğiyle ,kadınıyla çalışan soydaşlarının çadırlarının fabrikalara dönüştüğünü ,güçlendiklerini gördükçe , dostları güvercinlerle gökyüzünde sevinç taklaları atıyordu .

“ Bu kadar çok sevinme ! “ dedi bir gün ak güvercin . “ Topraklarından sürdükleri Filistinlilerin  evlerini dozerlerle yıkıyor soydaşların . Büyük zorluklar içinde ,soluk alabilme savaşı veriyor  Filistinliler . Kendilerini daracık kamplarda ,yarı aç , çıplak yaşamaya mahkum eden  Yahudilere karşı isyan ettiler . Esaret istemediklerini ,özgürce ,insanca  yaşamak istediklerini haykırırken boş durmuyorlar . Kutsal topraklar kanla sulanıyor . Toplu taşıma araçlarına bombalar yerleştiriyorlar . İnsanlar paramparça ... Bu başkaldırıyı bastırmak için , ellerinden geleni arkaya koymuyor Yahudiler . Otomatik  silahlarına karşı sapanla taş atan  Filistinli çocukları kurşunlarıyla delik deşik  ediyorlar  . Yavrularını kurtarmak için ortaya atılan anaları ,arabalarıyla eziyorlar . Taşlarla  kollarını bacaklarını kırdıkları gençleri diri diri toprağa gömüyorlar . Anlayacağın Anne Frank , soydaşların Filistinlilerle birlikte cehennem hayatı yaşıyorlar . “

Anne Frank üzgündü . Bir yandan da ikircikleniyordu ,. “ Acaba  yeniden yok olmamak için  gerekli miydi bu yaptıkları  ?! Bütün bu acılara tanık olmak için mi öldükten sonra da yaşamayı diledim ?  Bunlar benim soydaşım  Yahudiler mi yoksa Hitler ‘in hortlayan  Nazileri mi  ?! “

“ Kan kokan ,barut tüten bu acılı günlerde   ,sık sık Hollanda ‘ya  müze haline getirilen evimizin baş köşesinde duran hatıra defterimi okumaya gidiyorum . Sayfaları çevirirken   o günleri yeniden yaşıyorum . ..(Tanrım,düşlerimin ,dileklerimin  hepsi  gerçekleşseydi ne olurdu  ?  ) Başka bir  sayfaya da  şöyle yazmışım  ... (Bir  gün gelecek , bu  korkunç harp bitecek . Elbet insan arasında sayıldığımız ,Yahudi damgasından kurtulacağımız  günler gelecek . Bize sıkıntıları yükleyen kim  ?  Bizi öbür insanlardan ayrı  , Yahudi kılan kim ? Bu ana kadar bunca sıkıntıları çekmemize göz yuman kim  ? Bizi böyle yaratan tanrı , bizi kurtaracak olan da tanrı . Bütün bu sıkıntılara dayanır da , bu patırtı bittikten sonra hâlâ  ortada Yahudi  kalırsa , o zaman değil damgalı olmak ,tersine örnek insanlar olarak parmakla gösterileceğiz . Kim bilir ,belki de dünya insanlığın, iyiliğin ne demek olduğunu dinimizden  öğrenecek   .  Onun içindir ki şimdi sıkıntılara katlanmasını bilmeliyiz . Hiçbir zaman Hollandalı ,ya da İngiliz  ,yani belirli bir memleketin temsilcileri olmayız.  Bize ne olursa olsun , Yahudi kalacağız . Öyle de kalmak istiyoruz . Sağlam duralım . Ödevimizin ne olduğunu kavrayalım .  Bir hal çaresi elbet bulunacaktır .  Tanrı halkımızı hiçbir zaman yüzüstü bırakmadı . Çağlardır Yahudi var .Çağlardır  Yahudiler çile çekiyor . Tanrı onları bu çilelere dayanacak  güçte yarattı  . Güçsüz düşer kalır  , güçlü dayanır  ...

Harpten suçlu olan sade politikacılar , kapitalistler değil . Büyüklerin yanında küçük insanlar da suçlu  bu işte . Öyle olmasaydı çoktan uluslar ayaklanırdı . İnsanların bir yakıp yıkma hırsı, öldürme hırsı ,yağma etme  isteği olacak içlerinde . Bütün insanlar tepeden tırnağa   değişmedikçe, savaşlar sürüp gidecek . Her şey baştan dikilecek , sulanacak , sonra bir patırtı kopacak ,her şey dümdüz  olacak sil baştan .

Dünya insanları neden bu denli duyarsız  ?! Neden her şey olup bittikten sonra ,çekilen acıların romanını yazıyorlar  ? Filmlerini  yapıyorlar  ! Yıllar önce bizlerin çektiklerinin  az benzerini şimdi Filistinliler yaşıyorlar .

Bütün bunlara tanık olmaya daha çok  dayanamayacağım tanrım . Bana tanıdığın ayrıcalığı geri al . Irkımı bir cellatlar ordusu gibi görmektense ,sonsuzluğun kara deliklerinde  yitmek daha iyidir  “  diyerek ağladı  ...

Tanrı göklerin yedinci katından güldü . “ Acele etme küçük kız . Sen beklemesini öğrendin  . Göreceklerin hoşuna gitmeyecek ama zulmedenler hak ettiklerine kavuşacak . Bekle ve gör “  dedi .

Bütün bunları nereden mi biliyorum ? Geçen akşam alacasında  ,televizyonun beyaz camında İsrail askerlerinin insanlık dışı davranışlarını , Filistinli çocukların silahların önünde   taşla direnişini ,bir otobüs dolusu Yahudi öğrencinin  otobüslerine Filistinli gerillalar tarafından konan patlayıcılar  yüzünden   parçalanmış gövdelerini gördükten sonra ,yüreğim daraldı . Soluk almak için penceremi açtım  . Pervaza pat diye düşen yaralı beyaz bir güvercin , kanadının kırığını sararken dile geldi . “Filistin ‘den geliyorum  . Anne Frank ağlıyordu “ dedi ...

 

MAKALE Yorumları