Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
Y. Mimar ERCAN EVREN
DUAYEN
mail_outline : erevren1932@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

14.04.2019

Okunma Sayısı

1182

Makaleyi Paylaş

Angutlar ve Bahar misafirleri

Bu gün Sayın Cumhurbaşkanımız, İmam Hatipliler Derneği Kongresinde bir konuşma yaptı ve mealen şöyle dedi: İmam Hatip okulları açılmadan eğitim sistemimiz “Angutlar” yetiştiriyordu. Ancak İmam hatip liseleri açıldıktan sonra ülkeye faydalı, bilgili, toplumla barışık nesiller yetiştirmeye başladık.

Merak edip “Angut” un ne anlama geldiğini anlamak için sözlüğe baktım. Angut şu anlama geliyormuş: ördekgillerden, göçmen, kiremit rengi tüyleri olan, evcilleştirilebilen bir tür yaban ördeği. Mecazi olarak da ahmak, aptal, bön, kaba, budala, hödük anlamına geliyormuş.

Sayın Cumhurbaşkanımızın; bize “Ahmak” diyeceğini hiç sanmadığımız için, olsa olsa ehlileştirilebilen bir kuş demiş olacağını düşünüyorum.

Bu olay bana kuşlar için kaleme aldığım bir yazıyı hatırlattı. Aylardır çok ciddi makalelerimden sıkıldığınızı düşünerek bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. (Neşe ablamız gibi)

İLKBAHAR MİSAFİRLERİ

         Dört beş yıldır her ilkbahar iki tanrı misafiri gelir sitemize. İlk önceleri bir rastlantı sandık bunu. Ama sonra anladık ki bu, her yıl tekrarlanan rutin bir gezi. Alışık olunmayan bu misafirleri o kadar benimsedik ki biraz geç kalsalar gözlerimiz yollarda kalıyor. İki ay kadar kalan misafirlerimiz 60 gün sonra da geldikleri gibi yine sessizce gidiyorlar. Bunlar, biri erkek diğeri dişi iki kerkenez kuşu. Sessizce gidiyorlar dediğime pek bakmayın. Yavruları ile adetleri sekize kadar ulaşan kerkenezler zaman zaman da gürültücü olabiliyorlar. Ne yavruların ne de seslerinin güzel olduğu söylenebilir. Ama biz bir kere alıştık onlara her şeyleri güzel geliyor bize. Kunduz misali, Kunduza da yavrusu çok güzel gözükürmüş.

         Onuncu katta bir saksı içine yerleşen dişi kerkenez orada yumurtluyor. Belli bir kuluçka zamanından sonra yavrular yumurtalardan teker teker çıkıyor. Kerkenezler diğer kuşlar gibi yuva yapmıyorlar. Mevcut yuvaları veya kovukları yuva olarak kullanıyorlar. Dişi kuluçka yatarken erkek karşı binadan onları gözetliyor, yiyecek getiriyor ve koruyor. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra da çocukları anne baba beraber besliyorlar ve koruyorlar. Müthiş bir iş birliği….  Düşünüyorum, her yıl buraya gelen çift acaba hep aynı çift mi diye? Öyle olması çok muhtemel. Yoksa çok büyük bir rastlantı olurdu. Bence bu, doğadan örnek alınacak büyük bir sevgi ve sadakat.

         Kerkenezler yırtıcı hayvanlar. Fare gibi canlı ufak hayvanları yiyerek besleniyorlar. Doğan türünden, daha ufak kuşlar. Yüksekten avlarını durarak izleyen kerkenezler, müthiş bir pike yaparak avını kapıyor ve yükseliyor. Ömürlerinin 18 yıl kadar olduğu söyleniyor. Eğer 18 yıl aynı eşle yaşıyorlarsa inanılmaz bir birliktelik.

         Yırtıcı demiştik ya, bir örnek verelim. Eşim, bir defasında yavrulara su vermek istedi. Az kalsın, o ufak yavrular elini parçalıyordu. 10-15 gün içinde serpilen yavrular yavaş yavas uçarak yuvadan ayrılıyorlar.

         Bu pazar sitenin kapısına elinde kuş kafesi olan bir genç gelmiş, bize haber verdiler. Adı Turgay olan bu genç, komşu bir inşaatta çalışıyormuş. Bizim acemi yavru kerkenezlerden bir tanesinin oralara düştüğünü görmüş ve onu; korumak için, satın aldığı bir kuş kafesine koymuş. Bu yeni palazlanan yavrunun kafeste bile vakur bir duruşu var. Sonra sitenin etrafında diğer kardeşlerin uçuştuğunu görünce, bize gelmiş. Niyeti yavruyu doğaya salmakmış. Turgay sevgi dolu bir çocuk. Kuşu kafesin dışından okşayarak seviyor. Zaten kuşa dokunmak mümkün de değil. Sevgi ne kadar güzel ve yüce bir duygu. Hele bir canlıyı sevmek sanki onu kutsamak gibi bir şey. Zaten,o da Tanrı’nın bir parçası değil mi?

Vahşi cinayetlerin işlendiği, canlılara acımasızca işkence edildiği, oyunlarımızda bile vahşetin öne çıktığı günümüzde bu gencin sevgi dolu tutumu bizi ne kadar mutlu etti bilemezsiniz.

         Yavru kerkenezi çatı katında balkon küpeştesine bıraktık ve onu uzaktan izlemeye koyulduk. Birkaç çığlıktan sonra anne yavrusunu buldu ve geniş kavisler çizerek etrafında uçmaya başladı. Daha sonra onun göreceği şekilde yuvasına kondu. Yavru da annesini izleyerek yuvaya yöneldi ve bir hamlede yuvaya girdi. Bir zaman sonra yuvaya baktığımızda her ikisinin de uçup gitmiş olduklarını gördük. Artık hayat normal seyrinde devam etmeye başlamıştı.

         Seneye yeni yavru kerkenezlerle buluşmak üzere…

 

MAKALE Yorumları