Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

12.02.2020

Okunma Sayısı

710

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Ali Bahar’ı alkışlayalım…

Bir şirketin yönetimi, bir iş yerinin yönetimi ekip işiyse, kurumların başarısı da ekip anlayışından geçer. Dün Antalya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetim merkezinde Başkan Ali Bahar’ın basın toplantısındaydık. Kentin belki de ilk ücretsiz kolejini hayata geçirmek için düğmeye gazetecilerle birlikte bastı. Gazetecilerle diyorum bu konudaki açıklamayı kamuoyunun da duyması için bizlerle birlikte yapmayı tercih etti. Bu başarıya imza atan ve aylardır çalışan Eğitim Komisyonu üyesi işadamlarını da yanından ayırmadı.

Milli Eğitim bakanımızın Ziya Selçuk’un da bu projenin lansmanında olmasını tercih ederdim.

Örneğin işsiz öğretmenlerle ilgili neler yapılabilir?

Milli Eğitime bağlı okullarımızda verimlilik ve kapasite nasıl artırılabilir?

Gençler daha nasıl değerli hale getirilebilir, üretebilir, ülke kalkınmasına katılabilir?

Teknik okullarımızı bitiren gençler üretime nasıl katkı verebilir? Genç işsizlik oranı bu sayede düşürülebilinir mi? Bu ve benzer bütün sorulara cevap bulurdu sayın bakan...

50 yaşına henüz girmiş, bizlere göre genç sayabileceğimiz Ali Bahar özellikle siyasilere cevap verircesine; “Herkes ben değil, biz” diyor, “Biz birlikte yaparız” diyor ama bu afili lafların altını doldurmak gerektiğini anlatıyor.

Eğitim gören çocuklarımıza değer katmaktan söz ediyor: “Şayet meslek lisesi mezunu çocuklara hamallık işleri yaptırırsanız, onlara değer katmış olmazsınız.

OSB’deki meslek lisesinde eğitim gören çocuklar için yorumu gerçekten yürek yakıcı… Diyor ki Ali Bahar;

“Buradaki çocuklar aynada kendilerine bakamıyorlar. 16 dal var. Ama hepsinin boş. Biz bu dalları 9’a indireceğiz. Dokunuşlarımızla onları özgüvenlerine kavuşturacak, aynada kendilerine bakmalarını sağlayacağız. Onların içinizdeki yeni başlangıçlara izin imkân vereceğiz”

Hani bir laf var ya; Bundan iyisi Şamda kayısı…

***

Biraz da OSB ile kent sohbetine geçiyoruz. Antalya’yı bir şehirden öte ülke olarak gördüklerini söyleyen Ali Bahar, şehirdeki dinamiklerin ayrışmak yerine birlikte şehre değer katabilecekleri inancında…

Bunu başarabilirsek neler olabiliri düşünemiyorum. Belki de bu kentin en önemli sorunlarından biri bu; Kentlilik bilinci ve paylaşmak duygusu… “Benim yok, o’nun da olmasın”, “Bensiz olmaz, daha doğrusu ben olmazsam bu iş olmaz” gibi yüksek egolardan artık kurtulmalıyız. Kent için, Antalya için, ülkemiz için herkes elinden geleni yapmalı ve sonunda “Ben yaptım oldu” dememeli…

Ali Bahar’ı eskisinden daha çok sevdim, beğendim, biriktirmiş, sıra paylaşmaya gelmiş. Hepimiz elini Havaya kaldıralım, hep birlikte alkışlayalım…

 

MAKALE Yorumları