Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
YAVUZ ALİ SAKARYA
MELTEM ESİNTİSİ
mail_outline : yavuzalisakarya@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

30.08.2018

Okunma Sayısı

616

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Kutlarken

22 gün 22 gece süren Sakarya Savaşı kazanılmış, İnönü savaşlarından başlayarak Türk ulusu bir biçimde makus talihini yenmeye, değiştirmeye başlamıştır. Bunu kutlayan gazeteci-yazar Ruşen Eşref’e ulu önderin o gün söylediklerine bir bakar mısınız?

 

''Hiçbir zafer, amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük olan bir amacı elde etmek için gereken en belli başlı araçtır. Amaç, fikirdir. Zafer, bir fikrin elde edilişine hizmeti oranında bir değer ifade eder. Bir fikrin elde edilmesine dayanmayan bir zafer, devamlı olamaz; o, boş bir çabadan ibarettir.” Yurt kurtarıcısının zafer anlayışı bu.

 

Sakarya Savaşı sırasında, yakın çevresindeki insanların bile karamsar oldukları bir dönemde kararlı bir biçimde nihai “zafer”e doğru dolu dizgin yol alan Mustafa Kemal, sonrasında “Ordular ilk hedefiniz, Akdenizdir” diyerek askerimize hedef gösteriyor, Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı kazanıp, bitiminde İzmir’den düşmanı denizde döküyor. Büyük iş başarıyor.

 

Tam bu aşamada, “Paşam, düşmanı yurttan attınız, çok yoruldunuz, artık bundan sonra dinlenirsiniz.” diyen Halide Edip’e dönüp, “Sen ne diyorsun Halide Onbaşı, asıl savaş şimdi başlıyor. Bundan sonrası kazandığımız savaşı taçlandırmak için daha çok çalışacak, ekonomide ve eğitimde, başka her alanda başka zaferler kazanacağız” diyor. Elde ettiği ile yetinmiyor. Toplumu için hep daha fazlasını istiyor.

 

Mudanya’da, Lozan’da bağımsızlığı perçinliyor, laik Cumhuriyeti kuruyor, halk kendi kendini yönetsin istiyor, sanata, kültüre, eğitime önem veriyor, değerli yatırımlar yaparak sanayiye, ticarete, ziraate, yön veriyor, açık vermeyen bir bütçe ile çalışıyor, Türk parasına değer kazandırıyor, hak hukuk adalet diyor, çok sayıda devrime öncülük ediyor, Türk halkını saygın ve prestiji olan bir topluma dönüştürüyor. Bunu 15 yıl gibi çok kısa bir alanda başarıyor.

 

Yetinmiyor, yeni yeni düşünceler ortaya atarak, onları yurt çapında uygulatarak, ülkesini yeni ufuklara taşıyor. Kısacası savaş meydanlarında kazandığı askeri zaferin arkasını getirip, ülkesine, insanına yakışanı yapıyor, çağdaş uygarlık adına ne yapılması gerekiyorsa onu yaparak, tüm mazlum uluslara örnek oluyor.

 

İşte Atatürk’ün askeri kazanımların ötesinde zafer anlayışı aynen budur.

Büyük önder, “Her büyük meydan savaşından, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem doğmalıdır; doğar! Yoksa başlı başına zafer, boşa gitmiş bir çaba olur.'' Düşüncesini üreten, yaşama geçiren insandır.

30 Ağustos Zafer Bayramı, bu anlamıyla bugün daha da önem kazanmaktadır. zorluklarla, büyük özverilerle kazanılmıştır. Kazanılması kadar korunması da önem taşır. Ben merak ediyorum, cumhuriyetin kazanımlarını, koruması, kollaması görevi verilen ordu ve gençlik bunun ne kadar farkında? Bu önemli günde anımsatmak istediğim konu biraz da bu. Bu bayramları birileri canları pahasına hak ettiler, biz kutlamayı ne kadar hak ediyoruz. Toplumu getirdiğimiz noktaya bakıp, bunu düşünelim. Zafer bayramımız kutlu olsun.

 

MAKALE Yorumları