Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
NEŞE KAREL
SOKAK KEDİSİ
mail_outline : nesekarel07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

01.09.2015

Okunma Sayısı

2198

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda; Sinem ve Aykut

            Çok anlamlı ve güzel bir günde yaşamlarınızı birleştirdiğiniz için ayrıca sizi kutlarım çocuklar. Genelde  yaşamımızı hep telaş içinde  geçiririz. Bir yerlere yetişecekmişiz, acelemiz varmış gibi. Önemli günlerimizi de  telaşlarla süsleriz.  Düğünlerimizde yaptığımız gibi. Ben  de  hep  evlenen çiftlerin yaşam kavgalarının içine kendilerini bekleyen sorumlukları düşünmesinler diye  müzikle ortalığı donattığımız  duygusu uyanır. Yaşadığım uzun evlilik yıllarının  tecrübelerinden   de  kaynaklandığını  düşünebilirsiniz.

            Gelelim en önemli noktaya. İki insanın ömür boyu sürecek bir birlikteliğe karar vermesi tabi ki çok önemlidir. Sevgili çocuklarım Sinem ve Aykut’ta böyle bir birlikteliğe

Adım attılar. Allah nazarlardan saklasın,  birbirlerine  çok yakışmışlardı. İlk kez gördüğüm                           (Orfe At Çitliğinde ) yapılan kır düğünü de çok keyifliydi.  Gelin  kızımız    beyaz   bir  at üstüne binmiş olarak geldi hayat arkadaşıyla buluşmaya. Çocukluğundan beri tanıdığım  gelin,   incecik , zarif , güzeller güzeli bir peri kızına benziyordu. Yakışıklı damadımızla da birbirlerini  çok  güzel tamamlıyorlardı. Ablası  Didem   başka bir güzellik sergiliyordu ortalıkta koştururken. Anneleri  Şirin ,  kan  ter içinde koştururken  dünyanın en güzel kayınvalidesiyim  diye ışık saçıyordu dört bir yanına. Bin şahit isterdi kayınvalide olduğuna.Kızların ablası gibiydi. Ah Ercüment Taban, şaşkın , dalgın, kızını evinden uçuran bir baba kartal gibi dolaşıyordu ortalarda.

            Şarkılara ,türkülere  eşlik eden davul . (Hep davul çalmaya heves etmişimdir.) çok ses getirdiğinden midir .hareketli olduğundan mıdır bilmem .Hiç de nasip olmamıştır çalmak.  Dans   müziği . eşliğinde yalan danslar .Çekilen  halaylar . Antalya’nın  değerlerinden konuk olarak  ses sanatçısı  Necip  Nugay’ın  ,genç çiftlere armağan ettiği şarkılar harikaydı.

            Gecenin  sürprizi   sahneye türkü söylemesi zeybek oynaması için davet edilen  bir beyefendiydi. Adını duyunca kim olduğunu anımsadım.  Yanılmıyorsam 1978 Muğla CHP milletvekillerinden   , öğretmen, TRT  programcısı,  Derin  İzler ve Bizim Cumhuriyetimiz  kitaplarının yazarı  ,Sami  Gökmen  beyefendiydi. Benim sevgili arkadaşım Şirin Taban’ın dayısı. Fethiye de yaşıyordu. “ Denizin dibinde Hatçem ,demirden evler “ türküsünü söylemeden önce ,türkünün ve yörenin öyküsünü anlattı. Türküyü biliyordum ama öyküsünü duymamıştım. Hayran kaldım. Fetiyenin civar köylerinden bir delikanlı,  bir kıza sevdalanır .İster, vermezler.O da sırtına vurduğu gibi Fetiye’ye kaçırır. Yıl 1770 dir.  Akdeniz’de meydana gelen korkunç deprem , tamıyla Fethiye’yi denizin dibine çeker. Ağacıyla, çiçeğiyle,evleriyle,insanlarıyla Fethiye denizin  için  çöker . Bu gün bile denizin dibine   bakıldığında ,  demir yığınları biçiminde o eski  kalıntıları görmek olasıdır.Onun üzerine o türkü yakılır.Sevdalılar da  sevdalarıyla birlikte o derinliklere gömülmüştür. Sami hoca, öyküden  sonra   güzel  bir zeybekle  kederli havayı neşelendirdi.

            Tüm davetlilerin ayağa kalkmaları anonsu yapıldı. Onuncu yıl marşımızı hep birlikte söyleyerek  30  Ağustos  Zafer bayramımızı bir kez daha coşkuyla kutladık. Harikaydı.

            “Düğün iki kişiye,  ne  olmuş deli komşuya “  derler ya hani . İnanın  deli   komşular  da Sinem’le Aykut’un düğününde çok mutlu oldular. Yaşama   her   gün çeşitli acı haberlerle gözlerimizi açıyoruz. Televizyon  açmaya  ,  gazete  sayfalarını   çevirmeye korkar olduk. İyi ki evlendiniz çocuklar. Çok mutlu  olun.  Darısı   tüm   gençlerimizin  başına. Yaşam  çok   kısa. Kapabildiğiniz   kadar   kapın mutlulukları. Sevin  ,  sevilin , sağlıkla,huzurla yaşayın…

            

MAKALE Yorumları