Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

16.06.2009

Okunma Sayısı

20540

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

2009 yılı küresel turizmde zik zak ciziyor.

Sezon bulanık. Otellerimiz  tam dolmuyor ama, diğer ülkelere nazaran bir adım öndeyiz. Sorun ve sıkıntı her yerde..

Yıllardır aramızda konuştuğumuz kötü imajımızı üstün ürün ile dengeleliyoruz.

Müşteri Türkiye'deki üstün turizm ürünlerine şapka çıkarıyor. Müşteri Türkiye'nin turizmdeki gayretlerine , çabalarına saygı duyuyor.

İstisnalar kaideyi bozmaz.

Türk turizm sepetinde çürük elmalarda var. Bunları biliyoruz.

Türkiye hep krizlerde bir adım, bazen beş adım öne sıçramıştır. Türkiye'nin yegane silahı; Üstün ürün.

Kim ne derse desin. İyiyiz.

Dahada iyi olacağız.

Şimdi sıra kış turizminin çanlandırılmasında, yani kış aylarındaki 5 aylık olağanüsütü düşük doluluklardan kaynaklanan zararın rkara dönüştürülmesinde.

Geçen sene diye başbakan Tayyip Erdoğana  bu konu ile ilgili mektup yazmış, özellikle Kasım- Nisan arası zaman dilimindeki zararımıza ve kaybımıza vurgu yapmıştım:

"Kış aylarında otellerimizi makul ve kabul edilir düzeyde ve fiyata doldurmamız zaruridir. Kış aylarında Türkiyemizin yanlış pazarlama ve ataletten dolayı  4 milyar dolar kaybı var  İnsan kendine soruyor, sihirli değnek mi bekliyoruz? Neyi neden bekliyoruz. Yıllardır kış turizmini canlandıralım, ayağa kaldırım deyip dururuz. Tüm ilgili kurumların üstünde anlaştığı ve sımsıkı sarıldığı ve takip ettiği proje üretemiyoruz. Vizyon ve strateji özürlü bir bekleyiş içerisindeyiz" demiştim.

Sayın  Başbakanda TÜROFED genel Kurulunda bu tespitlerimi doğrulamış ve daha becerili ve sıkı çalışılmasını önermişti.

Zaman su gibi akıp giyor. Kıymetli yıllar elimizden kayıyor. Aynı yerde duramayız.

Vizyon olmayan yerde başarı filizlenmiyor.

Statüko kafalar hem eksiye hemde eskiye  çalışan pazarların bekçiliğini yapıyor.

Türkiye Wellnes konusunda Akdenizin yeni kraliçesi!

Kış aylarında Avrupanın en iyi , en üstün ve büyük kapazitede Wellness hizmetlerini verebilecek yegane ülke TÜRKİYE.


Kış ayları değil Wellness ayları:

Kış ayları yerine Wellness Ayları diye hepberaber piyasalarda Türkiye adına bir ürün kavramı oluşturmalıyız..

Kış kataloglarında yazdan kalma bol güneşli fotoğraflar ile artık ilerliyemeyiz.

Türkiyeni kış aylarında o muhteşem Wellness ürün yelpazesini ön plana çıkarmalıyız.
Avrupa, dünya güç ve güçüü seviyor. Turist ürün güçü olan ülkelere kayıyor. Wellness denince Türkiye akla gelmeli, gelecek!..

Küresel Kriz tünelin sonlarına doğru yaklaşıyor. İlk ışıklar,  pırıltılar piyasaların semalarında kendisini belli ediyor.

Dünya kendini yeniliyor.

Piyasalar geçleşiyor, dinamikleşiyor, buna paralel olarak müşterilerimiz dünyaya ve yaşama yeni bakşlar kazanıyor.

Ruh ve beden tazaleniyor. 

Avrupa piyasalarında  özellikle devasa bir turist kaynağı olan Almanya Wellness için beklenmedik bir şekilde olumlu sinyaller veriyor.

Almanya Welness hizmetlerinde  şaşırtıcı bir patlama yaşıyor:

Wellness sektörü son yıllarda ortalama yüzde 9 büyüdü. Welness paketleri büyük talep görüyor ve Spa otelleri bunun karşılığını ödemeye hazır kitleden kazanç sağlıyor.

Daha az konferanslar, kongreler ve iş seyahatleri Avrupada  otelcilik sektörü etkilerken Welness Avrpa turizm sektörü için  yeni  ticaret oluyor. Wellness ciroları diğer kayıpları dengeliyor:

Usedom’daki ‘Das Ahlbeck’ Spa otelinin Genel Müdiresi Petra Bensemann, Kkriz bizde henüz hissedilmiyor” diyor. Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde bulunan adadaki Welness Otelleri Birliği’nin Başkanına göre, konaklama sayıları, geçen yılın aynı dönemine göre hafif bir atış bile göstermiş. Hatta bu yaz, Almanya’nın büyük şehirlerinden Usedom’a doğrudan charter uçuşları bile düzenleniyor.

Alman Wellness Birliği’nin (Deutsche Wellnessverband) yayınladığı ‘Welness Sensor 2009’ raporuna göre, Bulanık ekonomik konjonktüre rağmen Wellness müşterileri ortalama yüzde 9 büyüdü. Welness paketleri büyük talep görüyor. Her üç haneden biri, Wellness tatili yapmayı düşünüyor. Yapılan ankete göre buna en önemli gerekçe olarak, bedeni günlük hayatın rutinine karşı dengelemeyi, stres ve ruhsal baskılar takip ediyor.

Halkın yarısına göre, Wellness, kendi hayatının bir parçası.

Kelkheim’daki Gelecek Araştırmaları Enstitüsü için “Body & Health (Beden ve Sağlık)” pazarını başka pazar araştırmacıları ile birlikte araştıran Anja Kirig de “Bugüne kadar hiç olmamış bir sağlık bilinci” görüyor. Kendine karşı sorumluluk ve sportif faaliyetler, zamanın en önemli anahtar kelimeleriymiş. Welness adı altında sadece pasif dinlenme anlaşıldığı 90’lı yıllardaki bu trendin başlangıç aşamalarında, bu durum farklıydı. Yazarlar, ‘Spor pazarlarını, sağlık ihtilalının kazananınıdır’ sonucuna varıyorlar.

Wellness Birliği de, aktif sağlık programların öneminin altını çiziyor. Bu kriter, Birliğin şartlarına uyan otellere verilen Kalite Belgesi dağıtımında, öne çıkıyor. 80 otel, Spa ve ılıcalarla, nispeten az tesis bu belgeyi hak etmiş. Sertifikalı tesislerin yaklaşık yarısı Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde. Birlik sözcüsü Lutz Hertel, Wellness bölgesi için “İki Almanya birleşmeden önce  burada hiçbir yatırımız yoktu. Bu nedenle Wellness konusunda tamamen yeni konseptler oluşturduk” diyor.

Sağlık turizmiyle halen en çok para Bavyera eyaletinde kazanılırken, burayı Baden-Württemberg takip ediyor. Ama Hertel’e göre, her iki eyalette de çok sayıda geleneksel ılıcalar var ama bunlar da ürünlerini modernleştirme baskısıyla karşı karşıyalar.Almanlar Wellness konusunda uyandı yatırımlarını hızlandırıyorlar.

Her halükarda Wellness Almanyada kârlı bir iş!

Roland Berger çalışmasına göre, sağlık turizmi sadece birkaç yıl içinde yüzde 75 büyüyebilir.

insanların kendi sağlıkları ve zindelikleri için giderek fazla para harcıyor: 

Zinde insanlar hayatı iki kolu ile kucaklıyor. İş yerleri zinde ve bakımlı personel tercih ediyor:

Artık arabana değil kendine bakacaksın, yeni toplum bunu düşünüyor, bunu yeğliyor:

Endonezya, Brezilya ve Tayland gibi ülkeler Wellness konusunu çok akıllıca kullandılar, başarılı oldular ve paralar kazandılar.  Bu ülkelerin İyi bir imajları var, ama turist kaynaklarına çok uzaktalar. Ulaşım zor ve çok zaman alıyor, ayrıca nispeten pahalı.

Uzmanların tahminine göre, Wellness ve sağlık turizmiyle ilgili dünya çapındaki ciro, 1 trilyon doları buluyor. Gerçi Wellness ve Sağlık üşterilerinin  yüzde 75’i seyahatlerini halen yurtiçinde yapılıyor.

Alman Wellness otelcilerini buna seviniyor. Bir internet seyahat acentası olan Beauty24’ün yaptığı ankete göre, Wellness ve Spa işletmelerinin yarısından fazlası, 2009 yılında cirolarını artıracaklarını bildiriyor.

Yurtdışı seyahatleri olarak ilk sırada Avusturya ve Kuzey İtalya geliyor.

Türkiye tam sürat Wellnes pazarlarına yaklaşıyor:

Kültür ve Turizm bakanlığımızın Tanıtma Genel Müdürlüğü Wellness ve Sağlık turizmi ile ilgili kapsamlı bir çalışmayı tamamlamak üzere, sizde hazır olun:

Türkiye geliyor.

Türkiye'nin sayısız avantajları var.

Türkiye'nin bu konudaki zenginliğini müşteriler ve piyasalar henüz tam olarak bilmiyor.

Türkiye bu konuda sadece iyi bir ülke değil. Türkiye Wellness konusunda lider ülke.

Hep beraber tüm kış tanıtımında bu onuyu vergulamalyız.

Wellness ürünlerimizin zenginliğini, verdiğimiz hizmetin üstün kalitesini pazarlarda hissettirmeliyiz.

"Dünya yoruyor Türkiye Dinlendiriyor"

 

Wellness ayları Türkiye'ye hoş geldi.

--
Hüseyin Baraner
Managing Director

TRAVEL NETWORK
Turizm Araştirma ve Strateji Merkezi
Zerdalilik Mah.,Burhanettin Onat Cad.No: 74/9, 2nci Ateş Apt.
Antalya/Türkiye
+90 0242 321 64 11 Fax: +90 0242 321 64 11  /
Mobile: +90 532 5570459 /+49 177 8387972
hbaraner@gmail.com     baraner@baraner.com
www.tourexpi.com      www.baraner.com, www.trav.io



MAKALE Yorumları