Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN
YARINA YOLCULUK
mail_outline : faikardahan@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.03.2014

Okunma Sayısı

17408

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

12 Yıllık Esaret

“herkes kendi korkularını, kendi şeytanlarını,

kendi meleklerini, kendi dostlarını ve düşmanlarını

kendileri doğurur, büyütür, yaşatır ya da kendileri

öldürür” derdi babaannem

haklıymış yaşayınca anlıyor insan

Steve McQueen’in yönetmenliğini yaptığı, John Ridley ile birlikte senaristliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Chiwetel Ejiofor ve Michael Fassbender'ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlarında yer aldığı “12 Yıllık Esaret” filmi 2014 yılında Oscar’a aday oldu ve en iyi film ödülünü adlı. Buna ilave olarak Solomon’un yaşam öyküsü Türkiye’de izleyen herkesin yüreğini bir kez daha kanatarak izleyicilerden tüm ödülleri aldı. Bu yazımda filmi izlediğimde yüreğimde damla damla birikenleri sizlerle paylaşmak istedim.

Her toplumun öyküsü o toplumdaki bireylerin öykülerinin toplamıdır aslında. Şehirlerin öyküleri de benzer şekilde insan öykülerinin birikmiş halidir. Nasıl Yeşilırmak ve Kızılırmak geçtiği yerlerin renginde akıyorsa ve şehrin meydanları da o caddelerden akan insanların rengine benzer.

Bir coğrafya bir dönem zulüm görmüşse, o zulmü orada yaşayanların çekindikleri fotoğraflarda, yazdıklarında, okuduklarında ve söylediklerinde görebildiğiniz gibi, meyvelerinin, sebzelerinin tadında da bulabilirsiniz. Çiftçinin yüreğinde bayram varsa mutlak yetiştirdiği domates daha da kırmızıdır. Beş duyu organıyla gülen insanın resmidir geçenlerde Facebookta okuduğum yanının içeriği. “Bazı insanların yüzlerine baktığınızda çiçekleri görürsünüz, hatta bazı insanların yüzlerinde çiçek görmez o çiçeklerin kokularını da alırsınız” diyordu yazıda.

Ben daha ilkokulda iken öğrenmiştim köleliği ve sonrasında TRT’de yayınlanan ve Kökler dizisindeki Kunta Kinte’nin yaşam öyküsünde onunla beraber yaşadım gece gündüz “özgürlük” için yaşamanın ne olduğunu. Sahip denilen kişinin özgür bir ruhun yüreğine ve sırtına kırbaç vurarak onurunu nasıl kırdığını, kadınların bedenlerinin nasıl suistimal edildiğini, insanın insana zulmünü o yıllarda görmüştüm. Yüreğimde hala derin bir sızıdır Kunta Kinte’nin kaçamasın diye sağ ayak parmaklarının baltayla kesilmesi.

Kölelik bittimi sanırsınız. Bitmedi, bitmeyecekte. Emeğin sömürüsü bitmediği sürece kölelikte bitmeyecek. Asimetrik yapı içinde gerçekleşen; ast-üst ilişkisi, yöneten-yönetilen ilişkisi, çocuk-ebeveyn ilişkisi, başbakan-toplum ilişkisi bitmediği sürece de bitmeyecek. Kölelik şimdi kapitalizmle var, kölelik şimdi polis devleti olarak var, kölelik şimdi biat bekleyen siyasilerle var, kölelik şimdi pamuk ve pancar tarlalarında, kömür ocaklarında değil, güçlünün ve güçsüzün olduğu her yerde var.

12 Yıllık Esaret filminde sırtına kamçı ile vurulup acısını yüreğinde hisseden Soloman’ın yüzünde “özgür olmak için yaşamak” gerekir sözü yankılanıyordu. Bunu bende Anadolu coğrafyasında özellikle son 12 yıldır yaşatılan esarette “ananı da al git” sözünde, Gezi parkı Olayları sırasında Eskişehir’de dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş ve Mehdi Yıldırım’ın, daha da gerilere gidildiğinde Sivas’ta küle çevrilen ve her piknik yerinden geçerken yüreklerinin kebap kokusunda kavruluşlarını duyduğum 33 aydının her birinin adında, Deniz Gezmiş’lerin, Hüseyin İnanır’ların, Pir Sultan Abdalların yüreğinde hissettim.

Kölelik bittimi sanırsınız. Bitmedi. Kim bilir bu sefer yüreğimize, hukuk sistemimize, hâkimimize, savcımıza, eğitim-öğretim kadrolarımıza, kamuda çoluk çocuğunun ekmeği için çalışanlara, emekli olmuşlara, çiftçiye kim kırbacını vuracak. Ve yazmaya kalktığımızda yaşadığımız zulmün çekildiği filimler hangi Oscar’larda ödüllendirilecek. Kim bilir.

Çıkıp dağlara Sabahattin Ali’nin “Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma, ağladığın duyulmasın, aldırma gönül aldırma” isimli şarkısını bağıra bağıra söyleyesim var. Yüreğime Fırat aksa, Dicle aksa yangınını söndüremez, acısını dindiremez.

MAKALE Yorumları